Barış Meclis’i tarafından İstanbul Kadıköy Meydanı’nda düzenlenenen “Artık Yeter! Kürt Sorununda Demokratik Çözüm İstiyoruz” mitingi on binlerce kişinin katılımıyla yapıldı. Mitingde sık sık “Biji Aşiti” ve “Barış hemen şimdi” sloganları atılırken operasyonlara son verilmesi istendi. Dün saat 11.00’da Tepe Nautilus önünde toplananan kitle saat 12.00’den itibaren mitingin yapılacağı İskele Meydanı’na yürüdü. Mitinge sivil toplum örgütleri, meslek odaları, çevre örgütleri, sendikalar, demokratik kitle kuruluşları ve çeşitli siyasi partiler katıldı. Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan kitleye hitap eden Barış Meclisi Tertip Komitesi Başkanı Murat Çelikkan, “Kürtlerin onurlu yaşamaları sağlanmadan bu topraklarda hiç kimse özgür olamaz” dedi.
“TEK SES YARATMAYA GELDİK”
Miting için önceden çalışmaya başlayan siyasi partileri, meslek odaları, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine teşekkür eden Çelikkan, “Burada gücümüzü birleştirip tek ses ile barış ve çözüm demek için geldik. Biz çözüm istiyoruz. Bize çözümünüz nedir diye soruyorlar. Çatışmaların köy boşatmalarının tecritlerin, sömürülerin, çözüm olmadığını biliyoruz. Savaş değil, çatışma değil, diyalog istiyoruz. Sesimizi siyahların sesi arasında kaybetmek istemiyoruz. Sorun sınır ötesinde mi ki çözümü sınır ötesinde arıyoruz. Çözüm burada. Çözüm milyonların ‘barış istiyorum’ talebinde” diye konuştu.
Tersane işçilerinin aldığı grev kararına da değinen çelikkan, Limter-İş Sendikası’nın 16 Haziran’da yapacağı greve herkesi destek vermeye çağırdı. “Eşitlik ve özgürlüğün yanına kardeşliği de istiyoruz” diyen Çelikkan, “Biliyoruz ki eşitlik ve özgürlük kardeşlik olmadan bir anlam ifade etmiyor. Çocuklarımıza kalıcı bir barış istiyoruz” dedi.
Murat Çelikkan, “Siyasal iktidara sesleniyorum: Barış ve demokrasi zor değil. Bu topraklarda yaşayan herkes buna hasret. Öncelikle devlet kurumlarından savaşın, çatışmaların ve ölümü değil, yaşamı siyasetin merkezine alan bir açılım talep ediyoruz. Kürt kimliğine sahip olan insanların siyasal alanda bu kimlikle varolabilmeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır. Kürtlerin onurlu yaşamaları sağlamadan bu topraklarda hiç kimse özgür olamaz. Birlikte adil ve özgür bir gelecek yaratalım. Birlikte farklı ama eşit bir düzen için mücadele edelim” diye konuştu.
“ÖÜM DEĞİL ÇÜZÜM İSTİYORUZ”
Barış Meclisi Sözcüsü Ayhan Bilgen de yaptığı konuşmada, yıllardır kan ve gözyaşından başka bir şeyi görme fırsatı bulmadıklarını, barışın ne anlama geldiğini çok iyi bildiklerini söyledi. Herkesin eşit ve özgür hissettiği bir dünya kurulmadıkça barıştan söz etmenin mümkün olmayacağını ifade eden Bilgen, “Ama yine biliyoruz ki Kürt sorunu ve çeyrek asra yaklaşan bir süredir devam eden çatışmalar çözülmedikçe hiçbirimiz için özgürlük ve adalet söz konusu olmayacak. Bugün Türkiye’nin İç Anadolusunda, Egesinde, Trakyasında Kürtlerin Türklerle, Çerkezlerle, Lazlarla birlikte yaşadığı birçok bölgesinde en küçük bir tartışma bir Türk-Kürt kavgasına linç girişimine dönüşüyorsa her şeyi yeniden düşünmek zorundayız. Artık zoraki birliktelik değil, gönüllü birarada yaşama projesini toplumsallaştırmak ellerimizde. Ölüm değil çözüm istiyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından İlkay Akkaya, Uğur Karataş, Grup Masis sahne aldı. Miting yaşamını yitiren yazar Mehmed Uzun, Orhan Doğan ile katledilen Hrant Dink için yapılan anmanın ardından Ermeni sanatçı Bese’nin verdiği konserle son buldu.
Halkın Gazetesi BirGün ...
GENÇER KONUŞTU
Mİtİngde Türk ve Kürt gençlerine de söz verildi. Türk geçlerini temsilen konuşan Pınar Yanardağ şunları söyledi: “Savaş özgürlüğümüzü çalıyor. Demokratik haklarımız güvenlik gerekçesiyle elimizden alınıyor. Barışın özgürlüğün mücadelesini verenler, soruşturmalarla davalarla karşılaşıyor. Savaş yaşama hakkımızı elimizden alıyor. Uğur Kaymaz, Mizgin Özbek, Enes Ata bu savaşın en hazin çocuk kurbanları. Ama ne yazık ki sadece onlar değil hayatını kaybedenler. Bu savaşın yaşamlarını çalındığı on binlerce isimsiz ölü bu toprakların altında yatıyor. Arkadaşlar, bugün burada barış isteyenler olarak bir araya geldik. Kardeşçe yaşanacak bir gelecek istiyorum. Kürt arkadaşlarımızın acı ve ölümlerinden çok daha fazla paylaşacak şeyleri olduğunu biliyorum. Okullarında ders kitaplarında Mehmet Uzun’un romanlarının kendi ana dillerinde okutulduğu bir gelecek istiyorum. Şivan Perwer’in şarkılarının Sezen Aksu şarkıları gibi birlikte söylendiği bir gelecek istiyorum.”
24 YILIMIZ SAVAŞLA GEÇTİ
Kürt gençlerini temsilen konuşan Ömer Özcan ise şunları belirtti: “Biz Kürtler için barışı haykırmak aynı zamanda savaşın neleri yıktığını hatırlamak demek. 24 yılımız savaşla geçti. Hayatını savaşın gölgesinde geçiren yeni nesiller yaratılmaya devam ediyor. Artık savaşın, çatışmanın ve operasyonların hakim olduğu bir coğrafyada yaşamak istemiyoruz. Çeyrek asra yakın bir zamandır bu ülkenin önemli bir kısmında bütün hayat askeri yöntem ve önlemlerle şekillendi. Arkadaşlar gizlenen şey sadece savaş değildir. Asıl gizlenen savaşın devam ettiği zamanlarda orada yaşayan biz Kürtlerin nasıl bir hayat yaşadığıydı. Bizler biliyoruz ki bu durum sadece savaştan sonra olan bir şey değildi. Kürtlerin taleplerine dair her şey gizleniyordu. Ama ben artık bunları konuşabileceğim ve anlatabileceğim bir dünyada yaşamak istiyorum. Çünkü 1990’lı yıllarda hızla büyüyen ve bugün teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bu savaşın göbeğinde yaşamak istemiyorum. Bu savaş gazete ve televizyon haberlerinde bir iki cümle ile geçiliyor. Savaşın en şiddetli yaşadığı yerlerden biri olan Yüksekova’da savaş ve baskı bizim için bir iki cümle ile geçiştirilebilecek bir şey olmadı hiç.”
Halkın Gazetesi BirGün ...
Güzel organizasyondu,güzel birgündü.Sık sık gerçekleşir böyle organizasyonlar umarım.


LinkBack URL
About LinkBacks
ÜM DEĞİL ÇÜZÜM İSTİYORUZ”
Alıntı Yaparak Cevapla



