Kendinizi seçme şansınız var mı hayatta?
Bir öğleden sonra, dalgın dalgın çarşı gezerken, vitrinlerin birinde,
bir anda olmak istediğiniz sizi görseniz ne yapardınız?
Renk renk giysilerden biri olsanız ve sıra sıra dizilmiş onlarca
birinden biri siz olabilseniz hangisi siz olurdunuz?
İçeri girip heyecanla, " şunu " görebilir miyim yakından
deyip kendinize dokunmak istemez miydiniz?
Aynada üstünüze tutup, sağdan soldan inceleyip,
uzaktan yakından bakarak kendinizi çekiştirmek
istemez miydiniz?
Yıllarca üstünüzde taşıdığınız sizi ve o sizde saklı kalmış her şeyi,
tüm hüzünlere neden olan eksileri, artıları, beğendiğiniz -
beğenmediğiniz her şeyi o giysiyle değiştirmek
istemez miydiniz?
Sonra prova odasına girip yıllarca üstünüzde taşıdığınız
sizi soyunup, duvardaki askıya asıp, yeni sizi giyseniz ve
aynada uzun uzun kendinizi seyretseydiniz neler hissederdiniz
acaba? Yüzünüzde bir gülümseme ve inanmazlığın verdiği bir
şaşkınlıkla, çocuklar gibi hissetmez miydiniz kendinizi?
Biraz dar, biraz bol veya uzun, kısa gelmesinin çok sorun
olmadığını, seçtiğinizi sizi düzeltecek birilerinin mağazanın
kuytu bir yerlerinde bu iş için beklediğini bilmenin huzuruyla,
ufak detayları göz ardı edip kendinize yeni bir siz almak
ister miydiniz?
Belki biraz koyuların ciddiliğinde, siyahların gizemine bürünürsünüz;
belki kırmızılarda yılların etkisiyle pastelleşen sizi heyecanlandıracak
ve enerji verecek bir sizi tercih edersiniz; beyazların duruluğunda
ruhunuzu dinlendirmek de isteyebilirsiniz. Sarıların mavilerle, morların
ton ton eflatunlaştığı desenlerde kaybolmak da isteyebilirsiniz.
Doğayla bütünleşen çizgilerde bir başka "size" de dönüşebilirsiniz,
veya gecenin ışıklarına karışabilirsiniz. Çok şeye inat edercesine,
buram buram cinselliğin hissedildiği bir size de dönüşebilirsiniz
veya özlediğiniz huzurun dalga dalga sizi saracağı bulutların arasından
bir "siz" de seçebilirsiniz.
Ne güzel olurdu değil mi? "Bıktım artık" demenin ortadan kalkacağı bir
içsel giysi mağazasında dolaşıp kendinizi seçebilme şansınız olsaydı
eğer…Her şey hazır ve siz hiç yorulmadan bir siz seçeceksiniz….
"neden ben böyle değilim" cümlesini eski sizle birlikte dolabın en
kuytusuna asılabileceğiniz bir ortamda neler yapılmazdı neler.
Pek çok sorunun çözümü olabilir miydi acaba? Monoton bir
birlikteliğin mucizesi, sıcacık bir aşkın büyüsü, yılların yorgunluğuna
çözüm getiren gençlik hapları, aynalardan kaçan bakışlara pırıltı,
işyerinize bir çalım, kalbinize bir selam gibi olmak istemez miydiniz?
İşte öyle bir mağazanın vitrininin önünde olduğunuzu hayal edin bir
an. Seçeceğiniz giysi sizsiniz ve kendinizi seçiyorsunuz. Öyle bir seçin
ki sakın sonra pişman olmayın. O mağaza kapansa bile ömür boyu o
giysiyi giymekten mutlu olun..Mutlu kalın…
Ama öyle bir yer yok yaşamda, değil mi? Öyle bir mağaza olmasa bile,
o mağazanın içindekileri kesip, biçip, dikenlerinden biri olmak istemez miydiniz? Hep başkalarınca hazırlanmış, önceden belirlenmiş
yaşamları mı yaşamak isterdiniz yoksa? Sizi siz seçebilir ve sanki
kendi kaderinizi biçimleyecek bir terzi olmak istemez miydiniz?
Özgür yarınlarınızın belirleyicisi olmak, mutlu kalmayı istemez miydiniz?
Öyleyse, kendinizin terzisi siz olun, kendinizi siz değiştirin, siz belirleyin. Kendinizin perisi olup sihirli değneği kendinize siz değdirin….
Sakın geç kalmayın….
Hep mutlu kalın.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
