Suriye Sınırındaki 216 Bin Dönümlük Mayınlı Toprağın Temizlenmesi Karşılığında 44 Yıllığına Yabancı Şirkete Devri Meclis'te Kavga Çıkardı. Güvenlik Riski Olabileceğini Belirterek, "Askeri Dinleyelim" Önerileri AKP'liler Tarafından Dikkate Alınmayan CHP'li ve MHP'li Vekiller Komisyonu Terk Etti.
Suriye sınırındaki 216 bin dönümlük mayınlı toprağın temizlenmesi karşılığında 44 yıllığına yabancı şirkete devri Meclis’te kavga çıkardı. Güvenlik riski olabileceğini belirterek, "askeri dinleyelim" önerileri AKP’liler tarafından dikkate alınmayan CHP’li ve MHP’li vekiller komisyonu terk etti.
TÜRKİYE-Suriye sınırındaki 216 bin dönümlük mayınlı toprağın, 5 yıl içinde temizleyen yabancı şirkete 44 yıllığına devrini öngören tasarı TBMM Plan ve Bütçe alt komisyonunda gerilime neden oldu. Mayınlı alanın, toprakların kullanılması karşılığı değil de maddi külfeti karşılığı temizlenmesini isteyen CHP ve MHP, "askeri dinleyelim" talepleri de kabul görmeyince alt komisyon toplantısını terketti. Alt komisyon, "iki işin aynı şirkete verilmemesi" yönündeki tavsiye kararıyla çalışmasını tamamladı.
Asker de karşı
Tasarının ele alındığı ilk toplantıda, askerin "özellikle ihaleyi yabancı firmanın alması durumunda 44 yıllığına sınır bölgesinin yabancı elinde kalmasının güvenlik riski" oluşturabileceği itirazını dikkate alan alt komisyon, bu itirazlara muhalefetten de destek gelince tasarının önce Milli Savunma Komisyonu’nda görüşülmesine karar vermişti. Bu kapsamda askeri kanattan da daha detaylı bilgi alınacaktı. Ancak tali komisyon olan Milli Savunma Komisyonu içtüzük gereği 10 gün içinde tasarıyı görüşmeyince TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu yeniden toplandı.
Toprağı halka verin
Toplantıda CHP’li Gürol Ergin, "Mayının temizlenmesi maddi külfet karşılığı yapılmalı. Topraklar bölge halkına dağıtılıp devletin desteği ve gözetiminde organik tarım yaptırılmalı" görüşünü yineledi. MHP’li Mehmet Günal da "Bunu TSK’nın yapamayacağına inanmıyorum. Genelkurmay’da 2001’de bu konuyla ilgili proje ofisi oluşturulmuş. Üzerinde 4 yıl çalışılmış, teklifler alınmış. Denemeler bile yapılmış. İki işin ayrı ayrı yapılmasında maliyetin yüksek olacağına da inanmıyorum. Askeri kanattan teknik bilgi gelmezse burada görüşeceğimiz bir şey yok" dedi. AKP’li üyelerin, itirazları öneri haline getirip üst komisyona sunma teklifi de CHP ve MHP’li üyeleri ikna etmeye yetmedi. İki üye toplantıyı terketti.
HABER: Mayında Sınır Savaşı haberi
Suriye Sınırı Türk Topraklarının Yabancı Şirkete Devri "- 1870 E Dönüş- Bayar Raporu Ve İskenderun - 1 Mart Tezkeresi...
"TBMM de reddedilen, 1 Mart Tezkeresi", ardından şimdi de, Türkiye- Suriye sınırlarının 216 bin dönümlük Türk topraklarının "mayınların temizlenmesi karşılığında", 44 yıllığına yabancı şirketlerden birisine verilmesi gündemdedir. Böylesine tarihsel bir hatanın izahı mümkün değildir. Ayrıca, bu sınır toprakları meselesi daha önce de gündeme gelmişti. O gündeme geliş sırasında da o topraklarda "petrol yatakları" bulunduğu ortaya çıkmıştı.
1- ÖNCE TEZKERE...
Siyasi iktidar hata üzerine hata yapmaktadır. Irak'ın, ABD ve İngiltere tarafından işgali sırasında, Washington, İskenderundan başlayan, Güneydoğu Anadolu'nun en uç doğu sınırlarına kadar olan bölgeye "Irak işgalinde kullanılacak" gerekçesi ile 60.000 asker yerleştirmek istemişti. Bereket ki, o tezkere TBMM de reddedilmiştir. Bazı düşüncelere göre, o tezkere reddedilmeseymiş, TSK Irak'ın Kuzeyi'nde ki bölgede etkinlik kazanacakmış.
2- "KATLİAM SORUMLUSU"
Oysa, hiç de öyle olmayacaktı. 1- TSK'nın Irak'ta en sıcak çatışma bölgelerinde ABD kuvvetleri yanında yer alması istenmekteydi. 2- Eğer tezkere kabul edilseydi, Türkiye bölgede ve dünya kamuoyu, ve Iraklılar arasında ABD ve İngiltere ordularının Irak'ta binlerce insan öldürmelerine, çocukların yetim kalmalarına, binlerce Irak'lının sakat kalmış olmasına "ortak bir devlet" konumuna girecekti.
3- İŞGAL GİBİ YERLEŞME...
"O tezkere söz konusu edilir edilmez" bu sütunda yazdığım şöyle olmuştu: "Eğer bu tezkere tarihsel bir hata ile kabul edilir ise o zaman Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yerleşecek 60 bin yabancı asker tam bir işgal mazarası ortaya çıkaracaktır." Öteki satırlar şöyle idi: "İskenderun limanı ve o limandan başlayan sınırlar stratejik özelliğe sahiptir. 30 Ekim 1918 Mondros Teslimiyet Anlaşması sonrasında ve hemen ertesi günü ilk işgal edilen bölge olmuştur"
4- ŞİMDİ DE SURİYE
Evet, o tezkerenin reddi ile, Türkiye bir işgal hali diyebileceğimiz görüntüden de kurtulmuştur. Kaldı ki, Irak'ın Kuzeyi'ndeki tetikçi teröre karşı sınırı ABD askeri mi koruyacaktı? Çünkü, öyle bir yerleşme durumunda sınır boyu ABD askeri kontrolüne girmiş olacaktı. Tarihsel hata önlenmişti. Şimdi de Türkiye- Suriye sınırındaki 216 bin dönümlük Türk topraklarının "mayınların temizlenmesi karşılığında" yabancı bir şirkete veya şirketlere 44 yıllığına devri gündemdedir.
5- MHP VE CHP...
Salı günü verilen haberlere göre, TBMM Plan ve Bütçe alt komisyonunda görüşülen kanun teklifinin müzakeresi sırasında MHP ve CHP'li milletvekilleri, "Güvenlik riski olabileceğini" belirterek TSK'nin de görüşünün alınmasını istemişlerdir. Ancak, AKP'li milletvekillerinin bunu kabul etmemesi üzerine komisyonu terketmişlerdir. Tartışmalar sırasında CHP milletvekili Gürol Ergin söz konusu toprakların mayınların temizlenmesinin ardından Türk köylüsüne verilmesini söylemiştir. MHP'li Mehmet Günal da, mayınların temizlenmesinin TSK kuvvetlerince yapılamayacağına inanmadığını, askeri kanattan teknik bilgi gelmez ise burada görüşeceğimiz bir şey yok demiştir.
6- ASLINDA SATMAK...
Şimdi dikkat: mayınların temizlenmesi karşılığında söz konusu toprakların "44 yıllığına yabancı şirkete devri" ile "satmış olmanın" bir farkı yoktur. Böyle bir uygulama "Yap- işlet- devret" ile ortaya çıkmıştır. Düşünebiliyor musunuz?, toprak ya da başka bir işletme 44 yıllığına bir yabancı şirkete verilecek, bunun adı da başka olacaktır. Ha satmışsınız, ha 44 yıllığına vermişsiniz. Ne fark eder ki?
7- 1870 MAADİN NİZAMNAMESİ...
Osmanlı İmparatorluğu'nun "Kapitülasyon belası" altında bulunduğu, Düyun-u Umumiye idaresine iktisaden teslim olduğu zamanda, Kapitülasyon haklarından yararlanmakta olan Batı Avrupa Devletleri 1870 yılında hükümete "Maadin Nizamnamesini" çıkarttırmışlardı. Bu nizamname ile, 1- Yabancıların toprak satın almaları serbest olmuş. 2- Bütün madenler de o nizamname ile yabancıların ellerine geçmişti. Geçenlerde de ve ondan önce de belirtmiştim. O Nizamname ile Türkler'in elinde madenlerin sadece yüzde 20'si kalmıştı. Şimdi yabancılara toprak satışının önünün açılması hatası ile sanki o döneme yani 1870 yılına geri dönülmüştür. İşte siyasi iktidarın önemli hatalarından birisi de budur ve tarihi bir hatadır.
8- SURİYE SINIRI VE PETROL...
Hatırlanacaktır: Daha önce de, Türkiye ve Suriye sınırının bu bölgesinin "mayınların temizlenmesi karşılığında yabancı şirkete devri" meselesi ortaya çıkmıştı. Bu devri en çok savunan da Maliye Bakanı Kemal Unakıtan olmuştu. O tartışmalar sırasında gerginlikler olmuş ve mesele sanki uykuya bırakılmıştı. Aradan çok geçmeden başka haberler çıkmaya başlamıştır. Anlaşılmıştır ki, Türkiye Suriye sınırındaki söz konusu alanda petrol yataklarına rastlanmıştır.
9- İKİSİ BİR ARADA...
Siyasi iktidar hata üstüne hata yapmaktadır. Şimdi, sanki "ikisi bir araya gelmiştir" 1- Irak'ın işgali sırasında İskenderun'dan başlayan ve Güneydoğu Anadolu'nun en uç Doğu sınırına kadar olan bölgeye 60.000 ABD askerinin yerleştirilmesi teklifi. 2- Şimdi de Suriye Sınırı topraklarının mayınların temizlenmesi karşılığında 44 yıllığına bir yabancı şirkete devri. Birinci tehlike tezkerenin TBMM de reddi ile atlatılmıştır. Tarihsel bir hatadan dönülmüştür. Şimdi ikinci tarihsel hata adımları vardır. Bakalım ne olacaktır?
10- İSKENDERUN LİMANI...
İskenderun Limanı Akdeniz'in en stratejik limanlarındandır. Hatta başta gelenidir. Ama şimdi o liman yabancı şirketlerin elindedir. Osmanlı İmparatorluğu Kapitülasyonlar zamanında tam bir müstemleke haline gelmişti. O zaman bütün limanlar yabancıların ellerindeydi. Cumhuriyet hepsini parasını vererek millileştirmişti. Ama, şimdi limanların hepsi yine tarihi hatalarla "yabancılaştırılmaktadır" Suriye sınır topraklarının yabancı şirkete devri tartışılmaktadır.
11- BAYAR'IN RAPORU...
Üçüncü Cumhurbaşkanı, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali sırasında Atatürk'ün yanında olan Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali'nin "Galip Hocası, kuvvacısı" Celal Bayar, 1908 yılında İttihat ve Terakki'nin İzmir Sekreteri idi. O tarihte İzmir Limanı yabancıların ellerindeydi. O zaman ki adı "Mahmut Celal" olan Bayar, İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi'ne verdiği raporda şöyle yazmıştı: "...Kapitülasyonlar yüzünden limanlarımıza hakim olamıyoruz. Yabancıların ilaç sandıkları içinde silah getirip bunu azınlıklara dağıttıkları tesbit edilmiştir. Ama, bir tedbir alınamamaktadır..." Limanların yabancılara verilmesi kadar önemli bir hata olamaz. (Bak Taylan Sorgun: Devlet Kavgası, İttihat ve Terakki. 5.inci baskı. Kum Saati Yayınları)
12- SURİYE SINIRI DEVRİ...
Şimdi, Suriye Sınırı'ndaki 216 bin dönümlük ve içinde petrol yatakları olduğu daha önce bildirilen Türk topraklarının yabancı bir şirkete devrini düşününüz. Bu bölge ayrıca, siyasi bakımdan da hassas bir bölgedir. O sınır güvenliği de böylece "Yabancı şirketin" eline geçecektir. Peki bu topraklardaki mayınların temizlenmesine TSK'nın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücü yetmez mi. Yeter de artar bile.
13- BABALAR GİBİ SATMAK...
Güneydoğu Anadolu coğrafi bölgesi en hassas dönemden geçmektedir. Suriye sınır topraklarının mayınların temizlenmesi karşılığında 44 yıllığına yabancı bir şirkete devri daha önce de tartışılırken, Maliye Bakanı Unakıtan, bunu Türkiye'nin yapamayacağını, çünkü maliyetinin yüksek olduğunu iddia etmişti. Eh canım, maliyeti yüksektir, içinde petrol yatakları olan toprakları ver yabancılara gitsin. Ohhh ne ala, Ama, Unakıtan'ın hatalı bir sözü de vardır demişti ki, "...Tiko paraya ne varsa satarım..."
Taylan Sorgun*Suriye Sınırı Türk Topraklarının Yabancı Şirkete Devri "
Petrol olduğu saptanan Hatay dan başlayarak, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Şırnak ve Mardin boyunca devam eden 216 bin dönümlük koca toprağı 3 değil 5 değil tam 44 yıllığına yabancıya satıyorlar. Kimin ne çıkarı var tam belli değil ama bu işten bu ülkenin çıkarının olmadığı kesin.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




... 


