Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin kararına "malumun ilanı" diyen Büyükanıt'ı eleştirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararı siyasette yeni bir dönemin başlangıcıdır. Çok önemli sonuçları olacaktır. Anayasa Mahkemesi yasamanın yetki alanına müdahale etmiştir.
Cumhuriyetimizde yetki tartışmaları yaşanmaya başlanmıştır. Siyasi gerginlik kontrolsüz bir şekilde tırmanıyor. Bu kriz Anayasa krizine dönüştü ve demokrasinin geleceğini tehdit ediyor. Bu yersiz bir endişe ve gereksiz bir durum olarak görülmmelidir. Rejim bunalımı çıkma ihtimali var. Bu durumun en büyük sorumlusu Erdoğan ve kapatma ile karşı karşıya olan partisidir. Bu kamplaşma bölünme ve çatışma sürecidir. Bu süreç acımasızca tahrik edilmektedir. Türkiye kamplara bölünerek parçalanmaya çalışılıyor.
Milli birliğin yapı taşları ayrışma dinamiği haline getirildi. Laiklik kapısını rant kapısına dönüştüren istismarcılar var. Husumet tohumları atılıyor. Kavgadan beslenen iki farklı cephe var. Başörtüsü konusunda bu gün gelinen nokta bu iflah olmaz cepheleşmelerin ürünüdür. CHP vicdan muhasebesi yapmalı. AKP'nin tutumu samimiyet konusunda şüphe uyandırıcı.
AKP'nin başörtüsü konusunda iki partinin mutabakatının ikinci ayağının yasal zeminde uygulamaya koyması konusunda geri adım atmıştır. AKP'liler toplumdaki endişeleri körükledi.
AKP'nin oyuna geldikleri yönünde yandaş medyada yer alan idiaları şaşırtıcı değildir. Bu atılan geri adımın bir parçasıdır.
Bu kararla sorunu ortadan kaldırmamıştır. Kanayan yara daha da derinleşmiş ve kangren olmuştur.
Bu kararı malumun ilanı diyerek toplumun bir bölümünün gerçeklerini görmezden gelmek aslında makulun ilanıdır. Bazı odaklar yeni bir istismar ve tahrik malzemesi verildi. Toplumsal hoşgörü ve anlayış ortaya koyularak çözüm bulunmalıdır. Bu konudaki yasağın korunmasının devleti koruma mantığı olarak görülmesi anlaşılır gibi değildir. Bunun laiklik ilkesini ortadan kaldırmak için yapıldığını söylenmesi kabul edilemez. Bu çok büyük bir hatadır. Kimse ile bu konuyu tartışmayacağız. Anayasa Mahkemesi yeni bir içtihat ortaya koymuştur. yeni bir ortam oluşuncaya kadar bu konu kapatılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin meşruiyet sorunu günedeme geldi. Kuvvetler ayrılığı konusuna açıklık getirilmelidir. Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinin yetki alanına girmesi siyasi ve toplumsal tıkanıklıklara yol açması kaçınılmazdır. Yargının yasamanın yerini alıp alamayacağı ve yasamanın yerine kanun yapamayacağı konusu bu tartışmanın temelini oluşturmuştur. Siyaset ve yargı arasındaki ilişkiler her dönem sorun olmuştur. Yüce mahkeme yetki alanını aşarak yasama faaliyetlerine müdahale etmiştir. Anayasa Mahkemesi kanun koyucu gibi davranamaz. Anayasa mahkemesi esasa girerek siyasi jkarar vermiştir. Bundan sonra milli iradeden bahsetmek imkansızdır. Burada herkes görev ve yetkilerinin içinde kalmanın Anayasa'nın bir gereği olduğunu bilmek zorundadır.
AKP konuyu Meclis'e havale ederek ezik bir tutum izledi. AKP Meclis'ten ne yapmak istediği net değil Başbakan bunu açık bir dille izah etmelidir.
Siyasi kriz ortamından bu gerçekler içinde tüm kesimlerin mutabakata verdiği yeni bir Anayasa yapma imkanı yoktur. Bu konu senato önerisi de geçerlidir. Sayın Meclis Başkanı'nın ifade ettiği gibi senatonun Anayasa Mahkemesi'nin yetkisini nasıl azaltacağı da bilinmemektedir. Senato'nun yeni yetkilerle donatıılması yeni krizler de doğurabilecektir. Kanun çıkarırken senato da Meclis gibi hareket edecektir.
kaynak
Görülen o ki Bahçeli türban gibi suni bir gündem için akp ile mutabakat oluşturmayla kalmamış Anayasa Mahkemesine ve Genel Kurmay Başkanının sözleri ,bakışaçısına yönelikte söylemlerde bulunacak kadar türban hasadından (akp kanadından alacağı) vazgeçmemiştir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

EDİLEMEZ ama malum AKP...




Lİ 
