''Türban kararı kafalarına dank etsin!''
AİHM'den bir kez daha ret yanıtı alan türban kararı için eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ten sert ifade...
04 Haziran 2008 09:09AİHM, türbanla görev yaptıkları için işlerine son verilen iki öğretmenin başvurusunu haksız buldu. Mahkeme kararında Leyla Şahin davasına gönderme yaparak, türban yasağı nedeniyle din özgürlüğünün ihlal edildiğine dair iddiayı reddetti. AKP’nin anayasa taslağını hazırlayan Özbudun, karara destek verenler arasında
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), türbanla öğretmenlik yaptıkları için işlerine son verilen Fatma Karaduman ve Sevil Tandoğan’ın başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, başörtüsü yasağı nedeniyle din ve inanç özgürlüklerinin ihlal edildiğine dair iddiayı reddettiği kararı oy birliğiyle aldı. Kararda daha önce alınan Leyla Şahin davasına gönderme yapıldı ve bu konuda AİHM’in içtihatının oturduğu mesajı verildi. Leyla Şahin davasına bakan AİHM, kararında Şahin’in laik bir ülkede olduğunu bilmesine rağmen okulda başörtüsü takmak istemesinin haksız olduğunu vurgulamıştı.
AİHM’e türban dışında adil yargılanmadıkları gerekçesiyle de başvuran Karaduman ve Tandoğan, bu konuda haklı bulundu. Mahkeme, Danıştay Başsavcısı’nın mütaalasının kendilerine geç ulaştırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine karar verdi, ancak davacı öğretmenlerin manevi tazminat olarak 400 bin euro ve mahkeme masrafları için 20 bin euro talebini de reddetti.
KAMUDA YAPILAMAZ
AİHM’in kararına akademisyenlerden de destek geldi. AKP’nin Sivil Anayasa Taslağı’nı hazırlayan komisyonun başkanlığını yapan Prof. Dr. Ergun Özbudun, AİHM’in kararına kamu çalışanları yönünden aynen katıldığını söyledi. Özbudun karara ilişkin, “Avrupa Mahkemesi, daha önce de aynı yönde kararlar vermişti. Bu açıdan yeni bir içtihat değil. Davacıların öğretmen olduğu dikkate alındığında, kamu çalışanlarının dini simge kullanmasını yasaklayan AİHM’in bu kararına aynen katılıyorum. Kamu görevlilerinin dini simge kullanmalarını yasaklayan düzenlemeler, hak ihlali olarak kabul edilemez. Üniversite öğrencileri yönünden ise böyle bir yasağı desteklemiyorum” dedi.
KAFALARINA DANK ETSİN
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Sami Türk de, AİHM’in daha önceki yerleşik içtihatlarına paralel bir karar verdiğini belirterek, “Mahkeme, laiklik konusundaki hassasiyetini sergilemiştir. Bu kararın birilerinin kafasına dank etmesi, birilerinin bundan ders çıkarması gerekiyor. Bu karar, türban konusundaki ısrarın bir özgürlük sorunu olmadığını ortaya koymuştur. Avrupa Mahkemesi’nin kararı, Mustafa Yücel Özbilgin’in şehit olduğu Danıştay saldırısına neden olan kararla büyük benzerlik taşımaktadır ve o kararın hukuka uygunluğunun teyitidir” diye konuştu.
AVRUPA’DA İZİN VERİLMİYOR
AİHM’in laik bir ülkede devletin dininin olamayacağı ve devleti temsil eden kamu görevlilerinin din konusundaki tarafsızlığını bir kez daha yinelemiş olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ülkü Azrak ise, “Dini simgeler öğrenciler üzerinde baskı ve telkin oluşturabilir. Bu nedenle Avrupa’nın hiçbir ülkesinde öğretmenlerin derslere dini simge ile girmelerine izin verilmiyor. AİHM’in kararı bu çerçevede değerlendirilmelidir” dedi.
Kritik gün geldi
Anayasada yapılan türban düzenlemesinin “iptali” talebiyle açılan davada, karar haftası. Anayasa Mahkemesi üyeleri, davayı karara bağlamak için yarın masaya oturacak. Kararın aynı gün veya cuma günü verilmesi bekleniyor. Karar, AKP hakkında açılan kapatma davasını da yakından ilgilendiriyor. Anayasa Mahkemesi’nin önündeki ilk seçenek, şekil denetimi ile sınırlı kalıp karar vermesi. İkinci seçenek ise, davanın esasına girip “türban” düzenlemesini iptal etmesi. Bu koşulda kapatma iddianamesi güçlenmiş olacak. Üçüncü seçenek ise “yorumlu ret” kararı. Buna göre Anayasa Mahkemesi, iptali istenen düzenlemenin YÖK Kanunu değiştirilmediği için tek başına türbana vize vermediğini belirterek başvuruyu reddedecek. Ancak gerekçeli kararda, türbanı yasaklayan daha önceki yargı kararları ve “laiklik” ilkesi hatırlatılarak, üniversitelerde türbana izin veren bir düzenlemenin anayasaya aykırılık oluşturacağı vurgulanacak.
Bu dava kapatmaya ışık tutar denilemez
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, türban davasında alınacak bir kararın, AKP’nin kapatılmasıyla ilgili davayı etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin, “Türban davasında verilecek üç karardan bir tanesi kapatma davasına etkili olabilir. Yani iptal edilirse, elbetteki diğeri için ışık tutabilir gösterge olabilir. Ama ret kararları halinde, ister şekil yönünden olsun, ister yorumlu ret olsun, hiçbir şekilde etkisi olmaz. Kapatma davasının yani iddianamenin tek bu sebebe dayanmadığını da dikkate alırsak ki 60 küsur sebepten biridir, o zaman bu öbürüne ışık tutar deme olanağı yok” diye konuştu.
Akşam
Yargıtayı Danıştayı eleştiren saldıran zihniyet AİHM'i neden eleştirmiyor.....


LinkBack URL
About LinkBacks
AİHM'den bir kez daha ret yanıtı alan türban kararı için eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ten sert ifade...
Alıntı Yaparak Cevapla



