Tuzla Tersanelerindeki vahşet bitmiyor. AKP Tuzla’daki çalışma koşullarına çözüm bulmaya ayak diremeye devam ederken diğer taraftan iş kazaları sonucu ölen işçi sayısı giderek artıyor. Dün meydana gelen iki kazada iki işçi öldü. Tuzla Tersanelerinde örgütlenen Limter-İş Sendikası grev kararı alırken, TİB-DER üyeleri Selah Tersanesi önünde eylem yaptılar
Tuzla Tersaneler bölgesinde dün meydana gelen iki ayrı iş kazasında iki işçi öldü. İlk kaza haberi geçen haftada bir işçinin ölüp 6 işçinin yaralandığı Selah tersanesinden geldi. Deniz Kaşıkeman adlı işçinin üzerine saç düşmesi sonucu öldüğü duyuldu. İkinci kaza haberi ise Desan Tersanesinden geldi. Murat Çalışkan, gece saatlerinde çalıştığı tersanede, iskeleden, kaynak yaptığı geminin güvertesine düştü ve öldü. Çalışkan'ın cesedi, Tuzla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Dün yaşanan ölümlerle birlikte Tuzla’da son 9 ayda iş kazası sonucu ölüm sayısı 24’e yükseldi. Yaşanan ölümler karşısında hala bir çözüm üretilememesi, yaşanan ölüm olaylarının yetkililer nezdinde hala doğal sonuçlar, bu kadarı olur mantığının korunduğunu gösteriyor.
Selah Tersanesi’nin dosyası kabarık
Çalışma Bakanlığı tarafından son altı ay içinde iki kez denetlenmiş, idari para cezası uygulanmış, yaklaşık 1.5 ay önce yapılan denetimde iş sağlığı ve güvenliği bakımından eksiklikler saptanmış, bunların giderilmesi için süre verilmişti. Ancak bu sürenin kaç ölümlük bir süre olduğu merak edilir hale geldi. Yine geçen hafta Selah Tersanesinde, meydana gelen patlamada da İzzet Güder adlı işçi ölmüş, 6 işçi de yaralanmıştı. İşçi İzzet Güder'in, Selah Tersanesi'ndeki patlamada parçalanarak öldüğü günün ertesinde tersane sahibi Erkan Selah, Radikal Gazetesinden bir muhabirin 'Daha önce hiç kaza oldu mu?' sorusu üzerine "Hiç böyle bir şey yaşamadık, bir armatör gemisinde bir kaza olmuştu" demişti. Oysa bir yıl önce tersanede bir işçinin öldüğü ortaya çıkmıştı. Dün yine bu tersanede İzzet Güder'ün ölümünden sekiz gün sonra, o 'küçük kazalardan' biri daha yaşandı: Eşi sekiz aylık hamile olan işçi Deniz Kaşıkeman, iki tonluk bir sac kütlesinin altında ezilerek öldü.
Ayrıca Limter-İş kayıtlarına göre, 23 Ağustos 2007’de aynı tersanede elektrik işçisi Güney Akarsu (27), elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Selah Tersanesi’nde 2000 yılındaysa iridyum paniği yaşanmıştı. Gemi kaynaklarının kontrolü sırasında zırhından düşen “İridyum 192” adı verilen radyoaktif madde içeren çekirdeğe Küçükçekmece Nükleer Araştırma Merkezi ekipleri müdahale etmişti.
Çalışkan’ın dramı
Dün Desan tersanesinde iş kazası sonucu ölen 31 yaşındaki Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı Murat Çalışkan’ın cesedini ailesi buldu. Desan Tersanesi'nde kaynak yaparken 25 metre yükseklikten düşüp ölen Çalışkan’ın mesai saati bitiminden sonra eve gelmemesi üzerine şüphelenen ailesi tersaneye gitti. Çalışkan'ın cesedi ailesinin tersaneye gelmesinden sonra bulunabildi.
Kaptanoğlu Holding’e bağlı Desan Tersanesi’nde yaşanan ölüm gece saatlerinde tersane işçilerini harekete geçirdi. İşçiler gece saatlerinde tersanelerde iş bırakarak eylem yaptılar. Polis ise tersane önüne ve çevresine yığınak yaptı.
Salı günü Selah Tersanesi önünde eylem çağrısı yapan Limter-İş Sendikası 16 Haziran’da grev kararı aldı
Limter-İş Sendikasının Şubat ayında yaptığı 2 günlük uyarı grevi ile dikkatlerin Tuzla Tersanelerine çekilmesine rağmen 2008 yılının ilk beş aylık bölümünde iş kazaları sonucunda 11 işçi ölümü yaşandı. Limter-İş Sendika 20 Mayıs Salı günü saat 7.30’da Selah Tersanesi önünde yapacağı eylemde, tersane önüne tabut bırakacak ve işçi kanına doymayan tersane patronlarına bir şişe kan hediye edecek.
Limter-İş sendikasının 17 Mayıs’ta yaptığı açıklamada işçilerin iş güvenliğine dair taleplerini uygulamamakta direnen patron örgütü GİSBİR ve bu konuda sessiz kalan Çalışma Bakanlığı'nın sorunluluğuna dikkat çekildi ve "sessiz kalmayacağız" dendi.
Limter İş 17 Mayıs günü İçmeler Düğün Salonu’nda Tersanelerde Taleplerimizin Çözümünü Tartışıyoruz toplantısından alınan grev kararına işaret ederek, 16 Haziran günü aşağıdaki taleplerle iş bırakacaklarını duyurdu:
- Tuzla tersanelerinin denetimini sendikamız Limter-İş, TMMOB, TTB, Baro, Çalışma Bakanlığı ve GİSBİR’den oluşan bağımsız bir komisyon yapsın
- Ağır ve Tehlikeli İş Kolu Yönetmeliği uygulansın
- Taşeronluk sistemi kaldırılsın
- 7,5 saatlik iş günü uygulansın
- Sigortalarımız ana firma tarafından ve aldığımız ücret üzerinden yatırılsın
- Gurbetçi işçilere sağlıklı barınma evleri sağlansın,
- Sendikamıza tersanelerde temsilcilik açma hakkı tanınsın
TİB-DER eylemde
TİB-DER üyeleri Selah Tersanesi önünde bir eylem yaptı. “Artık yeter! Tersanelerde iş cinayetlerine son!”, “Haramilerin saltanatını yıkacağız” “Patronlar saray’da işçiler mezarda!” yazılı afiş ve dövizlerin açıldığı eylemde, bir basın açıklaması yapıldı.
Dernek Başkanı Zeynel Nihadioğlu tarafından okunan açıklamada, “Bizler Tersane İşçileri Birliği Derneği üye ve yöneticileri olarak diyoruz ki iş cinayetlerinin temel nedeni işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almayan tersane patronlarıdır. Bizler buradan patronlara ve devlet yetkililerine sesleniyoruz. Bu cinayetlerin vebali onlara aittir. Hesabı ağır sorulur. Bizler cinayetleri durdurmanın bir tek yolunu biliyoruz o da direniştir. Sonuna kadar direneceğiz” denildi.
Çelik'in bilançosu: 24 ölü
Limter-İş verilerine göre, Kaşıkeman'la birlikte Tuzla tersanelerinde yaşamını yitiren işci sayısı 95'e çıktı. Bu işçilerden 52'si, AKP'nin altı yıllık iktidarında öldü. Faruk Çelik'in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğu 22 Temmuz 2007'den bu yana ölen işçi sayısı ise 24'e çıktı.
Komisyonun “acil” önlem paketi
AKP’nin milletvekili vermemesinden dolayı 4 ay sonunda kurulabilen TBMM Tuzla Araştırma Komisyonu Başkanı AKP Milletvekili Mehmet Domaç acil önlemleri iki işçinin daha öldüğü saatlerde Tuzla’da açıkladı. Buna göre;
* Ölümler çoğunlukla patlama ve üzerine bir şey düşme nedeniyle gerçekleşiyor. Taşlama sistemini değiştirerek, vakumlu sisteme geçilmesi gerekiyor.
* Yüksek yerlerdeki korkulukları iyi düzenlemek lazım. Elektrikli motorlardan, havalı sisteme geçilmesi lazım. Tanklardaki gaz kontrolü günde bir kaç kez yapılmalı.
* Ağır iş kolu olduğu için günde 7.5 saat çalışmak lazım ama mesaiye kalıyor işçi. Mesailerin Bakanlığın belirlediği sınırları aşmamalı ve en az haftada bir gün dinlenmesi gerekir.
* Eğitim sorunu var. İşçi eğitimine hız verilmeli ve gemi meslek okulları açılmalı.
* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tersanelerde denetimi sıklaştırmalı.
* Gemi yapımı çok dar alanda gerçekleşiyor. Tersane ölçeklerinin büyümesi gerekiyor. Tersaneler birleşerek alan büyütülebilir.
Açıklanan bu raporda yaşanan ölüm olaylarının bir çoğunun taşeron firmalarda olmasına rağmen taşeronlaştırmaya dair bir eleştiri yada önlem önerisi olmaması dikkat çekti ve AKP'nin bu sorunu çözme noktasındaki kararlılığı konusunda şüphe uyandırdı.
Tuzla Tersaneleri: Yatıyoruz vahşet kalkıyoruz vahşet :: www.sendika.org
ses cıkartın suna artık!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




U ediyor. Patronlar suçsuz tabii..

sendikalar başka zaman slogan atmaya bayılıyorlar ama ölümle sonuçlanan bu kadar kaza yaşanırken işçileri örgütleyemiyorlar olacak iş değil. 