Dün gece ABD'den yine panik haberler geldi. Lehman Brothers'ın FED'den borç para istediğine dair dedikodular üzerine Dow Jones endeksi bir ara yüzde 1.50'lere varan bir düşüş yaşadı. Daha sonra bu haber yalanlandı ama Lehman Brothers hisseleri yüzde 14.5 değer kaybına uğradı. Ayrıca Dow Jones da 12.400 sınırında kapandı.
Tahminen bugün bizim borsa yine dünkü gibi düşüşle açılıp daha sonra da dış piyasaları izlemeye devam edecektir. Fakat 39.500'ü aşağı kırmasını beklemiyorum. Fakat unutulmamalı ki ABD'de hala ciddi bir stres var ve bir dedikodu bütün piyasaları alt üst edebiliyor. Yani ABD'li yatırımcılar ciddi biçimde tedirginler.
İçeriye baktığımızda ise enflasyon yine oldukça yüksek geldi. Aslında TÜFE yine de fean değildi ama ÜFE'nin yeniden yüzde 2'nin üzerinde artması bence geleceğe dönük olarak hiç iyi sinyaller değil. Petroldeki fiyat artışları artık imalat sanayinin içine girmeye başladı ve fiyatlardaki artış trendinin hemen geri dönmesi imkansız görünüyor.
Bu arada yabancılar neler yapıyorlar? Adamlar akıllı. Şu an TL'de likit bekleyip paralarını gecelik ya da haftalık bazda değerlendiriyorlar. Nasıl olsa geçen haftalarda Merkez Bankası'ndan sinyal geldi. Faizler yeniden artacak. Dolayısıyla ne lüzum var tahvile girip vade riski almaya. Gel Türkiye'ye repoda yat ve yüzde 15.25 faizin garanti. Aslında kısa vadede doğru olan şeyi yapıyoruz. Yani Merkez Bankası faizleri yüksek tutuyor fakat kısa vadedeki bu doğru, orta ve uzun vade için birçok yanlışı beraberinde getiriyor. Acısını daha sonra çok feci hissedeceğiz ama şimdilik rahatız.
Reel sektörü hiç konuşmaya gerek yok. Çünkü reel sektör diye birşey kalmadı. İşsizlik artmaya devam ediyor. Neden mi? Çünkü şu an yükselen enflasyon içerdeki fiyatları artırırken, düşen kurlar ithal mallarını çok daha cazip hale getiriyor. Dolayısıyla ithalat önümüzdeki aylarda çok daha hızlı artacak. Yani cari açık hoplaya zıplaya yükseliyor ve daha ne kadar yükselip sonra tepe taklak olacak bilemiyoruz.
Siyasete gelince... ben bu konuda hiç konuşmayayım. Çünkü bildiğim birşey değil. Bildiğim tek bir şey varsa, yabancı para bu atmosferi sevmiyor. Ülkenin bir an önce siyasi belirsizlikten kurtulması gerekiyor.
Sevgili okuyucularım, burada iyi birşeyler yazamıyorum. Ama gerçekten endişeliyim. Gidişat iyi değil ve sayın Mehmet Şimşek CNN televizyonuna çıkıp "evet kabul ediyorum, belediyelere kaynak aktarılıyor ve oarad biraz gevşeme var" diyebiliyor. Bir bakan dahi mali disiplinin bozulduğunu söylüyorsa, önümüzde seçim varsa ve harcamalar ciddi biçimde artacaksa, Temmuz ve Ağustos ayındaki 44.5 milyar YTL'lik itfa öncesinde acaba yabancılar, şimdi reponun kaymağını yerken, yeniden ihaleye girerler mi? Acaba bu 44.5 milyar YTL'lik kağıdın yüzde kaçı yabancılarda? Varsayalım ki yüzde 20'si onlarda olsun. Hazine acaba 8-10 milyar YTL'yi daha az teklif gelirse, bunu kaldırabilecek mi?
Makro dengeler hergün biraz daha bozuluyor. Ekonominin dört önemli ayağı var. Bu ayaklara bakalım.
1. Ayak: Reel Sektör: Büyüme yavaşladı, işsizlik hızla artıyor ve enflasyon yükseliyor. Durum vahim
2. Ayak: Kamu Kesimi: faiz dışı fazla indirildi, 7 milyar YTL dah kaynak yaratıldı ve bu para seçim yatırımı olarak harcanacak. Vergi gelirleri düşüyor. Bütçe açığı artarken bu harcama politikası enflasyonu da körükleyecek.
3. Ayak: Dış Ödemeler dengesi: Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyoruz. Bütün krizlerimiz bu zaman kadar hep dış ödemelr dengesinden çıktı. Biz hala cari açığın sürdürülebileceğinden bahsediyoruz ve deli gibi ithalat yapıyoruz.
4. Ayak: Finansal piyasalar: Faizler artıyor. Bir iki ay önce yüzde 16.50 olan faizler yüzde 20'nin üzerinde dolaşıyor. Döviz Kurlarını soracaksınız. Bir tek o artmıyor. Neden acaba? Neden olacak! Şimdilik gecelik bu kadar kazancı dünyanın başka neresinde bulacak bu yabancılar? Yabancının repoya demirlemesi iyi mi kötü mü? Buna ben cevap vermeyeyim, başkaları cevap versin... Ben hep şikayet edip, durumun vehametini anlatıp çözüm önermiyormuşum. Tabi ki çözüm var. Ama şu anki ekonomik kurgu ve sistem içinde değil. Çözüm radikal olmak zorunda. Bu çözümü şu an uygulamayanlara, "ekonominin dinamikleri" bir gün gelir paşa paşa uygulatır. Aynen Mahattir'e uygulattığı gibi.
Yaşar Erdinç


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
