• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Fikih Ve Fetva

    Arapça “fe-ku-he” maddesinden gelir. Sözlük anlamı ile
    “bir şeyi iyi kavramak, anlayışlı olmak, bilmek” demektir. Bu açıdan “ilim”den
    biraz farklıdır. “Ilim” nasıl olursa olsun bilmek, “fıkıh” ise, işin esprisini
    kavramak, inceden inceye bilmek, demektir. “Fıkıh” sonradan şeriat ilimlerini
    (Kitap ve Sünneti) bilmeye ad olmuştur. Daha sonra da hüküm isteyen furû
    mes’elelerine ve onları bilmeye denmiştir. Rasûlullah (sav) döneminde “fıkıh”,
    bugünkü tahsîsî (spesifik) anlamında değildi. Meselâ o: “Allah kime hâyir
    dilerse onu dinde fakîh kılar”, “Insanlar madenler gibidirler.

    Cahiliyette seçkin olanları, fıkhettikleri takdirde Islâm’da da seçkin olanlardır.” Ibn
    Abbas için: “Allah’ım, onu dinde “fakîh” kıl ve ona Kur’ân’ın te’vilini öğret”
    buyururlarken “fıkhı”, hep bu genel anlamda, yani iyice anlama ve kavrama
    anlamında kullanmıştır. Fıkıh, tabiin dönemine kadar bu anlamda kullanılmış
    olacak ki, Imam-i Azam onu: “Kişinin lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesidir”
    diye tarif etmiş ve itikad esaslarından bahseden eserine “el-Fıkhu’l-Ekber” yanî,
    iyi anlaşılması gereken en önemli mes’eleler adını vermiştir. Daha sonra,
    ilimlerin çok detaylı ihtisas dallarına ayrılmasıyla da fıkıh, “şer’î ve amelî
    mes’eleleri bilmektir” diye tanımlanmıştır.

    Her ne olursa olsun, fıkıhla ilgisi olmayan bir müslüman
    düşünülemez. İşte bu mulahaza ile bizler “fıkıh” penceresini biraz aralayacak ve
    onun genellikle tahsîsî anlamıyla, günübirlik mes’elelerimize çare arayacağız.
    Şimdilik yapacağımız sadece nakil anlamında fıkıhtır. Yani bizler şu anda,
    fıkıhla meşgul olduğumuz için mecazî manâda fakihiz. Halimize, şu ana kadar
    aldığımız yola, yapılması gerekenlere göre yaptıklarımıza baktığımızda hakiki
    anlamda fakîh, yani müctehid olamayacağımızdan korkuyoruz. Ama Allah’ın lütfûnu,
    bize: “Ya Rab, bizi muttakilere imam kıl” diye dua öğretmesini ve O’nun sonsuz
    hazinesini düşündükçe yani olana değil, oldurana baktıkça da bunun zor
    olmadığını görüyoruz ve istiyoruz.

    Işin diğer yönüne gelince:

    “Fetvaya en cüretkâr olanınız ateşe de en cüretkâr
    olanınızdır” hadîs-i şerifini biliyoruz. Bu cüretkârlığı göze alamayız. Onun
    için yazacaklarımız terim anlamıyla “fetva” olmayacaktır. Çünkü gerçek anlamı
    ile “fetva” “müftî”nin işidir. Müftî ise müctehid olmalıdır. Biz şimdilik
    müctehid olmadığımıza göre yapacağımız işe de “fetva” vermek değil, fıkıhtan
    verilmiş fetvalardan aktarmalarla güncel meselelerimize çareler teklif etmek
    olacaktır. Şimdilik müctehid değiliz, dememiz iddiali olarak karşılanmamalıdır.
    Çünkü biz bunu söylerken kendimizi değil, işaret ettiğimiz gibi verecek olanı
    düşünerek söylüyoruz. O’nun vergisine sınır getirme hakkına sahip değiliz.
    kaynak


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Fıkıh, dinin Anayasasıdır. Dinin olur olmazı orada şekillenir. Allah'ın yasası kulları için bu ilimle belirlenmiştir. Fakih, Fıkıh edendir. G&#252;çl&#252; bir m&#252;çtehit, G&#252;çl&#252; bir Muhaddis, Alimdir. Dinin temellerine ait Kuranın ruhunu iyi tevil eden Tefsircidir. Kısacası Fıkıh bilmeyen Alim olamayacağı gibi her m&#252;sl&#252;manında ameli oranınca Fıkıh bilmesi şarttır
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TEDAŞ bir fetva ile 3 trilyon kazandı
    2005 Konuları bölümünde murathan tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 22.07.05, 11:20
  2. Fikih Ilimi
    2005 Konuları bölümünde bitlikral tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 02.06.05, 10:51
  3. Türklerin ölümüne fetva verildi !
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Atilla tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 26.10.04, 11:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •