Son dönemde verdiği kararlarla adından sıkça söz ettiren Anayasa Mahkemesi üyeleri göreve başlarken nasıl yemin ediyor dersiniz? İşte cevabı...
1. yemin 1962-1983 yılları arasında kullanılan yemin:
"Asıl teminatını Türk vatandaşlarının gönül ve iradelerinde bulan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı koruyacağıma; Görevi,doğruluk,tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde,sadece vicdanımın emrine uyarak yapacağıma,namusum üzerine yemin ederim."
2.yemin ise 1983'ten bugüne kadar kullanılan yemin:
"Türk milleti tarafından demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı koruyacağıma; görevimi, doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yapacağıma, namusum ve şerefim üzerine and içerim."
Bu iki yemin arasindaki en büyük fark hali hazırda kullanılan yemindeki DEMOKRASİ`ye olan vurgu. Millet egemenliğine dayanan bir yönetim şekli olan demokrasi kavramının Mahkemenin son verdiği kararlarda ne kadar dikkate alındığını
İşte mahkeme üyelerinin ettikleri YEMİN / iyibilgi
ve buda Anayasa Mahkemesi üyelerinin işlerine gelmediğinde hakka saygı,doğruluk,tarafsızlık kavramlarını bir kenara bırakıp
halkın iradesine ipotek koyduğunun-koyabileceğinin kendi ağzından itirafı;
"1961 Anayasası, 1924 Anayasası’nın “Ulusal Egemenlik” ilkesinden değişik bir egemenlik anlayışını kabul etmiştir. Bu anlayış, 1982 Anayasası’nca da benimsenmiştir. 1961 Anayasası’nın 4. maddesine göre “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”. Maddenin bu ilk fıkrası, 1924 Anayasası’nın 3. maddesinden olduğu gibi alınmıştır. Ancak, 1961 ve 1982 Anayasalarının egemenliğin nasıl kurulacağını gösteren tümceleri, 1924 Anayasası’ndan oldukça değişik bir içeriktedir: “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar tarafından kullanır.” Türk Anayasa tarihi yönünden ele alındığında bu kuralın temel amacının, Parlamentonun üstünlüğüne son vermek olduğu söylenebilir."
yani milletin iradesiyle iktidar olmuş hükümeti
uyduruk iddianamelerlede olsa işime gelmiyorsa kapatabilirimin ifadesi
1961'den sonra Demokrasi karşıtı Oligarşik bu zihniyet, Merhum Adnan MENDERES'in asılmasıyla bir daha asla meşru yollarla iktidara gelemeyeceklerini anladı ve Anayasayı kendi ideolojilerine uygun hale getirip,kadrolaşmayla da(hatırlayınız;yetersiz oy sayısına rağmen Ahmet Necdet Sezerin atamaları) bu güne kadar haksız uygulamalarına devam etti...Lakin...
Bu Millet başka Menderesleri kurban ettirirmi sanıyorsunuz!!!
Tüm bu saçmalıklara rağmen hala sokaklara dökülmüyor,
itidal üzere isek ve sizin gibi fitneye başvurmuyorsak bu ülkeyi
sizden daha çok seviyor ve kaos yaşanmasını istemiyor oluşumuzdandır!!!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



