• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Emmentaler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2007
    Mesajlar
    522
    Karizma Gücü
    0

    Şehit olanlar bu dünyaya tekrar gelip hayır işliyorlar mı? Şehitlerin öldüklerinden h

    degerli arkadaslar,
    sizinle paylasmak istedim. sehit haberleri gelince böyle bir baslik actim.


    -----------

    Şehit olanlar bu dünyaya tekrar gelip hayır işliyorlar mı? Şehitlerin öldüklerinden haberleri var mı


    Soru
    Şehitlerin bir daha bu dünyaya gelip hayır işlemeleri söz konusu değildir. Çünkü şehitler dâhil, bütün ölüler için artık imtihan kapısı kapanmıştır.


    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    "İnsan öldüğü zaman üç şey dışında diğer bütün amelleri kesilmiş olur (Artık, kendisine sevap kazandıracak herhangi bir ameli söz konusu olmaz). Sevabı devam eden üç şey ise: Sadaka-i cariye(Cami, okul, Kur'an kursu, hastane, çeşme gibi sürekli akan ve sevap akıtan müesseseler), faydalı bir ilim (din ve dünyaya ait olup, insanlığa faydalı olan bilgileri öğreten talebe, kitap ve ilgili kurumlar) ve arkasından kendisine dua eden Salih bir evlat" (Müslim, Vasiyet, 14) mealindeki hadisi şerifte bu hakikate işaret edilmektedir.

    Bir hadiste Hz. Peygamber(a.s.m) şöyle buyurmuştur: "Öldükten sonra Allah katında kendisi için bir hayır/bir mükâfat bulan hiçbir kul -bütün dünya ve içindekiler kendisine verilse dahi- tekrar dünyaya dönmek istemez. Ancak şehit olanlar bunun dışındadır. Onlar, şehitliğin yüksek mertebesini gördükleri için, tekrar dünyaya dönüp Allah yolunda öldürülmeye can atarlar"(Buharî, Cihad, 6). Bu hadisten de, şehitlerin hayır - hasenat yapmak için dünyaya gelmeleri söz konusu olmadığını anlamak mümkündür.

    Ancak şehitlerin -diğer veliler gibi- bazen temessül etmeleri ve dünyada bazı kimselere görünmeleri, onların yardımına koşmaları ehl-i sünnet akidesine göre caizdir ve vakidir.

    "Allah yolunda öldürülenlere; “ölüler” demeyin. Bilâkis onlar diridirler. Fakat siz bunun farkında değilsiniz" (Bakara, 2/154), " Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklanmaktadırlar "(Al-i İmran, 3/169) mealindeki ayetlerde şehitlerin diğer ölülerden farklı bir konumda olduklarını ve kabir/berzah âlemindeki hayatları diğer ölülerin durumundan çok farklı olduğunu göstermektedir.

    " Allah yolunda öldürülenlere; “ölüler” demeyin. Bilâkis onlar diridirler. Fakat siz bunun farkında değilsiniz" (Bakara, 2/154), " Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler. Rablerinin katında rızıklanmaktadırlar "(Al-i İmran, 3/169) mealindeki ayetlerde şehitlerin diğer ölülerden farklı bir konumda olduklarını ve kabir/berzah âlemindeki hayatları diğer ölülerin durumundan çok farklı olduğunu göstermektedir.

    Ey hitap mümkün olan herhangi bir kimse, yahut Ey Muhammed! "Allah yolunda öldürülen kimseleri ölüler zannetme". (Bakara Suresi, 169) İmam Ahmed b. Hanbel'in ve daha birçoklarının İbnü Abbas hazretlerinden rivayet ettikleri bir hadis-i şerifte Allah'ın Resulü buyurmuştur ki: "Uhud'da kardeşleriniz şehid oldukça Allah Teâlâ onların ruhlarını yeşil kuşların içlerine koydu ki, cennetin ırmaklarından sulanırlar, meyvelerinden yerler ve Arş'ın gölgesinde asılmış altın kandillere giderler, istirahat ederler. Ne zaman ki yiyecek ve içecek yerlerinin hoşluğunu ve uyuyacak yerlerinin güzel letafetini taddılar, 'Nolaydı Allah'ın bize neler verdiğini kardeşlerimiz bilselerdi de cihaddan çekinmeseler, savaştan gocunmasalardı.' dediler. Allah Teâlâ da: 'Tarafınızdan ben onlara bunu tebliğ ederim.' buyurdu ve bu âyetleri indirdi. Tirmizî'nin "hasen", Hakim ve diğerlerinin "sahih" olarak Cabir b. Abdullah hazretlerinden tahric ettikleri bir hadis-i şerifte de şöyle rivayet edilmiştir: "Cabir (r.a.) dedi ki: Resulullah (s.a.v.) bana rastgeldi, 'Ey Cabir, seni üzgün görüyorum, niye?' dedi. 'Ey Allah'ın Resulü, dedim, babam şehit oldu, çoluk-çocuk ve borç bıraktı.' Buyurdu ki: 'Allah Teâlâ babanı ne şekilde kabul buyurdu sana müjde edeyim mi?' 'Evet' dedim. Buyurdu ki: 'Allah Teâlâ hiç kimseye perde arkasından başka bir şekilde kelâm söylemedi. Babanı ise diriltti de yüzüne karşı ona, 'Ey kulum, dile benden, vereyim sana.' dedi. O da: 'Ey Rabbim, bana hayat verirsin de senin yolunda ikinci defa öldürülürüm' dedi. Rabbi Teâlâ: 'Benden onlar bir daha dönmezler.' diye söyledi buyurdu. O da: 'Ey Rabbim, arkamdan tebliğ et.' dedi, Allah Teâlâ da bu âyeti indirdi." İkisinin de vukuu mümkün olduğu gibi bu, bir âyet; diğeri bir kaç âyet hakkında olması yönünden iki rivayet arasında zıtlık yoktur. Ve bu âyetlerin Uhud şehidleri sebebiyle inmiş olduğu hakkında haberler açıktır. Nitekim Bakara Sûresindeki (Bakara, 2/154) âyeti Bedir şehidleri sebebiyle inmiştir.

    O şehitler, arkalarından kendilerine katılmayan (yani şehit olmayıp hayatta kalan) bütün müminlerin sonunda korku ve üzüntüden kurtulup mesut olmalarıyla müjdelenir, sevinir ve neşeli olurlar. Bu şekilde demek ki kalanların din ve dünya selamet ve saadetiyle devamlı oluşu, şehitlerin rızıklandıkları refah ve sevincin sebeplerinden birini teşkil eder. Diğer bir mânâ ile, arkalarında mücahede eden ve henüz şehit olmak suretiyle kendilerine katılmamış bulunan gelecekteki şehitlerin, bugün çektikleri acı ve zahmete rağmen neticede şehit olarak, dünya ve ahiretin korku ve hüznünden bütün bütün kurtulacaklarını ve kendileri gibi mesut olacakları müjdesini alırlar da sevinirler. Şu halde geride savaşı kaybeden ve şehid olmaktan mahrum kalan ve düşman işgali altında inleyen ve özellikle dinlerinin yok olması tehlikesiyle karşı karşıya bulunanların halinden haberdar olurlarsa şehitlerin de üzgün olmaları gerekecektir. Demek oluyor ki, Allah Teâlâ şehitlere bunların durumlarını ya bildirmeyecek, ilgilendirmeyecek veya bildirdiği şekilde onları o üzüntüden koruyacak, lutfunun nimetiyle memnun edecektir. Çünkü Allah yolunda şehit olanlar "kendilerine hiçbir korku olmayanlar ve üzülmeyecek olanlar" dır. (Elmalılı, Tefsir)

    Kur’an-ı Kerim de şehitlerin ölmediğinin bildirilmesi onların kabir hayatına gitmedikleri anlamında değildir. Yani kendilerinin öldüğünün farkında değillerdir. Kendilerini hala yaşıyor zannediyorlar. Mesela iki adam düşünün. Rüyada çok güzel bir bahçede beraber bulunuyorlar. Biri rüya olduğunu bilir. Diğeri ise rüya olduğunun farkında değil. Hangisi daha mükemmel lezzet alır? Elbetteki rüya olduğunu bilmeyen. Rüya olduğunu bilen kimse, şimdi uyanırsam şu lezzet kaçacak diye düşünür. Diğeri ise tam ve gerçek lezzet alır.

    İşte normal ölüler, öldüklerinin farkında olduğu için lezzetleri eksiktir. Halbuki şehitler öldüklerini bilmediğinden aldıkları lezzet tamdır.

    "Dördüncü tabaka-i hayat: Şüheda hayatıdır. Nass-ı Kur'ân'la, şühedanın(şehitlerin), ehl-i kuburun(kabirde yatan normal ölülerin) fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta(kabir/berzah âleminde)onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir(yani: her ne kadar kabirde yatan diğer ölmüş insanların ruhları da bâkidir); fakat –onlar-kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın(şehitlerin) lezzetine yetişmez.

    Nasıl ki, iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir; aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. "Ben uyansam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor; hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur. İşte, âlem-i berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri öyle farklıdır.

    Hadsiz vakıatla ve rivayatla, şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve kat'îdir. Hattâ, Seyyidü'ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş.” (Mektubat, s. 6).
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör

    Sorularla İslamiyet | Şehit olanlar bu dünyaya tekrar gelip hayır işliyorlar mı? Şehitlerin öldüklerinden haberleri var mı
    pkk konusunda AB'yi öve öve bitiremeyen sözde analizci'ler icin:

    PKK, dünyanın pek çok ülkesinde sözde yasak...
    Oysa aynı ülkelerde TV'den enstitüye, dernekten spor klübüne yüzlerce resmi PKK kuruluşu sınırsız özgür. "Bizde yok" diyen ülkeler için adreslerine kadar tam liste

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/86...d=233&sz=74487


    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR


    Dansözün biri;


    “Ben gelişerek değiştim.” 4 yıl sonra;
    "Ben hiçbir zaman değişmedim..”


    Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığı niçin parti kapatma nedenidir?
    http://www.turkforum.net/showpost.ph...1&postcount=26

  2. #2
    -REST- adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    677
    Karizma Gücü
    0
    Ruhları şad olsun tüm şehitlerin. ALLAH bize de nasip etsin..!
    Babamlar daha iyisini yapana kadar en iyisi benim..!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kılıçdaroğlu: 'Şehitlerin sorumlusu Başbakan'
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 61
    Son Mesaj: 24.10.11, 11:25
  2. Yanıt: 31
    Son Mesaj: 14.06.05, 22:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •