Hiçbir "insan" bana 7 yaşında bir Ermeni kızının Anadolu'nun bir köyünden alınıp günlerce dağlardan, bozkırlardan ve sonunda çöllerden geçerek Suriye'ye gönderilmelerini izah edemez.
15 yaşında bir Ermeni kızın sağ ve salim Suriye çölüne ulşabileceğini kim nasıl garanti edebilir. 2008 yılında Edirne'den giren bir İtalyan ancak Gebze'ye kadar ulaşabilirken...
65 yaşında bir Ermeni teyze ne ihanet etmiş, yeni doğum yapmış bir Ermeni kadını, 8 yaşında oğlu Agop...
Günlerce, yazın sıcağında, susuzluğunda, kışın yağmurunda karında...
Günlerce yürüyerek bir bilinmeze gönderildiler. Devlet gönderdi.
ve arkalarında yüzbinlerce cansız beden bıraktılar.
Bundan utanç durmak gerekir. Bütün bir halkı, dinleri farklı-dilleri farklı-ırkları farklı diye, yeni doğan bebeğinden son günlerine yaşıyan ihtiyarına, 18 yaşındaki genç kızları, yeni yürümeye başlayan erkek çocuklarına kadar "suçlu" ilan etmek... Hiçbir soruşturma yapmadan, hiçbir yargılama yapmadan, hiçbir mahkumiyet kararı olmadan "cezalandırmak". Bu ne insanlıktır ne de adalettir.
Bu düpedüz insanlık suçudur.
Tarihe bu kara lekeyi düşürenlerden utanmalıyız.
Utanmalıyız ki bir daha ne Maraş olsun, ne Çorum olsun, ne Sivas olsun ne Malatya olsun.
Utanmalıyız ki her yüz kızartıcı katliamda "münferit" demek ikiyüzlülüğünden olsun kurtulalım.