EVET, Amerika dünyanın en büyük ekonomik, teknolojik ve askeri gücüdür ama ciddi sorunlarla karşı karşıya...
Ekonomisinde krizler eksik olmuyor, dünya ekonomisindeki payı yavaş da olsa azalıyor.
Üstün askeri gücüyle Afganistan ve Irak’ı kolayca işgal etti ama düzeni sağlayamadı, askeri bakımdan çıkmaza girdi, terörle de baş edemiyor...
Artık Amerikalı gençler matematik ve fen sınavlarında Asyalı çocukların gerisinde kalıyor...
Bunlar uzun vadeli çöküşün işaretleri!
İngiliz imparatorluğunun çöküşünün işareti de, Afrikalı Boerlerin 1899’da başlayan isyanı karşısında düştüğü aczdi! Amerika’nın Afganistan ve Irak’ta düştüğü acz gibi...
Tabii Amerikan kudretinin çöküşü çok uzun zaman alacak. Osmanlı ve İngiliz imparatorlukları da kısa sürede çökmemişti.
Asya’nın yükselişi
Öbür yanda, Asya’da Çin ve Hindistan yükseliyor. Hem coğrafi genişlikleri, hem iki milyarı aşan nüfuslarıyla şimdiden ekonomik alanda bir dünya gücü haline geldiler bile. Evet, hâlâ fakirler, hâlâ teknoloji üretemiyorlar, teknolojiyi ya Batı’dan alıyorlar veya taklit ediyorlar. Ama gidişleri yükselme yönünde.
Demek ki,“Batı’nın çöküşü”, buna karşılık Uzakdoğu öncülüğünde “Doğunun yükselişi” başlamıştır!
Bu kavramlar insana Fernard Grenard’ın ünlü “Asyanın Üstünlüğü ve Düşkünlüğü” tezinin çağımızda tersine döndüğünü düşündürüyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce “Batı’nın Çöküşü”nü yazan Oswald Spengler’in öngörüsü gecikerek de olsa artık işaretlerini veriyor!
Dikkat, bu büyük denklemde Avrupa’nın adı yok!
Petrol fiyatlarını Çin ile Hindistan etkiliyor, Avrupa değil!
Tony Blair de Çin ve Hint ekonomileri karşısında Avrupa’nın rekabet gücünün giderek zayıfladığını, Avrupa üniversitelerinin evrensel yarışta gerilediğini söylemişti!
Temel faktörler
Yukarıda yazdıklarımı nasıl karşıladınız bilmiyorum. Ama derhal iki metot uyarısı yapmalıyım:
- Yüzlerce, belki binlerce faktöre bağlı olan büyük yükseliş ve çöküşler konusunda, böyle birkaç veriye dayanarak bu derecede aşırı genellemeler yapmak yanlıştır!
- İkincisi, medeniyetleri yükselten ve gerileten dinamikler çağlara göre değişir. Roma’nın, Bizans’ın, Osmanlı’nın, İngiltere ve Amerika’nın yükselişindeki dinamikler ya da sebepler çok farklıdır. Çöküş sebepleri de çok farklıdır. Onun içindir ki, düne bakarak yarın için benzetmeler yapmak yanıltıcıdır. Çağımızda, yükselten ve duraklatan dinamiklerin neler olduğunu iyi bilmek ve o açılardan analizler yapmak gerekir.
Bu noktada size hem metot hem içerik bakımından çok önemli iki makaleyi tavsiye edeceğim: İkisi de Foreign Affairs‘in son sayısında yayımlandı. Biri, Fareed Zakaria’nın “Amerikan Kudretinin Geleceği” başlıklı 26 sayfalık makalesi, Zakaria’nın “Amerikan-Sonrası Dünya” adlı kitabına dayanan yazısı.
Öbürü, çağımızda “Asyanın yükselişi” teorilerinin önde gelen düşünürlerinden, Singapur Üniversitesi’nden Prof. Kishore Mahbubani’nin “Batı’ya Karşı İddia, Asya Çağında Amerika ve Avrupa” adlı makalesi, yine kendisinin kitabından.
Birkaç cümleye sığmaz ama şunu söylemeliyim: Çağımızda yükselmenin temel dinamikleri hür düşünce, yaratıcılık, teknolojik yenilenme, bilimsel kapasite, küreselleşmeden alınacak pay gibi faktörlerdir. Batışlar, çıkışlar buna göre...
Kaynak: Milliyet - Amerika batıyor, Çin geliyor! / Siyaset / Milliyet İnternet
...
Sizce durum nedir? ABD'nin gerilemeye başladığını düşünüyor musunuz?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
O da zor tabi bu şartlarda gerçekçi olmak gerekirse.


