B A S I N A Ç I K L A M A S I
Değerli Basın Çalışanları;
Medya patronlarının ve yüksek yöneticilerinin bu kadar tarafgir ve
“kör” olduğu, gerçekleri kamuoyundan gizlemek için yarıştığı bir
ortamda, siz medya emekçilerinin, bu basın toplantısına gelmenize
müteşekkirim.
Siz de biliyorsunuz ki, bu toplantının ne görüntülerinin, ne de haberinin
KARTEL ve AKP MEDYASI’nda yer alması olanaksızdır. Ancak, tarihe
not düşmek; tarihin kayıtlarında yer alması için bu toplantıyı
düzenlemiş bulunuyorum ve hepimizin emeklerinin boşa gideceğini bile
bile, namuslu basın-yayın emekçilerine ve Türkiye’nin adaletli
geleceğinden yana olan tüm ulusal ve yerel medya gruplarına
aracılığınızla sesleniyorum.
Kamuoyumuz biliyor ki, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman
Paksüt'ün dinlenmesi olayıyla ilgili gerekli inceleme soruşturmaları
başlatmadığı gerekçesiyle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
hakkında “görevi kötüye kullanmak ve ihmal” suçlarını işlediği
gerekçesi ile dün (29 Mayıs 2008) Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç
duyurusunda bulundum.
Başbakanlar veya yüksek devlet yöneticileri, kendileri ile ilgili eleştiri
ve ikâzların tamamını, kimden gelirse gelsin ciddiye almak
zorundadırlar. Kendilerine yönelik eleştiri ve ikâzlar ne kadar sert ve
kırıcı olursa olsun, devleti yönetmeye talip olanlar, kendi kişilik
haklarının sınırını daraltmak, hâttâ yok etmek zorundadırlar.
Çünkü onlara yöneltilen eleştiri ve ikazlar, onların kişiliklerine değil,
devleti yönetme tarzlarına ve siyasal yanlışlarına karşı
yapılmaktadır. Bu devlet onların değil; hepimizindir. Her devlet
adamı, devletin sahibinin kendi olmadığını ve kendi kişisel
hakkının “dar” veya “yok” olduğunu bilir; bilmeyenler de, ne
yazık ki, devlet adamı “kisvesinden” başka bir şeye sahip
olamayanlardır.
Benim duyurduğum bu ciddi iddialarla ilgili derin bir idari inceleme
başlatacağına ve bunu kamuoyuna duyuracağına, Sayın Başbakan
adeta, benim iddialarımı kanıtlarcasına bana karşı; “kişilik haklarına
saldırdığım gerekçesi” ile tazminat davası açarak, asi görevinden
kaçınma yolunu seçmiştir.
Bazı Bakanların, Başbakan ile ilgili benim ileri sürdüğüm iddialarla
ilgilenmezken, CHP Genel Sekreteri ile ilgili bir dinlenme konusuna
yoğunlaşarak, “ Meclis Araştırması başlatma isteği” duyurusunda
bulunmaları da, Başbakan’ın, düştüğü çaresizliği ve ruh halini açıkça
göstermektedir.
Başbakan için, Cumhuriyet Başsavcılığı’ na verdiğim suç duyurusu
dilekçemin özeti şudur;
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Sayın Osman Paksüt’ ün
dinlenmesiyle ilgili olayın, Başbakan’ın emri ile Emniyet
güçlerince yasal dayanağa sahip olmadan yapılmış olabileceği,
ayrıca dinlemenin asıl Sayın Osman Paksüt değil, Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ in bir Belediye
şirketinde başkan olarak istihdam ettiği eşi Sayın Ferda Paksüt’
e yönelik olduğu şüpheleri ve iddiaları neticesinde, aldığım bazı
duyumları 25 Mayıs 2008 tarihinde FLASH TV’ deki GERÇEK
GELECEK televizyon programında kamuoyuna mal etmiş
bulunmaktayım. Bu konuda, yasal dayanağı bulunmayan bu
dinlenme emrinin Başbakan tarafından verildiği iddialarını da
aynı konuşmada ifade etmiş bulunuyorum.
Burada açıkça, Başbakan’ ın Sayın Osman Paksüt’ ün eşini
dinlenmesi emrini verdiği iddiası ve duyumunu televizyondan
ilettiğim, bunun da Başbakan tarafından henüz kamuoyu ve
basın önünde yalanlamadığı da açık bir gerçektir.
Kendisini de içeren bu açıklamalarımın ardından, disiplin amirlerini
harekete geçirerek, gerekli idarî inceleme ve soruşturmayı
başlatmakla yükümlü olduğu halde, Başbakan Erdoğan’ın, “kişisel
haklarına saldırıldığı” gerekçesi ile dava açma yoluna gitmesi, devlet
adamı olamamış herkes için doğal karşıladığım bir zaafiyettir. Ben
böylesine vahim zaafiyeti çok gördüm. Kesindir ki, Başbakan, artık,
“görevini kötüye kullanma ve ihmal suçlarını” işlediğine dair karine ve
kanıt teşkil edecek işlem ve eylemlerde bulunmaktadır. Bana açtığı
dava da bunun açık kanıtıdır.
Son olarak şunu ilave edeyim ki; “dinleme iddiaları” ile ilgili olarak
şüpheliler için idari inceleme ve soruşturma başlatmayarak, bu kadar
önemli siyasi ve hukuki bir olayda, vahim bir “hukuk dışılık”
sergileyen Başbakan ve AKP Hükümeti, bu iddiaların somuta
dönüştüğü noktada, sanırım, AKP’nin kapatma davasında bir EK
İDDİANAME’nin de önünü açacaktır.
Sizler aracılığı ile değerli kamuoyuna saygıyla duyururum.
30 Mayıs 2008
Başbakan Chp ye laf yetiştireceğine bir de bu iddalara cevap versin.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla