olmayan bir varlığa sığdırmıştım kendimi
saklanmıştım dolu gibi üzerime düşen korkulardan.sadece elimi uzatsam bile beni paramparça edecekti biliyordum.
bilmek başka,söyleyememek başka.
içim yanıyor,dokunmayın yüreğime,gözümde yaşlarım dinmemişken neye yarar en masum gülüşler,en tatlı sevgi sözleri,yüreğim kanıyor,pelte pelte...
küçük bir çocuğun gözlerinde bulsam bu sevgiyi,onu da bırakamamki.kötüler her yerde.kendimi feda ederim yine ona kimse dokunamaz.benim bebeğim,küçük masumum.
gözlerinde doğmamış acıların yasını saklıyorsun.
küçük omuzlarına bilmediklerin yükleniyor,taşıman için...
yanındayım desem nereye kadar,ellerimi uzatsam parçalayacak biliyorum.ama sana dokunmasınlar yeterki feda ederim ben kendimi.
yeterki zamanı gelince sana zarar verecek olan tek kişi ben olmayayım diye dua ediyorum.uzaklaşmaktayım,küçücük ellerinle sarılıp boynuma gitme diye ağlasanda gidiyorum masumum.ayrılık bana özgü birşey değil.birilerinin emri.
sana başından beri anlatıyorum üstelik,kendimi bir sona hazırlıyorum yavaş yavaş.
titreyen ellerim,yüzümü kapatırken yatağın bir kenarında odanın köşesinde bekleyen o karabasan alacak beni senden dedim...
bir gün o örtü aralanacak,sesim çıkmayacak.keşke anlayabilsen neler olduğunu.en çok özleyeceğim gülümsemen olacak.bir gülümsedinmi bana dünyaları veren o tatlı gözlerin olacak.
bu bir veda değil,sonsuza atılan ilk adım.taa ki kavuşma zamanını belirlemiş olanın, bir dahaki emrine kadar görülemeyecek olan tek bir beden sadece.
umudun güncesi


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla





