Sosyal Destek:
Sağlıkla ilgili önemli konulardan birisi de diğer insanlarla etkileşimimizdir.Bu hem kişisel düzeyde ilişkiler hem de bir topluma ait olmaktır. İlk bakışta bu konu ile hastalığa duyarlılık ya da yaşam süresi arasında pek bağlantı yok gibi gözükse de aslında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.Diğer insanlarla olan bağlarımızın sağlımızı etkilediği bir gerçektir.
Sizinle ilgilenen biri olduğunda siz de ihtiyacınız olduğunda doktora gitmeye, diyetinize dikkat etmeye ve kötü alışkanlıklardan kaçınmaya dikkat edersiniz. Başka bir açıdan hasta olduğunuzda sıkıntınızı paylaşan birine sahipseniz yalnız olduğunuzdan daha güvenli olursunuz ve bu durum daha az korkutucu hale gelir.Sonuç olarak diğer insanlarla olumlu ilişkiler içinde olmanız sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmenize ve daha uzun yaşamanıza yardımcı olduğu için önemlidir.
Hastaya Nasıl Yardımcı Olabiliriz?:
Hastanın psikolojik bozukluğunu en aza indirmeye çalışmalıyız. Kaygılarını paylaşmaya hazır hatta istekli olduğumuzu hissettirmeliyiz. Sözlerimiz ve hareketlerimizle hastaya güven vermeliyiz. Gerçekçi umudu desteklemeliyiz.
Umutlu hastalar ölümden daha çok yaşamayı düşünürler. Biraz daha yaşayıp yakınlarıyla birkaç mutluluğu daha paylaşmak isterler. Hastanın yalnız kalma korkusunu ortadan kaldırmaya çalışmalıyız.
Psikoterapiler: Kanser tedavileri boyunca bazı zamanlar üzgün ve endişeli hissetmek normaldir.
Gerçekten de kanser sözcüğü taşıdığı anlamla bu hisleri uyandırmaktadır. Aile ve
arkadaşlarınızın yardımıyla iyi baş edebilen biri olabilirsiniz, diğer taraftan bazı
günler başa çıkamadığınızı düşünebilirsiniz. Böyle zamanlarda bir danışmanla
görüşerek yardım alabilir ya da sizinle aynı deneyimi yaşamış kişilerle duygularınızı
paylaşabilirsiniz.
1.Bireysel Psikoterapiler : Terapilerde amaç, hastanın zedelenmiş olan benlik değerini yeniden kazanmasına yardım etmek, yanlış anlamaları düzeltip, yeni bir yaşam dengesi kurmasını desteklemektir. Ayrıca stresin başa çıkılır düzeye indirilmesi, kendilik imajını korumak bu yolla mümkün olabilmektedir. Sonuçta hastanın kontrol algısı yükselmekte ve anksiyetesi azalmaktadır. Hastanın en temel meseleleri yaşam süresinin azalmış olduğu ve yaklaşan ölüm gerçekleridir . Kayıpları kabullenmeye ve yeni bir yaşam planı oluşturmaya yardım edilir. Hastanın, güçlü yönlerini fark etmesi ve krizle mücadelede kendine özgü başa çıkma yollarını geliştirmesi desteklenir.Ailenin birlikte zaman geçirmesi ve konuşmalarının
yüreklendirilmesinin yanı sıra bazı seanslara aile bireylerini dahil etme aile içi ilgi ve
yakınlaşmayı, destek alma ve vermeyi arttırır.Bazen hastanın iyileşmiş bir hasta ile görüşmesini sağlamak yardımcı olabilir.
2.Grup Terapisi: Grup tartışmaları sıklıkla öfkenin dışa vurumu şeklindedir. Kızgınlık , kanser olma,doktor, kemoterapilerin yan etkileri sağlıklı insanların davranış ve tutumları diğer insanlar tarafından anlaşılmamak ile ilgili olabilir. Grup bu tür duyguların açığavurulması için uygun bir ortamdır. Grup bunları saygı ve empatiyle kabul eder.Peki gruba katılmanın negatif yönleri nelerdir? Sizden daha iyi durumda olanbirini görmek zor gelebilir, belki daha kötü durumda olan birini görmek çok daha zorolabilir. Grupta bir arkadaşın kaybı doğal olarak üzüntü yaratır.
Hasta Aileleri:
Hasta yakınları, ailede meydana gelen rol değişiklikleri, hastanın işlevlerini üstlenme,
çalışamayan kişi ile azalan gelir kaynakları ve hastalıkla artan giderleri karşılama çabaları içinde yorgun ve depresif olabilirler. Sevdiklerinin acıları karşısında çaresizlik sık
yaşanan bir duygudur. Hastaya bakım veren kişi kendine vakit ayıramaz, suçluluk duymadan dinlenebilmesi, kısa süreli de olsa evden uzaklaşabilmesi güçleşir. Böyle bir durumda mümkün olduğunca diğer aile bireylerinden yardım alınması tükenmeye karşı iyi bir önlemdir. Yakın ve sıcak ilişkileri olan ailelerde genellikle bilgiler açıktır. Tanı, endişeler konuşulur. Hastayı koruma isteği, ne söyleyeceğini bilememe ya da hastanın tepkisi ile yüzleşmekten korkma ailenin tanıyı hastadan gizlemesine neden olabilir. Oysa çoğunlukla hasta tanıyı bilmekte, bilmediği kısımlar içinse en kötü yorumları yapmaktadır. Konuşmama, karşılıklı yabancılaşma ve uzaklaşma duygusunu arttırır. Hem hastalar, hem de eşleri iyimser ve güvenli gözükmek için endişelerini, ümitsizlik duygularını gizleyebilirler. Duyguların açıkça konuşulması, sağaltım kararlarının paylaşılması uyumu arttırır. Bu boyutları ile
kanser, bir aile hastalığı olarak tanımlanabilir