Korkaklığımı zifiri bir karanlıkla örterek yazıyorum her şeyi.
Suçlu yüzümü güçlü ifadelerle maskeliyorum.. Ben’den olmayan bir kibirle kusarak savunuyorum Ben’i…Hak ettiğim haksızlığıma beraat bekliyorum. ‘Yani acizim,yani hatalıyım… eveet suçluyum….! ‘ dememek için yalanca susuyorum ve tek renk bir müziğe,serseri sözLeri ortak koşuyorum.
‘Aşk bitti,Aşk öldü’ ikilemi arasında gidip geLen bu iç cezama bir tanık istemiyorum… Saçlarımın beynime batmasını,kirpiklerimin gözlerimi oymasını istiyorum LaciverT sadist bir gecede….
Bir gün okuduğum kitaplarımdan birinde şairim diyordu ki; ‘Aşkların sonrasında hüzün vardır, ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar’ Peki ya şimdi beni ölüme götüren şey hüzün mü ? Yeniden başlayacak bir hayatın korkağıyım….
Hiç tanımadığım bir öpüştü senin ki; ne zaman nerede yitirdiğimi bulamadım sevgili….
Sözlerimin feri söndü,fire verdim cümlelerde,cümle içinde yarım kaLdım sayfalara dökülemez oldum…
Anladım ki sen hayatıma gelmemek için ya da gitmemek için girmiştin! İstanbul kaç buluşma heyecanı yaşamıştı kimbiLir.! Vuslatı belli yolculuklarım’ŞehirLerin özeti’ tren istasyonlarında asılı kaldı…
İstanbuL,seni mavi qözlü bilirler.Şimdi bu yeşil bakışlarla nasıl tanısınlar...?
-AlınTı-


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



Yüreğin dert görmesin 