• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    yaratıcı kullara küfür eder mi ?

    Bilindiği gibi "beddua"nın anlamı "kötü dua"dır. Türkçesi : İlenme ya da ilenç.

    Aşağı durumda olan bir kimse, yukarıda olan birinden bir şey istediğinde, bir dilekte bulunduğunda "dua" denir buna. Kötü olanına da "beddua". Bu dilek yöneltildiği zaman, birinin kötü duruma düşmesi istenir. Bunu sağlaması için yukarıda olan birisinden, üstün bir güçten dilenir.

    İnsanların "tanrı"dan, "üstün bir güç"ten dilekte bulunmaları doğal. Ama "tanrı"nın dilekte bulunmasına gelince, anlaşılır gibi değil. "Tanrı" her gücün , her şeyin üstünde görüldüğüne göre hangi üstün güçten dilekte bulunur? Gelin işin içinden çıkın!

    Kuran'daki tanrının beddualarını akla uygun bir biçimde yorumlamaya çalışan Kuran yorumcuları çok zorlanırlar, işin içinden çıkamazlar bir türlü.

    Kuran tanrısı en başta insan denen varlığa beddua eder:


    -"Canı çıksın o insanın, o ne nankördür."(Abese, ayet 17)

    Böyle bir beddua kimin için yapılır? Kuşkusuz düşman için. Demek ki Kuranın tanrısı insanı da düşman görüyor.

    Sonra inanmazlardan özellikle kimilerini seçer, onlara beddua eder. Örneğin yahudileri, hıristiyanları:

    -"Onları (yahudileri, hıristiyanları) Allah yok etsin!"(çev. Diyanet, Tebe, ayet: 30)

    Allahın kendisi "Allah onları yok etsin!" diyor. Şaşılacak şey değil mi?



    Tüm kafirlere, özelliklede bir kesimine:

    -"And olsun ki ey inkarcılar ! Siz aykırı görüştesiniz! Bundan dönebilecek kimseler döndürülür. Boş sanıda bulunan, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın! (çev. Diyanet, Zariyat, ayet: 8-11)


    -"Ey Muhammed! Onlara baktığın zaman, cüsseleri hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Tıpkı sıralanmış kof kütükler gibidirler. Her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar. Onlar düşmandır. Onlardan çekin Allah canlarını alsın Nasılda aldatılıp döndürülüyorlar!" (çev. Diyanet, Münafıkün, ayet: 4 )

    Burada da Allah, münafıklar için beddua ediyor.

    -"Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti! Canı çıkası ne biçim ölçtü biçti! Canı çıkası sonra yine ne biçim ölçtü biçti! (çev. Diyanet, Müddessir, ayet: 18-20)


    Hadislerde, Kuran yorumlarında belirtildiğine göre, burada kınanan, beddua edilen kişi, Muğire Oğlu Velid'dir. (Bkz. F.Razi, 30/198-202) Aynı kişi için Kalem suresinde de sövgüler yer almış, en sonunda "***" anlamında "zenim" denmiştir. (Bkz. Kalem, ayet:8-13, Celaleyn, 2/230 ve öteki tefsirler).

    - "Ebu Leheb'in elleri kurusun! Ok olsun malı ve kazndığı kendisine fayda vermez. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır." (çev. Diyanet, Tebbet, surenin tamamı)

    "...elleri kurusun!" yerine, "iki eli kurusun " diye çevrilirse, ayetteki aslına daha uygun düşer.

    Tanrı'nın burada beddua ettiği "Ebu Leheb", Muhammed'e inanmadığı için ve düşman sayıldığı için Tanrı beddua ediyor. -

    Turan Dursun Sitesi - Turan Dursun

    yaratıcın kufur etmedı de ne demektır,sonucta onun yarattıgı kullar degılmı ?
    ............
    imza

  2. #2
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Bismillah,
    Aslında bir cevap yazmayacaktım ama bi yazının başlığına bi de içeriğine bakınca, Turan Dursun'un bu gazellemesine de cevap vermekten kendimi alamadım.
    Başlık: yaratıcı kullara küfür eder mi ? Sanki yaratıcı Turan Dursun'un amcasının oğlu ve yaratıcının söyledikleri de ağırına gitmiş hemen küfür etme şeklinde ifade ederek çarpıtma faaliyetine girişmiş.
    Ama kafadaki yaratıcı tasavvuru arızalı olunca, sonuçta da arıza kaçınılmaz oluyor.
    Hayır yaratıcı küfür etmez, kişiye aslında ne olduğunu söyler. Kendinin dışındaki tüm varlık alemini yaratan, yarattığı nesnenin ne olduğunu herkesden iyi bilir.

    Başlığı geçince bir de bakıyoruz "beddua" ele alınmış. Küfür değilmiş galiba devam edelim bakalım...
    Aşağı durumda olan bir kimse, yukarıda olan birinden bir şey istediğinde, bir dilekte bulunduğunda "dua" denir buna.
    Öncelikle dilek ile dua kavramlarının her ikisi de taleb bildirmesine karşın aynı şey değildir. Dilek bir temenni ve isteği bildirirken dua bunların yanısıra bir çağrı ve yakarıştır da.
    İkincisi dilekte muhatabın yukarı olması veya şahıs olması gibi şart yoktur. Duanın muhatabı ise ancak aşkın bir varlık olma durumundadır. Bu sebeble dua aynı zamanda bir ibadettir. Neyse...

    Ama "tanrı"nın dilekte bulunmasına gelince, anlaşılır gibi değil. "Tanrı" her gücün , her şeyin üstünde görüldüğüne göre hangi üstün güçten dilekte bulunur? Gelin işin içinden çıkın!
    Dedim ya işin içinden çıkamayan aklın sorunu kafasındaki yaratıcı tasavvuru...
    Yaratıcının dilekte bulunmasını yadırgamak tuhaf. Biz insanların hidayet üzere olmasını, iyi olmasını istiyoruz. Kur'an'ı okursanız Allah insanlardan bunları istiyor ve bu sebeble peygamber bile gönderiyor.
    Galiba Turan Dursun yaratıcının batılı filmlerde olduğu gibi gücünü kontrol edemeyen bir hayal mahsülü sanıyor.
    Yaratıcının dilek ve temennisi ile bu dileğe yönelik irade ve emrini birbiriyle karıştırıyor. Yani kullarının iyi olmasını temenni etmesi ile kudretinin eseri olarak "ol" emriyle iyi olmalarını sağlamanın aynı olduğunu düşünüyorlar. Şayet öyle olsaydı, işte o zaman kişinin iradesi dolayısıyla sorumluluğu olmaz ve böylece dinde de tenakuz olurdu.
    Halbuki yaratıcının kullarına yol göstermek, teşvik etmek için kullarına temennisini bildirmesinden daha doğal ne olabilir.
    Aynı şekilde Kur'an'da, beddua mahiyetli ayetler de ceza vereceğini bildirerek tehtid etmek ve korkutmak suretiyle kaçındırarak yine gösterdiği yola kullarını sevketmek içindir.

    Kuran'daki tanrının beddualarını akla uygun bir biçimde yorumlamaya çalışan Kuran yorumcuları çok zorlanırlar, işin içinden çıkamazlar bir türlü.
    Turan Dursun'un burda yorumcular diye bahsettiği kişiler kimler merak ettim ama kendi gibiler olmalı. Onların da sayısı sayılacak kadar az ve işin içinden çıkamayan tipler.

    Verilen ayetlere gelirsek:
    Verilen ayetlerde de yapılan bir cinayet; tüm ayetler bağlamından koparılmış.

    Kuran tanrısı en başta insan denen varlığa beddua eder:
    Bir kere bu cümle tamamen kasıtlı uydurulmuş bir yalan.
    Bir kere en baş değil:
    Tîn (4) Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
    Tîn (5) Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.

    Demek ki başlangıçta en güzelmiş sonradan böyle olmuş.

    Abese' Sûresi
    قُتِلَ الْإِنسَانُ مَا أَكْفَرَهُ ۞ مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ ۞ مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ ۞ ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ ۞ ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ ۞ ثُمَّ إِذَا شَاء أَنشَرَهُ ۞ كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ ۞
    (17) Kahrolası insan! Ne nankördür o! (18) Allah onu hangi şeyden yarattı? (19) Az bir sudan. Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi. (20) Sonra ona yolu kolaylaştırdı. (21) Sonra onu öldürdü ve kabre koydu. (22) Sonra, dilediği vakit onu diriltir. (23) Hayır hayır o, Allah'ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi.

    Böyle bir beddua kimin için yapılır? Kuşkusuz düşman için. Demek ki Kuranın tanrısı insanı da düşman görüyor.
    Dedim ya bağlamına bakılırsa kimin için yapıldığı açıkça görülüyor (bk. 23 nolu ayet).
    Tabi ki düşman için! Yaratılmışın kendini var edene kafa tutması düşmanlık değil midir!
    Kuranın tanrısı insanı da düşman görüyor...Saçma bir muhakeme... Tersine Yaratıcı kendine karşı çıkmakla düşmanlık edeni düşman ilan ediyor.

    Sonra inanmazlardan özellikle kimilerini seçer, onlara beddua eder. Örneğin yahudileri, hıristiyanları:
    Demek ki ayetleri bağlamında(öncesi-sonrası, konusu ve ilişkileriyle) okumayı boşverin bir ayeti bile tamamen okumuyorlar.
    Ayette de zannedildiği gibi özellikle birileri seçilmiyor, özellikle kötü bir fiili işleyenler seçiliyor. Yani muhatap seçilen veya örnek verilen o kişiler değil, bu tanıma giren herkesdir.
    Bakın kimlere beddua edilmiş: Allah'a oğul yakıştıranları! Bu Ona bir iftira ve hakarettir.
    Yeryüzünde insanlar bile istemediği sıfatlarla anılması hakaret ve kötü bir fiil olacak da onların yaratanına olmayacak ha... Asıl yadırganacak şey bu...

    Tevbe' Sûresi
    وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌ ابْنُ اللَّهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَسِيحُ ابْنُ اللَّهِ ذَلِكَ قَوْلُهُمْ بِأَفْوَاهِهِمْ يُضَاهِئُونَ قَوْلَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ ۞
    (30) Yahudiler, "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hırıstiyanlar ise, "İsa Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!

    Allahın kendisi "Allah onları yok etsin!" diyor. Şaşılacak şey değil mi?
    Şaşırmak istemekte ısrar edenler, kendine şaşıracak bi şey buluyor veya icad ediyor, ne diyelim...
    Eğer öyle demeseydi de kahrolsunlar deseydi o zaman da onları kim kahredecek diye sorarlardı. Bu ayet diğer ayetlerde de kahredecek olanın yine Allah olacağını açıklıyor, tabi anlayana.

    Tüm kafirlere, özelliklede bir kesimine:
    Bu da yanlış bir cümle: Yine özellikle bir kesime denilmiş.
    Hayır ! Özellikle bu fiilleri(yalancılık, ahireti inkar ve alay) işleyenlere hitap edilmiştir.

    Zâriyât Sûresi
    إِنَّكُمْ لَفِي قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ ۞ يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ ۞ قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ ۞ الَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ ۞ يَسْأَلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ الدِّينِ ۞ يَوْمَ هُمْ عَلَى النَّارِ يُفْتَنُونَ ۞ ذُوقُوا فِتْنَتَكُمْ هَذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تَسْتَعْجِلُونَ ۞
    (8) Çelişkili sözler söylüyorsunuz. (9) Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir. (10) Yalancılar kahrolsun! (11) Onlar ki cehalet içinde gaflete dalmışlardır. (12) "Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar. (13) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (onlara şöyle denir): (14) "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

    Burada da Allah, münafıklar için beddua ediyor.
    Bu cümle de buraya ameraknın yeniden keşfi gibi düşmüş. Adı Münafikun olan bir surede, iki yüzlü olmaları sebebiyle müşrik ve kafirlerden daha kötü ve zararlı olanları, bedduası ile tehdit etmesinden doğal ne olabilirdi ki...Zaten 8. ayete bakılırsa münafıklar da oturdukları gibi durmadıkları ne planlarla düşmanlık peşinde oldukları görülür.

    Münâfikûn Sûresi
    إِذَا جَاءكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ اللَّهِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُ وَاللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَكَاذِبُونَ ۞ اتَّخَذُوا أَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَن سَبِيلِ اللَّهِ إِنَّهُمْ سَاء مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۞ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ آمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلَى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ ۞ وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ وَإِن يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُّسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ ۞ وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللَّهِ لَوَّوْا رُؤُوسَهُمْ وَرَأَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ ۞ سَوَاء عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ ۞ هُمُ الَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا عَلَى مَنْ عِندَ رَسُولِ اللَّهِ حَتَّى يَنفَضُّوا وَلِلَّهِ خَزَائِنُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ ۞ يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْأَعَزُّ مِنْهَا الْأَذَلَّ وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۞
    (1) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. Allah o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder. (2) Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür! (3) Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar. (4) Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da çevriliyorlar! (5) O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resülü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez. (7) Onlar, "Allah Resûlü'nün yanında bulunanlara bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar anlamazlar. (8) Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münafıklar bilmezler.

    Müddessir Sûresi
    فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ ۞ فَذَلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ ۞ عَلَى الْكَافِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ ۞ ذَرْنِي وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيداً ۞ وَجَعَلْتُ لَهُ مَالاً مَّمْدُوداً ۞ وَبَنِينَ شُهُوداً ۞ وَمَهَّدتُّ لَهُ تَمْهِيداً ۞ ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ ۞ كَلَّا إِنَّهُ كَانَ لِآيَاتِنَا عَنِيداً ۞ سَأُرْهِقُهُ صَعُوداً ۞ إِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَ ۞ فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ۞ ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ۞ ثُمَّ نَظَرَ ۞ ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ ۞ ثُمَّ أَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَ ۞ فَقَالَ إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ ۞ إِنْ هَذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ ۞
    (8) Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya; (9) İşte o gün çetin bir gündür. (10) Kâfirler için hiç kolay değildir. (11) Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak. (12) Ona bol mal, (13) Ve gözü önünde duran oğullar verdim. (14) Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım. (15) Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar. (16) Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır. (17) Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım. (18) Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. (19) Kahrolası nasıl da ölçtü biçti! (20) Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti! (21) Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü. (22) Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı. (23) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp, (24) Şöyle dedi: "Bu ancak nakledile gelen bir sihirdir." (25) "Bu, ancak insan sözüdür."

    Hadislerde, Kuran yorumlarında belirtildiğine göre, burada kınanan, beddua edilen kişi, Muğire Oğlu Velid'dir. (Bkz. F.Razi, 30/198-202)
    Burda zahmet buyurulup tefsire bakılmış. Elbette Müddessir'deki o fiilleri işleyen kişi Velid b. Muğîre'dir ve Velid b. Muğîre tipindeki herkes için de geçerlidir.


    Kalem Sûresi
    َسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ ۞ بِأَييِّكُمُ الْمَفْتُونُ ۞ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ ۞ فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّبِينَ ۞ وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ ۞ وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ ۞ هَمَّازٍ مَّشَّاء بِنَمِيمٍ ۞ مَنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ۞ عُتُلٍّ بَعْدَ ذَلِكَ زَنِيمٍ ۞ أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ ۞ إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ ۞ سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ ۞
    (5, 6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler. (7) Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir. (8) O halde yalanlayanlara boyun eğme. (9) İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar. (10) Sakın boyun eğme; Yemin edip duran, aşağılık birine, (11) Daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan birine, (12) İyiliği hep engelleyen, saldırgan, günahkar birine, (13) Kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soyu olmayan birine, (14) Mal ve oğulları vardır diye (sakın boyun eğme). (15) Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der. (16) Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.

    Aynı kişi için Kalem suresinde de sövgüler yer almış, en sonunda "soyu olmayan" anlamında "zenim" denmiştir. (Bkz. Kalem, ayet:8-13, Celaleyn, 2/230 ve öteki tefsirler).
    Evet, zenîm; alçak, bayağı, adi ve soyu olmayan anlamlarına gelir. Arap tarihçilerine göre Velid de aynen bu vasıflara uyuyordu. Allah da onun ne olduğunu açıklamış.
    Bu özelliklere sahip birine ne denebilir ki veya böyleleri nasıl savunulabilir ki.

    Mesed Sûresi
    تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ ۞ مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ ۞ سَيَصْلَى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍ ۞ وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ ۞ فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ ۞
    (1) Ebû Leheb'in elleri kurusun. Kurudu da. (2) Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. (3) O, bir alevli ateşe girecektir, (4, 5) Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde sırtında odun taşı***** karısı da.

    Burda hatlat kopmuş galiba ya da bu kısım bonus niyetine yazılmış.
    "...elleri kurusun!" yerine, "iki eli kurusun " diye çevrilirse, ayetteki aslına daha uygun düşer.
    Aslında itiraz etmiyorum gerçekten ayette iki el geçiyor ama saçma bir talep. Elleri denilince tek el mi anlaşılıyor ki böyle tercüme edilsin... Eller çoğul. Üç el de olmayacağına göre...

    Tanrı'nın burada beddua ettiği "Ebu Leheb", Muhammed'e inanmadığı için ve düşman sayıldığı için Tanrı beddua ediyor. -
    Şimdi biraz mantık çalıştırmalı. Ebû Leheb inanmadığı veya düşman sayıldığı için mi beddua(tehdit) ediliyor yoksa düşmanlığın sınırlarını zorladığı için mi...
    Şöyle gelişi güzel bi tarih karıştıran herkes hemen görür ki, Peygamber'e inanmayan bir sürü insan vardı.
    Ebû Leheb inanmadığı için düşman sayılsaydı diğer inanmayanların da isimlerinin onun yanında yer alması gerekmez miydi. Bunların da sınırı yoktur.
    Halbuki Kur'an bir beddua kitabı değildir. Oradaki tehdit Ebû Leheb tipinde/fiilindeki herkesedir.

    SONUÇ:
    Kur'an'da, beddua mahiyetli ayetler ahirette ceza vereceğini bildirerek tehtid etmek ve korkutmak suretiyle kaçındırmak böylece gösterdiği yola kullarını sevketmek içindir.
    Ibn Abbas (r.a)’tan, Peygamber (s.a.v):"Sen Allah’ı bollukta bil, Allah da seni şiddet anında bilsin, istediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Olacak şeyler hakkında kalem kurudu. Eğer yaratıkların tümü Allah’ın hükmetmediği birşeyle sana fayda vermek isteseler, buna güç yetiremezler. Şayet Allah’ın senin aleyhine yazmadığı birşeyle sana zarar vermek isteseler, buna da güç yetiremezler. Bil ki hoşlanmadığın şeye sabırda çok hayır vardır, zafer sabırladır, çıkış kapısı sıkıntıyladır ve zorlukla beraber kolaylık vardır."
    [Hadis Hasen-Sahihtir. Tirmizi, Sünen - Ahmed b. Hanbel, Müsned - Abd b. Humeyd, Müsned - İbn Receb, Câmiu'l-Ulûm, vd.]

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    başlığın "Allah küfür eder mi" olup , içeriğin "Allah beddua eder mi " olması konunun açılış amacını net bir şekilde gösteriyor.

    cezalandırılacak olmanızın sebebi işte budur sanattarihçi.
    sanırım "adam çok iyi bir insan ama Allah'a inanmıyor cehenneme mi gidecek" sorularının ne kadar havada kaldığını bu soru ve buna benzer yüzlerce soru net bir şekilde çok iyi gösteriyor.

    Allah'a inanmayan bir kulda, güzel ahlakın çirkin ahlaka, iyiliğini kötülüğe baskın geliyor olması imkan dışıdır. Açtığınız konuları sunuş şeklinizle bunu bizlere gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

    Beddua etmesine hiç değinmeyeceğim, insanların inançlarını değiştirmeleri için ve sonsuz-u mutlaka yönelmemeleri için, ellerinden gelen herşeyi yapanlara Allah'ın yaptığı bir tehdittir bu. Yine Kur'an'ın ifadesiyle "Allah böyleleriyle kendi kalpleri arasına girmiştir", "Ölülerin konuştuklarını görseler, ağaçlar ve taşlar dile gelseler bile bu yüzden iman etmeyceklerdir"

    Bu davranışlarınız sevgili sanattarihçi, tıpkı bu bedduaları alan Mekke müşriklerinin davranışlarına benziyor. İnsanların inançlarıyla niye uğraştığınızın "mantıklı bir cevabı" bulunuyor mu? Çünkü, sizin hiçbir tarafı tutulamayacak inançsızlığınızın davet edilebilecek hiçbir tarafı bulunmuyor.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  4. #4
    SINCE 1071 baltaci_027 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2008
    Mesajlar
    861
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Kardes sen cevamını almısssında yazan arkadasların eline saqlık yahu sen durup durup bişeyler çıkarıyorsun hem bak peygamberimiz (s.a.v) hiç bir zaman yahudi hristiyan ayrımı yapmazmış toplumda herkese eşitmiş ayrım yapanlarada kızarmış bi kere Yüce Rabbimizin elçisi peygamberimiz böyle hrıistiyanalara yahudilere ayrım yapmazken sen bu tür şeyleri nerden çıkarıyorsun artık seni hesaba alan kimse olmadığı için yazılarına pek cevap bekleme diyorum her seferinde yine yiine ve yine saçma birşey gülüyorum artık ALLAH kalbine hidayet etsin kuranı kerimi eline al ama ona düşman şekilde bakma tarafsız bak bir incili v.s v.s tüm dini kitapları al bak şöyle hangisi mantıklı madem herşeye bakıyorsun dinsizlerede bir bak sonun da ne yazıyor onlara ne oluyor mus kardes.
    [B][COLOR="#B22222"][CENTER]Failimeçhul...
    Öyle yazıyordu aldanışımın son otopsi raporunda. Oysa ben seni günün en kalabalık saatlerinde yitirdim. Ne çabuk gittin? Unuttun mu yoksa, daha bana ölümlerden ölüm beğenecektin...İçimde yeni intiharlar vardı. En fiyakalısını sana getirmiştim...
    [/CENTER][/COLOR][/B]

  5. #5
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    başlığın "Allah küfür eder mi" olup , içeriğin "Allah beddua eder mi " olması konunun açılış amacını net bir şekilde gösteriyor.

    cezalandırılacak olmanızın sebebi işte budur sanattarihçi.
    sanırım "adam çok iyi bir insan ama Allah'a inanmıyor cehenneme mi gidecek" sorularının ne kadar havada kaldığını bu soru ve buna benzer yüzlerce soru net bir şekilde çok iyi gösteriyor.

    Allah'a inanmayan bir kulda, güzel ahlakın çirkin ahlaka, iyiliğini kötülüğe baskın geliyor olması imkan dışıdır. Açtığınız konuları sunuş şeklinizle bunu bizlere gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

    Beddua etmesine hiç değinmeyeceğim, insanların inançlarını değiştirmeleri için ve sonsuz-u mutlaka yönelmemeleri için, ellerinden gelen herşeyi yapanlara Allah'ın yaptığı bir tehdittir bu. Yine Kur'an'ın ifadesiyle "Allah böyleleriyle kendi kalpleri arasına girmiştir", "Ölülerin konuştuklarını görseler, ağaçlar ve taşlar dile gelseler bile bu yüzden iman etmeyceklerdir"

    Bu davranışlarınız sevgili sanattarihçi, tıpkı bu bedduaları alan Mekke müşriklerinin davranışlarına benziyor. İnsanların inançlarıyla niye uğraştığınızın "mantıklı bir cevabı" bulunuyor mu? Çünkü, sizin hiçbir tarafı tutulamayacak inançsızlığınızın davet edilebilecek hiçbir tarafı bulunmuyor.

    kımsenın ınancıyla ugrastıgım yok sadece konu acıp tartısıyoruz elestırsek yorumlasak saldırı oluyor en ıyısı yorum yapmasın dınsızlerle ateıstler sızler tartısın burada.

    ben zaten kımseyı ınancıma davet etmem ınanclar özgur bırakılmalı ve saygı duyulmalı.

    bu arada onur haysıyet ınsanlık durustluk ıyılık sadece ınananların tekelınde degıldır,merak etmeyın son derece ıyı bırıyım burda bana laf atan benden buyuk ınananlara göre.

    Alıntı baltaci_027 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kardes sen cevamını almısssında yazan arkadasların eline saqlık yahu sen durup durup bişeyler çıkarıyorsun hem bak peygamberimiz (s.a.v) hiç bir zaman yahudi hristiyan ayrımı yapmazmış toplumda herkese eşitmiş ayrım yapanlarada kızarmış bi kere Yüce Rabbimizin elçisi peygamberimiz böyle hrıistiyanalara yahudilere ayrım yapmazken sen bu tür şeyleri nerden çıkarıyorsun artık seni hesaba alan kimse olmadığı için yazılarına pek cevap bekleme diyorum her seferinde yine yiine ve yine saçma birşey gülüyorum artık ALLAH kalbine hidayet etsin kuranı kerimi eline al ama ona düşman şekilde bakma tarafsız bak bir incili v.s v.s tüm dini kitapları al bak şöyle hangisi mantıklı madem herşeye bakıyorsun dinsizlerede bir bak sonun da ne yazıyor onlara ne oluyor mus kardes.
    hocam cevap verıcem olmayacak konu dısında pohpohlayıcı mesajlar atmayın varsa yorumun bılgın onları ortaya koy.
    ............
    imza

  6. #6
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    aslanbash demiş ki ;

    başlığın "Allah küfür eder mi" olup , içeriğin "Allah beddua eder mi " olması konunun açılış amacını net bir şekilde gösteriyor.

    cezalandırılacak olmanızın sebebi işte budur sanattarihçi.
    sanırım "adam çok iyi bir insan ama Allah'a inanmıyor cehenneme mi gidecek" sorularının ne kadar havada kaldığını bu soru ve buna benzer yüzlerce soru net bir şekilde çok iyi gösteriyor.

    Allah'a inanmayan bir kulda, güzel ahlakın çirkin ahlaka, iyiliğini kötülüğe baskın geliyor olması imkan dışıdır. Açtığınız konuları sunuş şeklinizle bunu bizlere gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

    Beddua etmesine hiç değinmeyeceğim, insanların inançlarını değiştirmeleri için ve sonsuz-u mutlaka yönelmemeleri için, ellerinden gelen herşeyi yapanlara Allah'ın yaptığı bir tehdittir bu. Yine Kur'an'ın ifadesiyle "Allah böyleleriyle kendi kalpleri arasına girmiştir", "Ölülerin konuştuklarını görseler, ağaçlar ve taşlar dile gelseler bile bu yüzden iman etmeyceklerdir"

    Bu davranışlarınız sevgili sanattarihçi, tıpkı bu bedduaları alan Mekke müşriklerinin davranışlarına benziyor. İnsanların inançlarıyla niye uğraştığınızın "mantıklı bir cevabı" bulunuyor mu? Çünkü, sizin hiçbir tarafı tutulamayacak inançsızlığınızın davet edilebilecek hiçbir tarafı bulunmuyor.
    aslanbash kardeşim , kendisi de çok iyi biliyor ama inkar ettiği gerçekler onu rahatsız ediyor.Sürekli yok demesinin ,başksının inancını sorgulamasının nedeni , kendi inançsızlığını sorgulayamayacak kadar hakikati öğrenmekten korkuyor olması.


    selam ve ua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  7. #7
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    Allahü teâlâ, bir çok âyetinde din düşmanlarına lanet etmiş, yani o kulların rahmetten uzak olduğunu bildirmiştir. Bazıları şöyledir:

    (Allahın lâneti, inkâr edenlerine üzerine olsun.) [Bekara 89]

    (Biz, kitapta açıkça belirttikten sonra indirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet ediciler lanet eder.) [Bekara159]

    (Allah inkârları yüzünden onlara [Yahudilere] lanet etmiştir.) [Nisa 48]

    (Yahudiler, Allahın eli sıkı dedikleri için lanet onlara.) [Maide 93]

    (Yahudiler, Üzeyr’e, Hıristiyanlar da İsa’ya Allah’ın oğlu dediler. Daha önce kâfir olmuş kişilerin sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin.) [Tevbe 30]

    (Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!) [Araf 44]

    (Bozgunculara lanet olsun.) [Rad 25]

    (Allah ve Resûlünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lânet etmiştir.) [Ahzab 57]

    Kur'an'daki beddua ve lanetler, belli vasıflara sahip kimselere yöneliktir. Kur'an, şahıslardan ziyade vasıfları, düşünceleri, muhatap alır. Netice itibariyle öbür dünyada, insanların bir kısmı, Allah'ın rahmetine ve ihsanlarına kavuşur, cennete girer. Bir kısmı da, onun lanetine uğrar/rahmetinden uzaklaşır, onun gazabı ve azabının merkezi olan cehennem zindanına girer.

    Allah'ın Kur'an'daki bu tür ifadeleri, aslında merhameten söylenen birer uyarıdır. Çünkü, kötülüğün ne olduğunu bilmeyen ondan nasıl uzaklaşabilir? İyiliğe rehberlik etmek nasıl bir yoldur.

    Kaldı ki, Kur'an'ın bu gibi sert ifadeleri, inkârcılara yöneliktir. Küfür ve inkârcılık ise, Allah'ın bin bir isim ve sıfatlarına karşı bir meydan okuyuştur. Kâinatın binler belgesiyle hak ve hakikatin varlığına yaptığı şahitliği reddetmek anlamına geliyor. Yüz binlerce peygamberin binler mucizelerini ve milyonlarca evliyanın milyonlarca keşif ve kerametlerini inkâr etmek hükmüne geçiyor. Özetle, küfür ve inkâr, Allah'ın bütün isim ve sıfatlarının hadsiz tecellilerini, kâinatın had ve hesaba gelmez şahitliklerini yalanlamak ve onların hukukuna saygısızlık olduğundan, bu sert ifadelerle onları uyarmak tam yerinde bir belagattir.

    Tebbet suresindeki beddua :

    Bu surenin mana şümulünde Ebu Lehebin zatında kıyamete kadar onun zihniyetinde ve islama zıt olan insanların durumu açıklanmıştır. Ebu leheb bunlardan birisidir. Dolaysıyla bu surede vurgu yapılan sadece fani ve ölümlü bir insanın hatalarını anlatmak değil bu vesileyle bu tür hatalara düşmemek için kulları uyarmaktır.

    Hem Allah Kur'anda kullarının anlaycağı üslupta konuşmaktadır ki buna "tenezzülat-ı ilahiye" denir. İnsanlar kendi aralarında beddua gibi kınama ifadelerini kullanmaktadırlar. Allah'da Kullarının anlayacağı şekilde hata yapan bir kulunun hatasına vurgu yapmak ve diğer kullarına bildirmek için hatanın derecesine göre şiddetli ifadeler kullanmaktadır. Bu şekilde kullarını o hatalara karşı uyarmaktadır. Hem islama karşı olan peygamberin amcası da olsa iltimas görmeyeceğine işaret var.
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-05-2008
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    0
    siz müddesir suresinin direk sizin küfür olarak eleştirdiğiniz yerini buraya yazmışsınız fakat burda açık olan bir şey varki


    rabbimiz uyarmışş
    ikaz etmiş

    fakat insan oğlu inad etmiş inanmamış aşağıdada şimdi bunu sizi yazıyorum umarım anlarsınız çarptırmayınn


    16. Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır.

    17. Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

    18. Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

    19. Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!

    20. Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

    21. Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.

    22. Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

    23, 24. Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu ancak nakledilegelen bir sihirdir."

    25. "Bu, ancak insan sözüdür."

  9. #9
    turkishbeer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-05-2008
    Mesajlar
    950
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı baltaci_027 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kardes sen cevamını almısssında yazan arkadasların eline saqlık yahu sen durup durup bişeyler çıkarıyorsun hem bak peygamberimiz (s.a.v) hiç bir zaman yahudi hristiyan ayrımı yapmazmış toplumda herkese eşitmiş ayrım yapanlarada kızarmış bi kere Yüce Rabbimizin elçisi peygamberimiz böyle hrıistiyanalara yahudilere ayrım yapmazken sen bu tür şeyleri nerden çıkarıyorsun artık seni hesaba alan kimse olmadığı için yazılarına pek cevap bekleme diyorum her seferinde yine yiine ve yine saçma birşey gülüyorum artık ALLAH kalbine hidayet etsin kuranı kerimi eline al ama ona düşman şekilde bakma tarafsız bak bir incili v.s v.s tüm dini kitapları al bak şöyle hangisi mantıklı madem herşeye bakıyorsun dinsizlerede bir bak sonun da ne yazıyor onlara ne oluyor mus kardes.

    Bazi yerlerde soylenenler bir , gercek kitapta yazanlar farklidir arkadasim !
    Allah insani yaratirken birde ona dusunce denilen bir kabiliyet asilamis ,yani gordugunu kabullenme ve gereksinimlerine gore yorumlama becerisi.
    Bize komsu bir ulkede 8 yasinda cocuklarin uzerlerine bomba yerlestiriliyor ve baska muslumanlari da oldurmeye gonderiliyorlar , ve bunu yaptiranlar da ,yapanlar da bahanesini Kuranda okuduklarini iddia ediyorlar ... siz onlar gibi mi dusunuyorsunuz ?
    Konu cok guzel , Sanattarihci arkadasi kutlarim , "tartismaya kapalidir"diye bir yazi yoktur Kuranda !
    Hayat yasandigi kadardir. Ötesi ya hatiralarda bir iz, ya da hayallerde bir umuttur.

    "Tehlike ne İran’dır, ne İngiltere...Kara cehalettir." - Yilmaz Ozdil

    "her sey rte ıle basladı once
    masum yalanlar zararsız yasalar turban alıskanlık olunca anayasaya ıhanet kanlarında aleVLendi
    Yine turban takabılır mısın anayasaya ragmen
    Kirlettım dınını yıktım duzenlemelerınızı
    tek bır bez ugruna gerdınız memleketı "
    -Seytanin izmitlisi (41)

    AMA BU VATAN BENİM, ATAMDAN, ATALARIMDAN EMANET ALDIM!.. KİRLETEMEZSİN!..
    TEKRAR EDİYORUM, BU VATAN MİRAS DEĞİL, EMANET!!!!-
    Kurtun izmitlisi (yine 41)

    Her burslu ogrenci , harcamalarini planli sekilde yuruturse gemi satin alabilir ... bursuna bagli !

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    01-12-2007
    Mesajlar
    264
    Karizma Gücü
    0
    sanattarihçi ortada sana edilen bir küfür yok niye alınıp bunu sorun ediyorsun ki bir de üşenmeden konu açmışsın

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Çok yaratıcı ve çok başarılı bir reklam..
    KÜLTÜR ve SANAT bölümünde didemyaman tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 21.09.11, 12:12

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •