Dünyada insanlar vardır
Doğarlar büyürler ve ölürler
Doğanın kanunu sürerler
Bu kanuna karşı gelemezler
Göğüs süremezler
İnat edemezler
Her kim bu kanuna uyar
O kişi her şeyi duyar
Her şey her şeye erdir
Gönlü de sevendir
Gönülden sevilendir
Yürekte görülendir
Yürekte görülen
Her şeyi bilendir
Bu sırra eren
Hep gülendir.
Dünyada ayrıca
Hayvanlar da vardır
Kimisi havada uçarlar
Kimisi karada…
Yürürler ya da koşarlar
Kimisi de denizde yaşarlar
Bazıları hem denizde
Hem de karada yaşarlar
İsterseniz bu hayvanları…
Biraz tanıyalım.
Kurtlardan başlayalım
Varlıklarının nedenini bilmezler
Koyuna kuzuya hücum ederler
Nerde bir aslan kaplan görseler
Deli divaneye dönerler
Çılgınlar gibidirler
Sürü ile gezerler
Kendilerini her şeyden gizlerler
Çoğu kere açtılar, aç gezerler
Açlıktan… gözleri döner
Her şeye kem küm ederler
El aman dilerler
Tükürdüklerini de yerler
Yiyecek bir şey bulamaz ise
Kendi kendilerini yerler
Tilkilerse hep ovalarda
Nadiren de olsa…
Dağlarda ve şehirlerde gezerler
Her şeyi sezerler cin gibidirler
Dikkatlidirler, amma ve lakin…
Yine de kapana düşerler
Kapanın içinde bile
Aklı halaaa daha tavukta gider
Ser verip sır vermezler
Taviz nedir, kıymet nedir
Ne bilirler nede görürler
Yalnız kuyruk gitti mi
Bu sefer paltonun
Yakasında gezerler
Bir de çakallar vardır
Sinsidirler…
Sinsice saldırırlar, zayıflara
Yaban domuzuna da saldırırlar
Bir köşeye sıkıştırıp
Topluca üzerine çullanırlar
Bunlar uslanmazlar
Rakipten de hiç hoşlanmazlar
Kancıktırlar…
Arkadan saldırırlar
Bir kaplana bir de aslana
Saldıramazlar
Korkarlar korkaktırlar
Onlardan yan yan kaçarlar
Ne yapsalar etseler
Sonunda kelle paçayı yerler
Bir yere gelemezler
Hır gür ederler
Hiçbir zaman da sevilmezler
Bu yüzdendir
Bir türlü kendilerine gelemezler
Zıkkımın kökünü yerler
Zehir gibidirler
Ama sonuçta aslana enselenirler,
Yine de diklenirler
Boşa ömür tüketirler
Sebebsizdirler
Aslanlar gücüne yaslanan
Yelesine güvenip sağa sola bakınan
Oturduğu yeri tapusunda sanan
Yaşlandı mı da alemin maskarası olanlardır
Kaplanlar ormanda dolaşırlar
Pumalarla ayni soydandırlar
Aslında hepsi de kedi soyundandır
Çoğu kere sakin ve uysaldırlar
Hiçbir kimseyi incitmezler
Kendilerine laf ettirmezler
Sessizce izlerler
Vakti zamanı da geldi mi
Vahşileşirler
Pençeyi bir güzel geçirirler
Kimseye de güvenmezler
Her zaman av peşindedirler
Ayılar da var
Kimisi ormanda kimisi dağlarda
Kimisi de buzullarda yaşarlar
Postları bayağı pahalıdır
Ağır ağır dolaşırlar
Avın karşısında hızlıdırlar
Hır gür çıkarırlar
Her zaman homurdanırlar
Domuzları unutmayalım
Evcil olan ve vahşi olanları vardır
Evcil olanları pislikten hoşlanırlar
Çamurun içerisinde çuvallanıp dururlar
Vahşi olanları dağlarda gezerler
Knort knort diye gezinirler
Saldıra da bilirler
Yine de çaresizdirler
Maymunlar şaklabandırlar
Daldan dala dolanırlar
Maskaralık yapıp oyalanırlar
Bundan da kendilerince
Büyük sonuç çıkarırlar
Aslında bir hiçtirler
Zürafalar başı hep yukardadırlar
Boyunları uzundur bir de bacakları
Sorunları da buradandır.
Yatıp uyuyamazlar
Her zaman uyanıktırlar
Hiç uyumazlar hep ayaktalar
Korkak ve koşucudurlar
Bir bacak kırıldı mı
Artık avcının kuludur
Filler de vardır
Koskocaman bir boyda
Ve ağırlıktadırlar
Uzun hortumları
Geniş kulakları vardır
Çayırlarda otlanırlar
Ağırlıklarından
Her şeyi ezerler
Hiç dikkat etmezler
Bazen sirklerde gezerler
Yalnız küçük bir fareden
Çok ürkerler
Feveran ederler
Kaçarken her şeyi
Dümdüz ederler
Bir de ceylanlar var
Narin ve nazik yaratıklar
Çok hızlı koşarlar
Korkak ve telaşlıdırlar
Tıs çıksa,
Dünyayı ayağa kaldırırlar
Havadan nem kaparlar
Bunun içindir ki avcılar
Çok dikkatli olurlar
Ama iyi bir leopar/pumaya
Güzel yemek olurlar
Daha çok… Vahşi hayvan var
Bir de uysal sakin ve evcil olanlar
Onlar insanlarla birlikteler
Ve onların emrindedirler
Koyunlar kuzular hep otlanırlar
Bir çobanın boyunduruğunda
Bir veya daha çok köpeğin
Gözetimindedirler
Fazla şikayet ses etmezler
Çoban ne derse nereye yönlendirirse
Oraya giderler
Sek sek ederler gevezelik ederler
Yediklerini geviş getirirler
Her zaman bir şeyleri çiğnerler
Keçiler biraz daha inatçı
Kıçları açık kulakları kapalı
Kafalar boynuzlu ve kof olurlar
Erkeğinin kurutulmuşu ve tuzlusu
İyi samarella olur.
Köpekler uysal ve sadıktırlar
Sahiplerine de sıkıca bağlıdırlar
Sahipleri ne derse… O olurlar
Bir de başıboş köpekler var
Sokaklarda aylak aylak dolaşırlar
Yedikleri içtikleri bilinmezler
Bazen de kuduz geçirirler
Her şeye herkese saldırıverirler
Bir iğneyle biterler.
Ev kedileri güzeldirler
Kucağa gelirler, sevilirler
Fazla sıkıştırıldı mı
Pençeye geçerler
Bazen de nankördürler
Ciğeri kapıp yerler
İhanet ederler
Bir de eşekler var
Sessiz sakin ve uysaldırlar
Her zaman iyi yük taşırlar
Yalnız bir sorunları var
Arada bir huysuzlaşırlar
Durduk yerde çifte atarlar
Apışıp kalırlar
Bukalemunları unutmamak lazım
Dağda ormanda ovada yaşarlar
Her yere de uyarlar
Kılıktan kılığa renkten renge
Ortama göre ayak uydururlar
Varlıklarını hep gizlerler
Kendilerini görünmez zannederler
Dumanı ağzına aldı mı
Şişerler gümbürtüye giderler
Ne, nasıl niçin oldu bilmezler
Bilemezler göremezler
Zaten bilmek de istemezler
İsteseler de ellerinden
Hiç bir şeyler gelemezler
Böcekleri de hatırlamalıyız
Küçücüktürler amma ve lakin
Her haltı da yerler
İnsanı hayvanı rahatsız ederler
Her yerdedirler
Hep gizlenirler
Varlıklarını uyuz ederek
Isırarak belli ederler
Pireler keneler ve bitler
Hamam böcüleri
Lağımdan lağıma gezerler
Açık aydınlık yerleri beğenmezler
Temizliğe gelemezler
İlle de çirkefi pislikleri seçerler
Ne yapsınlar yani
Onlar da böyle rahat ederler
Sinekler de öyle
Pislikten pisliğe konarlar
Sonra da gelip
Yetmezmiş gibi…
Yemeğimize de konarlar
Isıranları da var
Mikrop saçarlar
İnsanı hasta yaparlar
Bir fısss…
Kaybolurlar
Fareleri de unutmamak lazım
Su samurları gibidirler
Her şeyi kemirirler tüketirler
Bir kez zehiri yediler mi
Biterler
Kedi ile hiç geçinemezler
Çünkü kedi tarafından hep izlenirler
Bakmayın filleri ürkütmelerine
Orada kendilerini dev aynasında
Görürler ve gülerler
Bir küçük peynire tökezlerler
Karada yaşayan hayvanlar
Avunurlar avuturlar
Sadece oyalanırlar, kovalarlar
Ve kovalanırlar…
Bu yüzden hepsi de
İyi koşucudurlar
Denizde yaşayanlar sudan çıkmazlar
Derinlere dalarlar hiç konuşmazlar
Yeme çok kolay kanarlar
Hemen yakalanırlar
Bir kez sudan çıktımı
Sofraya konulurlar
Dışarıda fazla tutulursa da
Kokuşurlar
Sevimli ve sempatik
Olanları da vardır
İnsanlarla tatlı tatlı
Oynaşırlar
Balina yunus fok balığı gibi
Ama sudan da uzak kalamazlar
Kalırlarsa pek fazla yaşayamazlar
Kanatlılar havada ve yerdedirler
Çoğu kere hep takıntı içindedirler
Hep bir şeyden endişelenirler
Korku ve panik içindedirler
Çoğu kere de tuzağa gelirler
İyi mezedirler, eğlendiriler
Kimi zaman güzel kimi zaman da
Grak grak öterler
Güzel güzel ötenler kanaryalar bülbüller
Grak grak edenler saksağanlar kargalar
Ördek ve kaz gibi vak vaklayanlar da var
Sonuçta ayrılıkta bulunanlar bunlar
Göçmen kuşlar misali olurlar
Kartallar yüksek uçar
Yüksek yere konar
Gözleri ve bakışları keskin
Davranışlarında kendinden emin
Ve yalnız yaşarlar
Yılanlar kartaldan korkarlar
Fareler deliklerinde…
Ne kadar gizlenseler kaçamazlar
Hep yakalanırlar.
Bir de akbabalar var
Hep leşlere konarlar.
Papağanlar da her şeyi taklit ederler
Renkten renge görünümleri ile
Güzel görünürler
Ama gagaları pek yamandır
Parmağınızı verdiniz mi
Hart diye keserler
Kanatlılardadan yarasa da vardır
Geceleri hep karanlıkta uçarlar
Gözü kördür yaydığı dalgaların
Peşinde koşarlar
Işığın gelmesi dalgaları bozar
Bu yüzdendir azar
Hep karanlık bir yer arar
Mağaralara konar
Hazırı sever fırsatı sever
Göz eder
Bir kez yapıştı mı kan emer
Ve gider…
Ateşten korkar sesten korkar
Sudan da…
Ne suya dokunur ne de sabuna
Bu yüzden bir fayda gelmez, komşusuna
Kim duyar kim konuşur alır dalgaya
Kanatlanır uçar gider yeni dünyaya
Tadı pek beğenmez hep aranır durur
Gündüz odlumu karanlıkta yer bulur
Sonuçta o da bir kuştur, elbet yorulur
Nedensiz sebebsiz bir avcıya vurulur
Deve kuşu hem kuş hem de değil
Koşucu ve sorgucudur
Başını kuma sokar yani yeri soyucudur
Kendi kendisini kandırıp, avutur durur
Sonunda yem olur yine de anlamaz
Hala daha kendisi ile dalgayı buldurur
Ağaçlar çiçekler, çayırlar çimenler
Hep yerde bulunur
Suyu gördü mü! Açılır… Saçılır…
Nazlı nazlı salınıp durulur
Dünyayı renkten renge kurdurur
Sar yeşil beyaz kırmızı pembe…
Susuz oldu mu kurur
Küstü mü! Rengini sararıp soldurur
Bakımsız oldu mu!
İnsanın kanını dondurur
Bir de havasını salışı var ki!
Güller, nergisler sümbüller
Kokusu ve güzellikleriyle
İnsanı mest ederler
Gelincikler yaseminler
Gönlümüzü süslerler
Bir de kuruldu mu cümbüşler
Meydan gürül gürül iniler
Atları kelebekleri güvercinleri
Unutmayalım
Onları ayrı bir kefeye koyalım
Özgürlüklerini tanıyalım
Martılara bakıp bakıp
Mavi denizlere…
Mavi gökyüzüne…
Sonsuz güzelliklere
Yarınlara uzanalım.
Arının çalışkanlığını
Bal yapanını anlayalım
Yılan gibi…
Sinsi sinsi sokulmayalım
Sokmayalım.
Olacaksak kendimiz gibi
Ne bir eksik ne bir fazla
Kendimizle de dost olalım
Yalanla doğrunun farkını
Güzelle çirkinin anlamını
Hayatın anlamını…
Kendimizi bulalım.
Hayatı doyasıya yaşayalım
Erdemli güzel ve mutlu
Sevgi ile coşalım
Kimi zaman bahar yaz
Kimi zaman…
Sonbahar ve kar
Böylelikle her şey
Her şeye…
Bir oyun oynar
Ve noktayı koyar
Ne demişler…
Biz hepimiz kırk dervişiz
Kendimizi kendimizden gizlermişiz
Hak için çıktık yola
Bulduk kendimizi kol kola
Sevgi ile Uyandık
Yeni bir hayata dolandık
Ne yaparsan yap
Hayat hep kendi yolunda gider.
Kendi yolunu kendi seçer
Sevginin yolu da
Artık sizlere veda eder.
Hasretlik çekenlere sabırlar
Sevgi yolunda başarılar
Ve uzun ömürlü
Mutluluklar diler.
Kalın sağlıcakla…
Kubilay Öğütveren


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla