• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir gokhan_sen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-06-2006
    Mesajlar
    6,532
    Karizma Gücü
    0

    Duâ'larımız neden kabul edilmiyo hiç merak ettinizmi..!

    Dua Nicin kabul olmaz
    Dualar niçin kabul olmaz?

    CEVAP

    Şartlarına uygunsa dua kabul olur. Hadis-i şerifte, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder, edilen duayı kabul eder) buyuruldu. (Tirmizi)

    Duanın kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]

    Yapılacak işlerden bazıları şöyledir:

    Önce günahlara tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, iki diz üzerine kıbleye karşı oturup, duaya başlarken, (Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel vehhab) demeli, euzü besmele çekip hamd ve salevat okumalı, duayı üçten fazla söylemeli! Kabul olmadı diyerek ümit kesmemeli, kabul olana kadar uzun zaman tekrar etmelidir! (Feraid)

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Siz, kabul edileceğine yakinen inanarak, Allaha dua ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]

    (Emr-i marufu bırakırsanız dualarınız kabul olmaz.) [Bezzar]

    (Bid'at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz.) [Deylemi]

    (Kızını fasıkla evlendirenin duası kabul olmaz.) [Şir’a]


    Farzları yapmayanın, mesela namaz kılmayanın duası kabul olmaz.

    Haramlardan sakınmayanın duası kabul olmaz. Ebülleys-i Semerkandi hazretleri, (Haram yiyenin, gıybet edenin ve haset edenin duası kabul olmaz) buyuruyor. Hadis-i şerifte de, (Duanın kabul olması için, yenilen ve giyilen helâl olmalıdır) buyuruluyor. (Tergib-üs-salât)

    İhlâslı ve salih olmaya çalışmalı. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:

    (İhlâslı olarak dua edin!) [Mümin 14, 65]

    (Allahü teâlâ, ancak takva sahiplerinin [salihlerin amellerini, dualarını] kabul eder) [Maide 27]

    Evliyayı vesile ederek, dua etmeli. Buhari’deki hadis-i şerifte, duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salihleri vesile etmek gerektiği bildirilmektedir. (Hısn-ül-hasin)

    Mesela silsile-i aliyyenin isimleri okunup onların hürmetine dua edilmeli.

    Din kardeşine gıyabında dua etmeli.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Müminin din kardeşi için, arkasından yaptığı hayır dua kabul olur. Bir melek, Allah bu iyiliği sana da versin der. Meleğin duası reddedilmez) [İbni Ebi Şeybe]

    Beş vakit namazı doğru ve severek kılmalı ve sonra dua etmeli. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]

    Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Allahü teâlâ buyuruyor ki: büyüklenmeyen, gününü Allahı anmakla geçiren, [Allahın razı olduğu işleri yapan] günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. Böyle bir kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse, dualarını kabul ederim.) [Darekutni]

    (Gizli-açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin.) [İbni Mace]

    (Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allahtan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]

    (Kim, Yunus aleyhisselamın balığın karnında iken ettiği duayı okursa, duası kabul olur.) [Tirmizi]

    (Birinize dert ve bela gelince, Yunus Peygamberin duasını okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: (La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin) [Tirmizi]

    (Duasının kabul olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!) [İbni Ebiddünya]

    (İstiğfara devam eden, her türlü sıkıntıdan ve geçim darlığından kurtulur, ferahlığa çıkar, ummadığı yerden rızka kavuşur.) [Nesai]

    (Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen kimse, refahta iken çok dua etsin!) [Tirmizi]

    (Sıkıntılı veya borçlu bir kimse, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şir’a]

    Evlilik için dua ettim, kabul olmadı. Sebebi nedir?

    CEVAP

    Evlenmeyi istemek normaldir. Ancak her evlilik mutlaka hayırlı olur mu? Çok az da olsa, evlilik bir kimsenin dünya ve ahiret felaketine sebep olabilir. Ne olursa olsun evlenmeyi değil de, mutlaka hayırlı olanını istemelidir. Hayırsız bir evlilik yerine bekârlığı tercih etmelidir!

    Esas hayat, ahiret hayatıdır. Muhteşem bir hayat sürülse de, dünya geçicidir. Akıllı, ahiretini düşünüp, (Ya Rabbi evlilik hakkımda hayırlı ise nasip et) diye dua eder. Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyuruldu. (Tirmizi)

    (Duam kabul olmadı) demek yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Dua edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette mükâfatını bulur.) [Deylemi]

    Allahü teâlâ, Kıyamette, duası dünyada kabul edilmeyen kula (Dünyada ettiğin duana karşılık şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duam kabul edilmeseydi) diyecektir. (T.Gafilin)

    Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Duanın faydaları çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Dua, işlenen günahlara kefarettir.) [İbni Hibban]

    (Dua, bela gelirken korur.) [Şir’a]

    (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]

    Dua eden sebeplere yapışmalıdır! Önce, günahlarına pişman olup istiğfar okumalı, sadaka vermeli, duayı üçten fazla söylemeli, haram şey istememelidir.

    Duanin dinimizdeki yeri

    Duanın dindeki yeri nedir?

    CEVAP

    Dua, Allaha yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, dua edeni sever, dua etmeyene gazap eder. Dua müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Dua, gelmiş olan belaları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. Allahü teâlâ, (Bana halis kalb ile dua ediniz! Böyle duaları kabul ederim) buyurdu. Bunun için, dua etmek, namaz, oruç gibi ibadettir. Yine (Bana ibadet yapmak istemeyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) buyuruyor. (Mümin 60)

    Allahü teâlâ, herşeyi sebep ile yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faydalı şeyleri vermek için de, dua etmeyi sebep yapmıştır.

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Dua, ibadetin aslı ve özüdür. Allah katında duadan makbul bir şey yoktur. Dua 70 türlü kazayı önler. Ömrün bereketini artırır.) [Tirmizi]

    (Dua eden, üç şeyden hâli değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut ahirette mükâfatını bulur.) [Deylemi]

    (Rabbiniz, elbette hayâ ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp bir şey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten hayâ eder.) [Ebu Davud]

    (Dua, müminin silahıdır.) [İbni Ebiddünya]

    (Allahü teâlâ dua etmeyene gazap eder.) [İ. Mace]

    (Dua belayı önler.) [Deylemi]

    Duanın yapılması mukadderata bağlıdır. Takdirde dua varsa elbette yapılır. Duanın belayı önlemesi kaza ve kaderdendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.) [Şir’a]

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Dua, kazayı, belayı defeder. Hadis-i şerifte (Kaza, ancak ve yalnız dua ile durdurulur) buyuruldu. (Tirmizi)

    Allahü teâlâ, dua edenleri, sıhhat ve selamet isteyenleri sever.

    Dua edip de duası kabul edilmeyenlere, kıyamet günü Allahü teâlâ, (Bu senin falan zamanda ettiğin duadır. O duanın yerine sana şu sevapları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevap verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiç bir duam kabul olmasaydı da, bugün onların karşılıklarını görseydim) diyecektir. [T. Gafilin]

    Duaya inanmayanlar

    Bazıları, duaya inanmıyor, "Dua ile bir şey olmaz" diyorlar. Bunlara ne cevap verelim?

    CEVAP

    Duaya inanmayan kimseler, acaba Allaha inanıyorlar mı? İnanmıyorlarsa, dua konusunda bir şey söylemek uygun olmaz. Eğer Allaha inanıyorlarsa, duanın önemine de inanmaları gerekir. Çünkü Kur'an-ı kerimde, Allahü teâlâ, (Dua edin, kabul edeyim) buyuruyor. (Mümin 60)

    Şartlarına uygun edilen dua, kabul olur. Dua ile çok şeyler olur. Meşhur bir menkıbeyi bildirelim!

    Horasanda hırsızlardan birkaçı kaçar. Hiratlı bir demirci, gece evine dönerken, zaptiyelerce yakınında yakalanan hırsızlarla beraber tutuklanarak hapsedilir. Demirci, zindanda namaz kılıp, (Ya Rabbi, bu işte suçum olmadığını, ancak sen bilirsin. Beni buradan, ancak sen kurtarırsın) diye dua eder. Adil bir vali olan Abdullah bin Tahir,o gece bir rüya görür. Kuvvetli dört kimsenin, tahtını, tersine çevirirken uyanır. Hemen abdest alıp, iki rekat namaz kılar. Tekrar uyur. Yine o dört kişi, tahtını yıkmak üzere iken uyanır. Kendisinde, bir mazlumun ahı bulunduğunu anlar, zindan müdürünü çağırtıp der ki:

    - Zindanda bir mazlum mu var?

    - Bilmem ama, biri, dua edip gözyaşı döküyor.

    Dua eden mahkumu çağırıp hâlini sorunca mesele anlaşılır. Vali, özür dileyip der ki:

    - Şu parayı al ve herhangi bir arzun, bir işin olunca da bana gel.

    Demirci, minnetsiz konuşur:

    - Hakkımı helâl ettim, ancak ihtiyacımı görmek için gelmem.

    - Niçin?

    - Benim gibi bir fakir için, senin gibi bir sultanın tahtını birkaç defa tersine çeviren sahibimi bırakıp da, dileğimi başkasına arzetmem kulluğa yakışır mı?

  2. #2
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]




    Güzel bir alıntı , belki kısa kısa alıntılansa daha çok kişi okur,

    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    25-09-2007
    Mesajlar
    1,373
    Karizma Gücü
    5
    Güzel paylaşımın ız için teşekkürler, inşallah vakit ayırıp okumaya tenezzül eder arkadaşlar.

  4. #4
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    Dua 3 şekilde kabul olur:
    1 ) Dua ettiğiniz şey aynen kabul olur ve istediğinize nail olursunuz...
    2 ) Ettiğiniz dua sizin için şer'dir.Allah aynı ölçüde başka hayırlı bişii kısmet eder yerine...
    3 ) Ettiğinz dua hakkınızda hayırlı değildir.Allah katında kbul edilmez.Ama buna karşılık dua ettiğiniz için Cennet'teki dereceniz artırılır..
    Sonuç itibari ile bütün dualar kabul edilir.Ve Allah (c.c.) kulunu eli boş çevirmez...
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

  5. #5
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    duanın kabul olması kadere ters düşer mi ?
    ............
    imza

  6. #6
    BJK_15 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    2,334
    Karizma Gücü
    7
    Bir şey hakkında verilen karar, kader demektir. O kararın infazı, kaza demektir. O kararın ibtaliyle hükmü kazadan afvetmek, atâ demektir. Evet yumuşak bir otun damarları katı taşı deldiği gibi, atâ da kaza kanununun kat'iyyetini deler. Kaza da ok gibi kader kararlarını deler. Demek atânın kazaya nisbeti, kazanın kadere nisbeti gibidir. Atâ, kaza kanununun şümulünden ihraçtır. Kaza da kader kanununun külliyetinden ihracıdır. Bu hakikate vâkıf olan ârif: "Ya İlahî! Hasenatım senin atâ'ndandır. Seyyiatım da senin kaza'ndandır. Eğer atâ'n olmasa idi, helâk olurdum" der. (Mesnevi-i Nuriye, 206)

    Yani, Ata, bir şey hakkında verilen kararın iptali ve hükmün kaza edilmekten afvedilmesi, şeklinde tarif edilmektedir. Ata denilince, o Rahîm-i Kerim'in ve Gafûru'r-Rahîm'in af ve ihsanı anlaşılır.

    Atanın Kaza kanununu, Kazanın da Kaderi bozmasını şöyle açıklayabiliriz: Bir padişahın umumî kanunları yanında bir de belli günlerde tatbik ettiği af ve ata kanunu vardır. Padişah o günlerde, suçlulardan bir kısmını afveder, diğer bir kısmının cezalarını hafifleştirir, bir kısım raiyetinin ise rütbelerini yükseltir ve maaşlarını artırır. İşte, daha önce umumî kanunla takdir edilen ceza, rütbe ve maaşlar bu ata kanunuyla yürürlükten kaldırılmış olur. Meselâ, bir şakinin işlediği bir suça karşılık on yıl hapis yatması takdir edilmiş olsun.

    Ata kanunuyla bu cezanın afvedilmesi halinde artık ceza infaz edilmez ve ata, kaza kanununubozmuş olur. Cezanın kaza edilmemesiyle de kader kanunu, yâni onun suçuna mukabil takdir edilen on yıllık hapis cezası bozulmuş olmaktadır. İşte, bu misâl gibi, insanların işledikleri günahlara karşılık, kendilerine takdir edilen uhrevî cezalar Cenâb-ı Hakk'ın Ata kanunuyla, yâni O'nun af ve ihsanıyla kaza edilmekten alıkonmakta ve böylece Ata kanunu Kaza kanununu bozmaktadır. Aynı şekilde, Kazanın bozulmasıyla Kader kanunu da bozulmuş, takdir edilen ceza değişikliğe uğramış olmaktadır.

    Bir başka misal, kul bir günah yerine gitmek niyet ve meyliyle evden çıkar. O bu niyetle irâde düğmesine dokunduğu için, Allah da meylinin neticesini yaratacak ve onu irâde ettiği yere götürecektir. Fakat, o kulun güzel bir hali, Allah (c.c)’ın hoşuna gidecek bir tarafı, sözgelimi gecesinin zülüfünde iki damla gözyaşı ya da arabasıyla bir-iki arkadaşını bir sohbete götürüşü vardır da, bunlar Rahmet-i İlâhî'yi ihtizaza getirmiştir ve Allah (c.c) da yolda o kulun karşısına kendisini günah mahalline değil de gülzâra götürecek bir arkadaş çıkarır ve kulun iradesiyle hak ettiği hükmü değiştirir. İşte, Allah (c.c)’ın sebepli sebepsiz kulu hakkındaki bir hükmü veya bir kazâyı onun lehinde değiştirmesi, O’na ait bir atâdır.

    Diğer taraftan, Ata, Kaza kanununun şümulünden ihraçtır, denmektedir. Şöyle ki, bir günah için takdir edilen ceza külli bir kanun iledir. Yâni, şu suçu işleyene şu ceza verilir, şeklindeki takdir, küllidir. Sözkonusu suçu işleyen bir kimsenin tevbe etmesi halinde, günahının afvedilmesi ile Kaza kanununun şümulünden bir ihraç durumu hâsıl olmaktadır. Bu ise aynı zamanda, Kader kanununu külliyetinden bir ihraç mânâsındadır.

    Yukarıda açıklamaya çalıştığımız kaide, kaderin değişip değişmediği sorusunu hatıra getirmektedir. Bu nokta: da şunu ifâde edelim ki, İlm-i İlâhî'nin değişmesi muhaldir. Ezelden ebede kadar olmuş ve olacak bütün hâdiseler gibi, Ata kanununun tatbikatı da o ilmin şümûlündedir. Bu kader değişmez. Değişiklikler sabit ve derin olan Levh-i Mahfûz'un daire-i mümkinatta bir defteri ve yazar bozar tahtası hükmündeki Levh-i Mahv ve isbat'ta olmaktadır. Önce takdir edilen nice cezalar, daha sonra tevbe vesilesiyle ve ata kanunu ile afvedilmekte, Levh-i Mahv ve isbat'tan silinmekte ve kaza edilmemektedir. Nitekim bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmaktadir: Allah dilediği şeyi mahveder ve dilediğini isbat eder. Nezdinde kitabın aslı olan Levh-i Mahfuz vardır. (Ra'd sûresi, 39)


    Kaynak

    Belki aydınlatıcı olur.Soruna yanıt bulabilirsin belki...
    B E Ş İ K T A Ş K



    Alıntı ... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    sen hiç gitme burdan e mi? 12345


    Gitme Sevgili!
    Sokak aralarında yitirdiğim aklımı geri ver bana..
    yüreğim yüreğinde..
    Böyle kuru bir beden ne işe yarar sensiz?
    Ya dünümü ver ya da hakkımı!
    çok mu arzu ettiklerim?
    Hayatının kısa film akropollerinde hiç mi karem yok?
    Senaryoda figüran olarak ölmek istemiyorum.. Al beni gözlerine…

  7. #7
    siyasal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-07-2006
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    6
    Dualarımız neden kabul edilmiyor cümlesini zikretmek dahi caiz değildir


    Dualar temiz yürklilikle iyi niyetle okunduğu takdirde mutlak kabul görür bu dünyada gerçekleştiğini görememek kabul olmadığı anlamına gelmez

    Edilen dualar sevap karşılığı ile ahirette kula hediye edilir

    Kul keşke dünyada hiçbir duamın gerçekleştiğini göremeseydimde Ahirette görseydim der



    *Dualarım kabul olmadı demek dua'nın hükmünün düşmesine sebep olur bu sebeple bunu söylememek gerekir.



    (Bir sohbet esnasında kıymetli bir hocamızdan dinlemiştim)
    Bu mesaj en son " 05.06.08 " tarihinde saat 18:20 itibariyle siyasal tarafından düzenlenmiştir...
    Levent Kırca'nın Hükümetten Kimse Öldüğümde Cenazeme Gelmesin Söylemine Kulp Bulan Zevatlarrrrr
    AKP'nin şakşakçılığını yapanlar

    Şehit Aillerinin "SAYIN ERDOĞAN'ı protesto etmesine ve Şehit Cenazelerinden Kovmasına da Kulp bulabildiler mi ?
    Biran önce bulun da "Gazınızzz" gitsin ...

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Siz, kabul edileceğine yakinen inanarak, Allaha dua ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  9. #9
    N@néLémoN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2008
    Mesajlar
    825
    Karizma Gücü
    5
    müslümanların eğitimsiz ve cahil kalıp hurafelerin çoğalması İslam alimlerinin kalmayışından ve hoca olarak bilinen kişilerin aslında bocalayan kişilerden oluşmasıdır ...Rahmetli hocamın sözüdür ; bizim Hocalar burada bocalar

    Paraya ve maddiyata yönelmiş ücretle kuran okuyan hocanın çevresindeki cemaatine faydalı olacağı düşünülemez zaten

    Dua konusuna gelince Dua Müminin silahıdır Hadisi Şerifi mucibince dua etmeyi bırakmamalı ve ısrarla devam edilmelidir,muhakkak kabul edilir, yeterki Dua ettim kabul edilmedi diye düşünülmesin.

  10. #10
    balcova adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2004
    Mesajlar
    172
    Karizma Gücü
    0
    hayatımda geldiğim yerle sahip olduklarıma duayla değil kendi cabalarımla geldim, en ufak bir dua etmedim istemedimde kimsedende bişi
    insanlardan sonra insanlar tarafından üreyen,türeyen,yayılan neredeyse herşeyin kullanımı, varlığını , sürdürmesi için insana ihtiyacı vardır tıpkı hiçkimseye faydası asla olmamış olamıcak dini inançlar gibi


    insanın dine ihtiyacı yoktur yaşamını sürdürmesi için

    ama dinin insana ihtiyacı vardır yaşamını sürdürebilmesi için

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •