Hukukçular Derneği: Mahkeme, Meclis Yetkisini Gaspetti
Hukukçular Derneği Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamada Anayasa Mahkemesinin Meclisin yetkisini gaspettiği ifade edildi.
Hukukçular Derneği: Mahkeme, Meclis Yetkisini Gasp - 07 / 06 / 2008 02:53
Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin başvurusu üzerine üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran anayasa düzenlemesini iptal etmesine gösterilen tepkiler çığ gibi büyüyor. Hukukçular Derneği Genel Merkezi'nden Başkan Av. Kamil Uğur Yaralı imzasıyla yapılan yazılı açıklamada Anayasa Mahkemesinin kararı eleştirilerek, bu kararla Meclisin ve dolayısıyla halk iradesinin gaspedildiği ifade edildi.
İşte Dernek Merkezinden yapılan yazılı açıklama:
Anayasa Mahkemesi TBMM’nin yaptığı anayasa değişikliklerini esastan iptal ederek yasama meclisinin yetkisini gasp etmiştir. Bu kararı ile Anayasa Mahkemesi kendisini hem yasamanın hem yürütmenin üzerinde bir vesayet makamı olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Parlamenter sistemin bu şekilde işlemesi mümkün değildir.
YASAĞA İLİŞKİN YARGI KARARLARI MİLLET İRADESİNE AYKIRIDIR
Milletin/halkın ezici çoğunluğu başörtüsünün serbest olmasını savunmaktadır. Milletin iradesi bu yöndedir. Pozitif hukuka göre mahkeme kararları meşruiyetini millet iradesinden alır. Başörtüsünün yasak olduğuna ilişkin mahkeme kararları millet iradesine aykırıdır. Bu bakımdan pozitif hukuka göre meşruiyetleri de yoktur.
Yargı Devletin üç anaerkinden birisidir. Devletin olmazsa olmaz ana unsuru ise millettir. Yargı erki kararlarını millet adına verir. En azından demokratik sistemlerde böyledir. Bu bakımdan yargı kararlarının millet iradesine uygun olması gerekir.
ANAYASAYI DEĞİŞTİRME YETKİSİ MİLLETE AİTTİR
Pozitif hukuka göre anayasa yapma yetkisi münhasıran millete aittir. Millet bu yetkisini yasama meclisi (TBMM) eliyle kullanır. Anayasanın 10. ve 42. Maddesinde yapılan düzenleme bir anayasa hükmüdür. Bu hüküm bütün kurumları bağlar. En başta anayasa mahkemesini bağlar. Anayasa mahkemesinin kendisini anayasa hükümleri ile bağlı görmeyen bu yaklaşımı;
- Önce anayasayı ihlaldir.
- İkinci olarak millet iradesine karşı çıkıştır.
- Üçüncü olarak ise hukuka aykırıdır.
- Dördüncü olarak Anayasa Mahkemesinin Yasak koyma yetkisi yoktur.
Hukuka aykırı mahkeme kararlarının meşruiyetinden bahsedilemez. Bu karla Mahkeme Anayasanın 6. Maddesindeki “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmünü “egemenlik kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesinindir” şeklinde anladığını ortaya koymuştur.
YARGI MENSUPLARININ YARGI KURUMUNU YIPRATMAYA HAKKI YOKTUR
Siyasi ve ideolojik kaygılarla verilmiş bulunan yargı kararları yargıya olan güveni çok ciddi anlamda sarsmıştır. Yargı mensuplarının yargı kurumunu yıpratmaya hakkı yoktur. Türkiye’de yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı her zaman tartışma konusu olmuştur. Hukuk ve adalete uygun karar verebilmek için yargının tarafsız ve bağımsız olması zorunludur.
Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkesinin belki de en önemli kısmı yargı mensubunun kararını verirken kendi ideolojik veya siyasi düşüncesinden bağımsız olabilmesidir. Özellikle yüksek mahkemelerde görev yapan yargı mensuplarının bu anlamda hukuk içinde hareket etmesi zorunluluğu ülkenin en acil ihtiyacıdır.
Son gelişmeler nedeniyle Türkiye’de darbelerin şekil değiştirdiği ifade edilmiş, post modern 28 Şubat darbesinden sonra bu defa “yargı eliyle darbe yapılmak istenmektedir” iddiaları kamuoyunda dillendirilmiştir. Böyle bir ihtimal bile yargı adına çok üzücüdür. Yargı, üzerindeki bu gölge ve şüpheleri verdiği kararlar ile kaldırmalıdır.
ANAYASA MAHKEMESİ KENDİSİNİ ANAYASANIN VE TBMM NİN ÜSTÜNDE GÖRMEKTEDİR
Anayasa Mahkemesi kendisini anayasanın ve yasama meclisinin üstünde gördüğünü açıkça ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesi her şeyden önce anayasaya bağlıdır. Yaptığı denetim de anayasaya uygunluk denetimidir. Üzücüdür ki bu anayasal ilkelere rağmen anayasa mahkemesi, bazı kararları ile anayasaya değil siyasi eğilimlerine uygunluk denetimi yaptığını açıkça ortaya koymaktadır.
Anayasaya göre mahkeme anayasa değişikliklerini yalnızca şekli bakımdan denetleyebilir. Anayasanın 148. Maddesi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenlemektedir. Anılan madde “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler” hükmünü getirmektedir. Bu kararı ile Anayasa Mahkemesi anayasanın bu hükmünü açıkça ihlal etmiştir.
Sonuç itibariyle yargı mensuplarının ve mahkeme kararlarının tek hedefi adalettir. Hak ve adalet ilkesinden ayrılan mahkemelerin de, yargı kararlarının da hiçbir meşruiyeti yoktur. İdeolojik veya siyasi kaygılarla hareket eden mahkemeler ve kararları kamu vicdanında mahkûm olmaktadır.
Halkımız kendi hukukuna sahip çıkarak kendi adına hareket eden kurumların denetimini yapmalıdır. Halkın seçtiği iktidarın görevi ise bu tıkanmayı ortadan kaldırmaktır. Yapılması gereken topyekûn bir anayasa değişikliği ile her kurumun hukuk sınırları içine çekilmesi, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistemin kurulmasıdır.
Boyut Haber, Haberler, Haberi, Haberleri,