sessizce sahil kenarına yürüdüm.öylesine bakıyordum bu engin sonsuzluğa,zihnimden o kadar çok düşünce geçiyordu ki artık neyi düşündüğümü hatırlayamaz hale gelmiştim.sanki yıllar öncesinin acısıyla tekrar tanışmıştım,bu yeni değil aynı acıyı ikinci kez yaşamaktı adı.daha bir ağırdı bu defa.hatalardan değil,o zaman hata başlı başına ben olurdum yoksa.
karşı koymaktandı,istememekti...halbu ki akışına bırakmak vardır bazı şeyleri,
sen ağlarken karşındaki öylesine bakar yüzüne,anlamaya çalışsa diye geçirirsin içinden.
anlamazki,nereden bilsin senin ne çektiğini.sordum bir keresinde kaç defa karşı koymayı denedin acılarına diye.sustu.gözlerimin içine baktı,bu defa o ağlıyordu.ben hiç birine engel olamadım acılarımın dedi.ama sen olmalıydın dedi.gülümsedim,senin dediğini bir melek bile gerçekleştiremezki![]()
bir kaç gülümsemeyle ne kadar rahat ifade edebiliyoruz içimizdekileri,hatta ne kadar sert karakterde görünürsek görünelim sevdiklerimiz uğruna o gülümsemeler bile çıkıveriyor.
zihnimden toparladıklarım bunlardı.”ne kadar karışık” dedim.yanımda yaşlı bir teyze vardı "efendim" diye seslendi.
baktım ona,papatyaları severmisin dedim.
sevilmezmi onlar çiçeklerin en narinidir dedi.
Bazıları belki “sevmez” dedim…onları sevmeyi bilmeyenler yaşamayı da bilmezler dedi.
Sevgi önce yaradanla başlar,onun sayesinde yaratılmış olanı da seversin dedi.
Düşün ki en güzel çiçeği sevemeyen bir insanı nasıl sevsin diye söylendi.
Gözümden bir damla yaş aktı.zihnimden geçenlereydi bu yaşlar.acısını tekrar tekrar yaşadıklarımaydı.paranoyaklaşmış hikayelerime bir sitemdi belki de…
Boşver…vardır bunun da bir anısı.herşey bir anla başlar daha sonra olur bir anı…
çiçek değil,çiçeklerin en güzelidir,en narinidir papatya.
Sevmesini bilirsen.
umudun güncesi


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla







