ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, patisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi’nin türban düzenlemesine yönelik verdiği iptal kararının ardından yapılan tartışmaları değerlendirdi.
Deniz Baykal, şöyle konuştu:
“Anayasa Mahkemesi, türbanla ilgili önemli bir karar aldı. Kararın ardından siyasi ortam sakıncalı olarak gerildi. Mahkemeye karşı ağır kampanyalar başlatıldı. ‘Siyasi karardır’, ‘Anayasa Mahkemesi cezalandırılmalıdır’, ‘Sözleşme sona erdirildi’ ve ‘Anayasa yürürlükten çıktı’ denildi. Diyorlar ki; ‘Yetki tecavüzü (aşımı) yapıldı’, ‘Parlamentoyu etkisiz kılındı’ ve ‘Demokrasi tehdit altına girdi’. ‘Kuvvetler ayrımı ihlal edildi’ diyorlar. Onların dertleri kuvvetler ayrımı mıdır? Bunun altında önemli, ince bir şey yatıyor olmalı. İtiraz edenlerin ağzından olayın özüyle ilgili bir şey çıkmıyor. AKP MYK’sı 5-6 saat toplanıyor ve diyor ki ‘Bunun muhatabı biz değiliz, Meclis’tir.’ Ertesi gün de TBMM Başkanı kendisinden görev isteyenleri tatmin etmeyecek, onları üzecek bir değerlendirme yapıyor. Ve yetki aşımını dile getiriyor.
Peki teklif edilebilir olup olamayacağına kim karar verecek? Buna Anayasa Mahkemesi karar verir. Meclis bunu tutacak, tutmayıp Anayasa Mahkemesi’ne gitmişse de mahkeme, ‘Bu teklif edilebilir mi edilemez mi ben ona bakacağım’ diyecektir. ‘Laiklik ilkesini değiştirelim’ demiyoruz, ama içini boşaltalım. Etkisiz kılalım” yaklaşımı kabul ettirmek istendi. Ancak Anayasa Mahkemesi buna izin vermedi.
’9 mu büyük, 411 mü büyük’, bunlar boş laflardır. Anayasa Mahkemesi, gerekiyorsa iptal etmek için var. Anayasa Mahkemesi, seni Anayasa’nın içine çekmek için var.
LAİKLİK İLKESİ KORUNDU, ONA KIZIYORLAR
Tartışma, Anayasa ya da kuvvetler ayrımı tartışması değildir. Bu kızgınlık ve öfke türbandan da kaynaklanmıyor. AKP 5 yıllık dönemde türbanla ilgili bir şey yapmadı. ‘Yanlış yapmayacağız, mutabakat olmadan hareket etmeyeceğiz’ dediler. Açık ve dürüst olalım, kimse kimseyi aldatmasın. Türban o mücadelenin bir aşamasıdır. Olayın temelinde laiklik var. Anayasamızda ‘Laiklikle ilgili değişiklik teklif dahi edilemez’ deniyor. Laiklik ilkesi korundu, ona kızgınlık var.
ÖNCE YEMİN EDİYORSUN
Seçimden sonra Anayasa’nın önünde diz çöküp yemin edip daha sonra milletvekili oluyorsun.
NASIL BİR MÜSLÜMANLIK ANLAYIŞI?
Ama herkes böyle değil. Hem içeride, hem de dışarıda başka zihneyette olanlar var. ‘Din elden gidiyor’ diye daha önce isyanlar yapıldı. Hizbullah örgütlenmesinin altında yatan budur. Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin altında bu yatıyor. Danıştay cinayetinin altında da bu yatar.
Eğer Başbakan, Avrupa’da ‘Türkiye’de Müslümanlar baskı görüyor’ diyorsa, bu onun kafasında da olduğunu gösterir. Dışişleri Bakanı ‘Türkiye’de Müslümanlar baskı altındadır’ diyebiliyor. Onun yapması gereken, Batı Trakya’daki Müslümanların durumunu onların önüne koymaktır. Oradaki Türkler, müftüsünü seçebiliyor, vakıflarını kurabiliyor ya da Türkçe eğitim alabiliyorlar mı? Kafasında nasıl bir Müslümanlık anlayışı var. O baskıyı kaldırmak senin görevin o zaman 6 yıldır iktidardaydın. Ama AKP’nin derdi laikliktir.
Başbakanlık Müsteşarı, ‘Artık Cumhuriyet dönemi bitti’ diyor. Laik olmak, neredeyse bu hükümet için cezalandırma nedenidir. Meclis Başkanı ‘Laiklik ilkesini artık tartışmamamız lazım’ dedi. Başbakan çıktı, ‘Evet haklısın. Ben sessizce yapmaya çalışacağım’ dedi, ama yapmadılar.
SİSTEMLE OYNAMAYIN
Nur içinde yatsın Mustafa Kemal o laiklik ilkesini getirdi, anayasaya koydu. Bununla oynamayın. Sistemle oynamama basiretini gösterin.
Dünya da Avrupa da farkında değil. Laiklik ilkesi kalkınca onun bedelini asıl Avrupa’daki siyasetçiler öder.
MİLLİ İRADE ANAYASADIR
Milli irade nedir? Milli irade Anayasa’ya yansıyan iradedir. Milli irade milli mücadelede şekillendi. Sakarya’da, Kocatepe’de 9 Eylül’de gerçekleşti. Milli iradede herkesin katkısı var. O milli irade yıllar alır. Şehit var, kan var. Milli irade Anayasadır. Siyasi irade ise kullandığın yetkilerle ilgili iradedir.
SENİN KUYUNU ETRAFANINDAKİLER KAZIYOR
Ben senin kuyunu kazmam. Sen kuyu korkusu içine girmişsen etrafındakilere bak. Senin kuyunu kazabilecek olanlar etrafındakilerdir. Sana ‘Hadi yürü aslanım’ diyenlerdir. Sen onlara bak. Biz senin karşındayız. Sana uyarıları yaptık. 2002 seçimlerinden üç gün sonra yaptım Cumhurbaşkanlığı seçiminde uyardım. Senin de frene ihtiyacın var. ‘Hepimizin kabul edeceği birini seçelim’ dedik. Bu mudur kuyu kazmak? Kuyu kazmak bizim işimiz değil. Vesayetten sen sakın, yargıya vesayet kurmaya kalkma.
DOKUNULMAZLIKLAR
Başbakan dokunulmazlıklar konusuna da değinmiş. ‘Dokunulmazlığın olması lazım’ diyor. 11 suç dosyası var, ama yargıçlar ifadeni alamayacak. Türkiye’de dokunulmazlığa ihtiyacı olmayan insanlar tarafından yönetileceği günler gelmelidir.”
SAKIN ANAYASAYI DEĞİŞTİRMEYE KALKMA
Her gerilimden sonra ‘Anayasa’yı değiştirelim’ deniyor. Böyle bir şey olur mu? ‘Anayasa’yı değiştireverelim’ diyenlerin tuzağına düşme. Sana CHP olarak bir tavsiye; sakın anayasa değişikliğine kalkma. Düzeni değiştirmeye kalkma, altında kalırsın. Kendine göre, yargı düzeni kurmaya kalkma diyorum.
Baykal: Sakın Anayasa’yı değiştirmeye kalkma
Baykal dinci basının tepkisine ve AKP=MHP'ye güzel cevaplar vermiş.Değişmez ilkelere zarar gelmedi diye rahatsız olanlar var, yol yakınken tövbe edin sarılın Çağdaş Türkiye'nin kurallarına, kimsenin dini inancına karışılmıyor.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


