Neşrettim şimdiye kadar kelimeleri manzumdan uzak
Ahenge emanetti noktalı virgülden sonrası
Kafiye koydum sensiz sohbetlere, mısralara bir bak
Gerekiyor mu ısrarla birinin kaybetmekten korkması

Korku; it gibi, zekeratta hasta gibi, tasvir bu ya
Kum, kalem, ecel, terlemiş parmaklar ve yağlı urgan
Vuslat, tebessüm, sen ve yasemine sinmiş destelerce fulya
Ben; iki mısra önceki kelimeleri kaynaştırmaya korkan

Damla damla çiğ olsam her yaprağında
Sabaha ermemeye razı sudan beden
Ben irkilsem sen Allaha her taptığında
Sorsam, allahım, ayrılık, bu ayrılık, neden

Okuyan anladı, kaybedilen gülcede bir gül
Gülce; peygamber kokusunun duaya sindiği yer
Sabah ve çiğ, çiğ ve sen, sen ve ben;cehennem ve kül
Sabah güneşi; kuruyan çiğ ve sonunda kaybolan şer

Şer; esmer, ıslak, tuhaf ama samimiyetle aşık
Gül; kırmızı, temiz, yaprak yeşil ve toprak kara
Ben bir çiğim, ömrüm; imsak ile güneş arasına sıkışık
Gece zihnim, sabah gerçek; ruh senin, beden mahkum uzaklara