Ruhuma çarmıhta
Çivilendi Petrus’un ihaneti
Ve bir kıskançlıkta başladı hayat aşka…
-I-
Hoyrat koşturmaların
Avuçlarında esaretim
Yolu düş bozumu
Bir ah’ın yanılgısında
Titriyor da söz
Dilin ucunda,
Sağlam kalmıyor
Sana ulaştığında…
Tenin beyazında
Kara duruyor ayrılık
Ne söylesen işkence oluyor
Gözünde sürmesiz bir uyku
Sokak yalıtımlarını aşıyor
Ben erken tanıdım seni
Çok erken,
Çocukluğumun masum
ifk’inde
Ve kahır görevinin
bilmediğim yerinde
Sabrıma zayıflık düştü
Hastalandı yaşamak
Damarların barikatlarında
Göğü susmaya unutkan
İçimin
Ağzı ketumluğu bozucu
Günde beş vakit
Çıplak yüreğimde kalabalık
On vakitli yalnızlığıma
erken tanıdım seni…
Duruyor ayrılık
Ne söylesen işkencede duruyor
Giz’inde suskusuz
Bir kahkaha oluyor
Ruhumu parçalamış
Aşk mateme vuruyor.
-II-
Acıları dörde pay et
Esmer, sarışın, kumral
Ve renksiz bana
Bir avuç…
Sonra sadakati koy
Teslim yüreğimin ortasına
Ölçüsü bende ağır terazinin
Üç ucu ıssızlaşıyor
Çok kişilik sevgilerin
Zifiri geceye yerleştirilmiş;
Mahrem bir örtü ah’ım
Kendime ağladığım.
Habil ve Kabil’in
Kanından sızan
Bir damla kan;
ciğerinde çürüyor
İnsanlığın..
Ve aşk
Eyyam-ı biyzde unutturuyor
Tenimin karalığını
Disiplinsiz bir söz oluyor,
Dinlenilmeye müsaitsiz.
Önyargılara terk yüreğim
Acısı kursağıma dizildi
Bütün harflerin.
Duruyor ayrılık,
Öylece önümde duruyor
Ve unuttuğum yerde
Hep seni buluyor.
-III-
Tabutumda öteki bedenim
Güzelliği kâğıt yanığı
Fotojenik değil
Yüzümün sana çalanı
Bakışına bakışımı koyanlara
Dağıt kesemdeki umutları
Aşkın sefaletindeyim
Gözbebeklerimde
Hayırsız bir düş,
Seslerime yetmeyen…
İsimsiz bir ceset aşk;
İçine defnedildiğim…
Uzağımda geçmişin;
Siyah-beyaz varlığı,
Yüksekten atladı gülüşüm
acının koynuna
ve
Eğildi duanın filtresiz
İçe çekilen soluğunda.
Duruyor ayrılık
Başucumda duruyor
Ve Petrus ruhumu
İhanete çiviliyor..


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla





