• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #DAA520'>1923</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2007
    Mesajlar
    4,898
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Aslında Ben Sizi Aldattım ! Bölüm 1 - 2 - 3 ...

    Aslında Ben, Sizi Aldattım ! Bölüm 1Yağmurda ıslansa da elbiseleri, su geçirmeyen hayalleri, uzun süredir yüzünü görmediği güneşin yalancı sıcaklığına aldırmayacak kadar kalın bir paltosu, yüzüne yansımış korkularını gizlemeye çalışan kaşkolu vardı...
    Yol kenarındaki bir banka oturup kendine sarıldı.Düşünmeye başladı...
    Neden bu kadar çok düşündüğünü düşündü ilkönce..Sonra,aşkın yürekten cebe indiğini geç fark ettiği için var gücüyle sustu !
    Yorgundu.Gözlerini her kırptığında ağırlaşmış kirpikleri kapanıyor,onu zorla geçmişe götürmeye çalışıyordu...

    Murat ve Aysel Üniversite yıllarında tanışmışlardı.İkisi de ilk aşklarını yaşamıyorlardı.Fakat sadece bedenlerini ve ruhlarını değil,farklı yaşayış tarzlarını bile çok çabuk kabul edecek kadar masumca sevmişlerdi birbirilerini.Kısa sürede birlikte yaşama kararı alıp Murat la birlikte aynı evi paylaşmaya karar verdiler.
    Ailelerinden zar zor gelen para yetmediği için,Murat boş zamanlarında çalışıyor,kazanılan para Aysel de birikiyor, geçim sıkıntısını asgari seviyeye indirmek amacıyla, harcanılacak paranın muhasebesini yapıyordu...

    Murat; sevgilisinin desteği olmadan hiçbir işi tam anlamıyla yapamayacağını düşünen, utangaç sessiz, duygusal biriydi.
    Boş zamanlarında, hayatın içerisinden ve okuduğu kitaplardan, beynine kazıdığı aşklarla ilgili konuları harmanlayarak fikir üretiyor, her fırsatta bunları şiir, hikaye olmak üzere defterine karalıyordu...Fakat utangaçlığından olsa gerek, ilişkileri başlayalı yedi ay kadar olmasına rağmen Aysel in bundan haberi yoktu...Ta ki, bir 25 nisan sabahı, Murat ın doğum günü hediyesi olarak yazdığı şiiri Aysel uyurken başucuna bırakana dek!

    " Ben önce yüreğini sevdim,sonra gözlerini
    Ben önce insanlığını sevdim,sonra ellerini "

    diye devam ediyordu şiir.Aysel şiiri tam okuyamadan gözyaşlarını tutamadı.Diğer oda da, yazdığı şiiri Aysel in beğenmeme ihtimalini düşünerek, Heyecanını kitap okuyarak bastırmaya çalışan Murat ın yanına giderek birden boynuna sarıldı.
    A " Bunu sen mi yazdın ? "
    M " Şey,evet.Ama beğenmediysen bir daha yazmam.yada daha iyisini yazmaya çalışırım " dedi Murat, titrek ve utangaç ses tonuyla...
    A " Daha iyisi mi ? delirdin mi sen !,Böyle güzel bir şiiri belki de hayatımda ilk kez okuyorum ve inanılmaz etkilendim."
    M " Hayatım, bu şiiri sana yazdığım için etkilenmiş olmalısın.Abartıyorsun bence."
    A " Edebiyat bölümünde okuyup şiirlerle dünya edebiyatıyla içli dışlı olan arkadaşlarımı biliyorsun.İnan bana yazmış olduğun şiir, bence onlarda bile hayranlık uyandırır...Aa Bir dakika ! Peki sen bu kadar güzel şiir yazdığına göre daha önceden de yazıyor olmalısın,haklı değil miyim ? "
    M " Evet canım, zaman zaman karalıyorum."
    A " İyi de,benden neden sakladın bunu ! ve nasıl başardın ? "
    M " Yazdıklarım benim hoşuma gidiyor.Ama başkaları beğenmezse hayal kırıklığına uğrarım diye kimselere bahsetmedim.Hem ayrıca geçmişte yazdığım bazı şiirleri çok samimi olduğum birkaç arkadaşa okumuş, alay konusu olmuştum."
    A " !
    M " Belki de hata bendeydi,bilmiyorum.Hızlı yaşayan,eğlenmeyi çok seven insanlardı.O sıralar hayatlarında duygusallığa fazla yer yoktu hiçbirinin ve beğenmediler işte...Ayrıca kapatalım bu konuyu.Nasıl olsa maddi bir çıkar beklemiyorum,ben halimden memnunum."
    A " Peki, nasıl istersen.Yazdıklarını benim okumamda sakınca var mı? "
    M " Karşıdaki çekmecenin içerisinde birkaç tane ajandam var.dilediğini okuyabilirsin."

    Diyerek konuyu kapatmıştı Murat.
    Aysel in doğum günü olduğu için, o gün fırsat bulup okuyamamıştı ajanda da yazılı olanları...

    Murat ın çalıştığı Cafe evlerinden uzak olduğundan dolayı Aysel den daha erken uyanıp gitmesi gerekiyordu.Ama çoğu zaman Aysel de erkenden uyanıp kahvaltı hazırlıyor,güne birlikte başlıyorlardı.
    O gece Aysel in doğum gününü Kutlayıp eğlendikleri için, yorgun olduğunu düşünüp,sabah uyandırmaya kıyamadı...

    Aysel uyandığında neredeyse öğlen oluyordu.Bir şeyler atıştırıp kendine geldikten sonra,aklına çekmecedeki ajandalar geldi.Büyük bir heyecanla içlerinden bir tanesini seçip okumaya başladı...
    Okudukça şaşırıyor,şaşırırken okuduklarının arasında kayboluyordu...Böyle bir yeteneğin kimsenin farkında olmaması onu çok üzmüştü...

    Zaman tüm sıradanlığıyla akmaya devam ederken, Aysel Murat tan daha fazla inandığı için,her fırsatta şiirlerini, hikayelerini kitap haline getirmeyi teklif ediyor ama olumlu cevap alamıyordu...
    Tüm bu olumsuzluklara rağmen,uzun süredir aklında olan bir fikri gizlice hayata geçirmeye karar verdi...
    Bulundukları şehrin yerel gazetesine sık sık Murat ın şiirlerini göndermeye başladı.Tam tahmin ettiği gibi şiirler dikkate alınıyor ve yayınlanıyordu...
    Bu durum 4 ay kadar devam etmesine rağmen,olup bitenden Murat ın haberi olmadı...

    Bir Cumartesi sabahı,Murat cafe de çalışmaya devam ettiği sırada ailesinden telefon gelmişti.Telefonu açan kişi Murat ı çağırmak için İsmi ve soyadıyla seslendi.
    Bu sırada cafe de bulunan bir bayan müşteri,heyecanlı bir halde telefon görüşmesinin bitmesini bekledi.
    Görüşme bittikten sonra,yanına gidip " Murat Tolga Aktorun siz misiniz ?" diye sordu.
    Murat,Biraz şaşkın bir ifadeyle " Evet benim.Nasıl yardımcı olabilirim ? "
    " Ben Esra. Üniversitede okuyorum.Bölümüm gereği, sürekli buranın yerel gazete ve radyolarını takip eden biriyim.Yazmış olduğunuz şiirleri hayranlıkla okuyorum.Tüm samimiyetimle söylüyorum;Müthiş bir yeteneksiniz,tebrik ederim."
    Murat gülümseyerek
    " Tanıştığımıza memnun oldum.Fakat sanırım bahsettiğiniz kişi ben değilim.Çünkü hiçbir yere şiir göndermedim."
    E " Siz ciddi misiniz !"
    M" Evet."
    E " Ama nasıl olur! isminiz Murat Tolga Aktorun değil mi ?
    M " Evet ama ...!"
    E " O halde şaka yapıyor olmalısınız.İki isim ve bir soyadı.Eğer bu kişi bir başkasıysa çok büyük tesadüf olur."

    O sırada başka bir müşterinin seslenmesi üzerine,Esra dan müsaade isteyip sipariş almaya gitti Murat...
    Kafası karmakarışık olmasına rağmen, olayın tesadüften başka bir şey olamayacağını düşünüyordu.Yinede bir sonuca varmak için Esra nın bahsettiği yerel gazeteyi almaya karar verdi...
    Gazeteyi kurcalamaya başladığında kendi yazdığı şiirle karşılaşınca şok oldu!...
    Biraz düşündükten sonra,bu olayı Aysel in yapabileceğini tahmin ederek,sinirli bir vaziyette evin yolunu tuttu...

    Aysel ise,İnanılmaz bir sevin içerisinde Murat a sürpriz yapmaya hazırlanıyordu.Çünkü gazeteden Telefon gelmiş, Murat la köşe yazarlığı konusunda görüşmek istiyorlardı...

    alıntıdır...

  2. #2
    <span style='color: #DAA520'>1923</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2007
    Mesajlar
    4,898
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Aslında Ben Sizi Aldattım ! Bölüm 2

    Aslında ben, sizi aldattım...Bölüm 2

    Murat a bu sürprizi romantik bir akşam yemeğinde açıklamaya karar verdi.Hazırladığı birkaç çeşit yemeği mumlarla aydınlattığı masaya koyduğunda, evde şarap olmadığını hatırladı.Her şeyin tam olmasını istiyordu.Fakat parası yoktu.

    Saate baktı,Murat ın gelmesine daha epey zaman vardı.Birkaç sokak ötedeki arkadaşını arayıp borç para istemeyi düşündü.heyecandan masadaki mumları söndürmeyi unutarak evden çıktı...

    Murat eve varmak üzereydi.Attığı her adımda biraz daha sinirleniyor,sürekli ' Bunu bana nasıl yapabilir, bunu bana nasıl yapabilir! 'diye söyleniyordu...

    Eve geldiğinde hazırlanmış masa ve mum ışıklarına hiçbir anlam veremedi.

    ' Aysel Aysel! ' diyerek,sert ses tonuyla iki kez bağırdıktan sonra evde olmadığını anladı.

    Koltuğa oturup beklemeye başladı...

    Aysel,arkadaşından aldığı borçla, daha önce bütçelerini sarsacağını düşündüğü için almaya hiç cesaret edemediği pahalı şarabı, tereddüt etmeden alıp eve döndü...

    Kapıyı açtığında Murat ı koltukta uyurken gördü.

    Sessizce yemekleri ısıtıp,masayı yeniden hazırladı.

    Şarabı kadehlere doldurduktan sonra sıra Murat ı uyandırmaya gelmişti.

    Yanına gidip yanağına masum bir öpücük bıraktı...

    Murat, gözlerini açar açmaz kaşlarını çattı

    M ' Sen ne yaptığını sanıyorsun! Ayrıca tüm bu hazırlıklarda neyin nesi? '

    A ' hayatım,neden bu kadar sinirlisin? Ayrıca eve erken gelmişsin.İşyerinde bir problem mi oldu yoksa! '

    M ' Sana bir soru sordum! cevap istiyorum.'

    A ' Sana bir sürprizim var.ama gecenin sonunda açıklamayı düşünüyorum.Tabi sen bu sinirli halinden vazgeçersen '

    Murat,Aysel in iyi niyetli davranışı karşısında, sakinleşmek yerine, hatasını örtmeye çalıştığını düşünerek daha da sinirlendi.

    Birden yerinden fırlarcasına kalkıp masanın örtüsünden tuttu,var gücüyle çekti.Büyük bir gürültüyle masadakiler yere düştüğü sırada,Aysel ellerini yüzüne götürerek, ürkek, şaşkın bir ifadeyle,

    ' Murat ne oldu? ,neyin var Allah aşkına! '

    M ' Bunu bana nasıl yaparsın! Bunu bana nasıl yaparsın! ' diyebiliyordu sadece Murat.

    Aysel ağlamaya başladı

    A ' Ne yaptım ben sana Murat! '

    M ' Hangi cesaretle ve nasıl yapabildin! Yazdıklarımı,nasıl benden izinsiz gazeteye gönderebildin! Benim için çok özel şeyler olduklarını sana daha önce kaç defa söyledim! '

    Ses telleri yırtılacakmış gibi bağırıyordu Murat...

    A ' Böyle bir yeteneğin varken, Cafe de akşama kadar ayakta kalıp garsonluk yapmana gönlüm razı olmadı '

    Aysel in cümleleri ağlamaktan boğazında düğümleniyor, konuşamıyordu.

    Murat,Aysel in son söylediklerinden sonra iyice kendini kaybetmişti.

    M ' Ya öyle mi! Demek Cafe de kazandığım para gözünüzü doyurmadı hanımefendi.O halde kendinize daha varlıklı ve karizmatik bir sevgili bulmayı deneyin! Benim yapabileceklerim maalesef bu kadar.Zaten hazırladığın masadan anlaşılıyor ne kadar gösteriş meraklısı olduğun! .'

    Daha önceden de aralarında ufak tefek tartışmalar oluyordu ama Murat ın bu şok sözleri karşısında Aysel yıkılmıştı...

    Boğulurcasına ağlamaya devam ederken, kapının arkasında duran hırkasını aldı ve ardına bakmadan evden uzaklaştı...

    Murat ın öfkesi geçmemişti.evin içerisinde volta atarak,sürekli ' Ne halin varsa gör! 'diyordu...

    Aysel, borç istediği arkadaşının evine gitmişti.Kapının önünde uzun süre bekledi.

    Daha birkaç saat önce sevinçten havalara uçuyorken, şimdi mahvolmuş bir halde tekrar karşısına çıkıp Merhaba demeye utansa da, gidecek başka hiçbir yeri yoktu...

    Gözyaşlarını silmeye çalıştı ve titreyen elleriyle zile bastı...

    ' Merhaba Zeynep.Girebilir miyim? '

    Zeynep, Aysel i karşısında harap olmuş görünce

    Z ' Aysel ne bu halin! bir şey mi oldu? '

    A ' İçeride anlatırım Zeynep '...


    Zeynep ile Aysel, yaklaşık iki yıl önce üniversitede tanışmış, kısa sürede samimi olmuşlardı.Aysel in aksine,hayatına duygusallığı sokmayan, kısa süreli birliktelikleri tercih ederek birilerine bağlanmak istemeyen, güzelliği sayesinde özgüveni yüksek, zengin bir ailenin tek kızıydı...

    Üniversiteye ilk başladıkları dönemde üç arkadaş bir ev kiralayıp beraber yaşama kararı almışlardı.Daha sonraları Aysel Murat la tanışınca ayrı eve taşınmış, diğer arkadaşı ise ev masraflarının ikiye bölünecek olması karşısında,ağır bir yükün altına giremeyeceğini düşünüp Yurda yerleşmişti...


    Zeynep, hızlı yaşamayı sevdiği için, ağır başlı ve otoriter kişilikli Murat la anlaşamıyor, fikir uyuşmazlığı yaşıyordu.Bu yüzden ilişkilerine zarar vermemek adına Aysel den uzak kalmış,eskisi kadar sık görüşmüyorlardı...


    Aysel içeri girip koltuğa oturduğunda ağlamamaya çalışıyordu.

    Z ' Aysel neyin var ne oldu? '

    A ' Murat! '

    Z ' Çatlatma adamı ne oldu Murat a? Başına bir şey mi geldi yoksa! '

    A ' Hayır...Az önce kavga ettik ve evi terk edip sana geldim.'


    Zeynep, Aysel in yanına yaklaşıp yüzünün yarısını kapatan saçlarını elleriyle geriye doğru götürdüğü anda Aysel kendini salarak ağlamaya başladı...


    Z ' Canım benim ya.Neden kavga ettiniz peki, konu neydi? '

    A ' Murat ı bilirsin,dediğim dedik dik kafalı biridir.

    Z ' Ee..? '

    A ' Çok uzun süredir şiir ve hikaye tarzı şeyler yazıyormuş...'

    Zeynep gülümseyerek,

    ' Hadi canım! Murat mı şiir yazıyormuş.O adını yazmayı öğreneli ne kadar oldu ki! '

    A ' Zeynep dalga geçme...Gerçekten yazıyormuş.Ve bundan benim doğum günüme kadar haberim yoktu.Sabah uyandığımda başucumda bir kağıt vardı.Şiir yazmış,okuyunca büyülendim resmen.Sonra, daha önceden de sürekli yazdığını söyledi.'

    Z ' Bak sen şu Murat a! Demek kadın ruhundan da anlıyormuş.'

    A ' Zeynep! '

    Z ' Tamam tamam.Ee sonra? '

    A 'Diğer yazdıklarını da okumama izin verdi.Hiçbiri benim gözümde sıradan şeyler değildi.Yazdıklarını toparlayıp kitap haline getirmeyi teklif ettim,ama çok kızdı.Bende ondan habersiz yazdıklarını her fırsatta gazeteye gönderdim.'

    Z ' İnanmıyorum sana Aysel! Murat izini olmadan adama nefes bile aldırmaz.'

    A ' Evet öyle ama, birilerinin desteği olmadan adım bile atamayacağını düşünür.Ben de,elinde o kadar değerli bir hazine varken şansını denesin istedim.Aylardır Cafe de garsonluk yaparak yıpratıyor kendini.İşten döner dönmez,yorgunluktan uyuyakaldığı anları bilirim...'

    Z ' Peki sonra ne oldu? Nasıl kavga ettiniz? '

    A ' Bir şekilde öğrenmiş işte.Tamda ona sürpriz yapacağım akşam öğrenmiş üstelik.'

    Z ' Sürprizin neydi? '

    A ' Bu sabah gazeteden aradılar.Murat ın yazıları yayınlanmaya başladığından beri,okuyucular sürekli teşekkür mesajları gönderiyorlarmış.İşte bu yüzden,Murat la Köşe yazarlığı konusunda görüşmek istediler.Ama daha ağzımı bile açamadan kavga etmeye başladı.'

    Z ' Az bile yapmış! Ben sana defalarca söyledim güzelim,ayrıl şu adamdan hayatını zehir etme,diye.Bir insana nasıl körü körüne bağlanabiliyorsunuz anlamıyorum.'

    A ' Senin anlayabileceğin bir şey değil bu.Zaten anlamış ve karşı cinse değer vermiş olsaydın,bir buçuk senedir sana deli divane olan Emreyle ilişki yaşardın! '

    Z ' Amaan,açma şu konuyu.Ben gelemem öyle masumca sevdalara.Yazdığı mektuplar,yolladığı çiçeklerle beni etkileyebileceğini sanıyor zavallı.'

    A ' Daha ne istiyorsun Zeynep! Çocuk seni sevmese, bir buçuk yıldır peşinde koşan kızlara ' hayır' demezdi.'

    Z ' Boş versene Aysel ya. O çocukta mide olsaydı gözünün dibinde yaşadığım sevdaları görünce vazgeçerdi benden...Her neyse, sen beni boş ver...Ee sonra ne oldu? '

    A ' Valla biraz daha kavga etseydik galiba beni kovardı ama buna fırsat vermeden ayrıldım evden.'

    Z ' İyi yapmışsın.Gerçi o çocuk seni dövse de sesini çıkarmazsın.Melek gibi birisin.Bazen bu yüzden çok şaşırıyorum sana.'

    A ' Ne bileyim Zeynep! Sevdim kabullendim onu.Başkasına bakamazmış gibi hissediyorum kendimi.'

    Z ' ***** aşık seni...'


    O gece Zeynep le sohbet etmesi biraz olsun rahatlatmıştı Aysel i.

    Murat ise,geceyi içki içerek geçirmiş, ertesi gün işe gidememişti....Öğleye doğru evin telefonu ısrarla çalmasına rağmen,işyerinden arandığını düşünüp uzun bir süre açmadı.

    Sonunda Müthiş bir baş ağrısıyla yerinden kalkıp telefonu açtı.Gazeteden aranmış,ertesi güne randevu vermişlerdi....

    Görüşme bittikten sonra koltuğa oturdu.Alkolün etkisinden kurtulamadığı için olup bitene anlam veremedi.Soğuk suyun altına girip duş alması onu biraz olsun rahatlattıktan sonra şaşkınlığını üzerinden atıp düşünmeye başladı...

    Akşam,Aysel in ' Sana sürprizim var ' dediği konunun ve ona özel masa hazırlamasının nedenini daha iyi anlıyor, ne yapması gerektiğine karar veremiyordu.Bir yanda hayalini bile kurmadığı köşe yazarlığı,diğer yanda akşama kadar yorgunluktan ayak tabanlarını çürüten cafe! Ve en kötüsü,kalbini kırdığı sevgilisi Aysel! ...Düşündükçe aklının daha çok karıştığını hissetti..Gururlu yapısından dolayı, kavga edeli çok kısa zaman olduğu için gidip özür dileyemezdi.Geç de olsa üzerini değiştirip işyerine gitti...


    Aysel uyandığında Zeynebin evde olmadığını fark edince telefon açtı.

    ' Zeynep nerdesin? '

    Z ' Güzelim ben derse girmek üzereyim şu an.Sabah seni uyandırmadım.o halinle okula gitsen de bir anlamı olmazdı.'

    A ' İyi de,ben ne yapacağım tek başıma evde! '

    Z ' Ben erken çıkacağım okuldan.Oyalan işte bir şeylerle.Hadi öptüm görüşürüz.'

    Bu kısa konuşma bittikten sonra Aysel in aklına Murat geldi.Onu o kadar çok seviyordu ki, bir an için kavga ettiklerini unutup telefon açmayı düşündü...


    alıntıdır...

  3. #3
    <span style='color: #DAA520'>1923</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2007
    Mesajlar
    4,898
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    Aslında Ben Sizi Aldattım ! Bölüm 3

    Bütün suçun kendisinde olmadığını bildiği için, belki Murat arar diye tahmin etse de, kendine hakim olamayıp, telefonunun mesaj bölümüne Onu çok sevdiğini yazıp,göndermeye cesaret edemiyor, tekrar siliyordu...Dikkatini biraz olsun dağıtabilmek için gün boyu ev temizliği ve yemek yaparak oyalandı...

    Murat, pişmanlık içerisinde çalışmaya devam etse de, gururuna engel olup Aysel den özür dileyemiyordu.Diğer taraftan, telefon görüşmesini hatırladıkça daha fazla çıkmaza giriyordu...
    Sonunda beynindeki karmaşık düşünceleri erteleyecek geçici bir çözüm buldu.
    Ertesi gün işyerinden izin alıp gazetenin bulunduğu binaya gidecek, görüşme olumlu geçmezse yaptıklarından kimsenin haberi olmayacaktı...Bu sayede de Aysel den özür dilemek yerine,ondan özür bekleyecekti...

    O akşam Zeynep eve geç döndü
    A “ Zeynep nerede kaldın bu saate kadar? “
    Z “ Özür dilerim tatlım,geciktim.Uzun süredir görmediğim bir arkadaşla karşılaştım.Gezdik biraz.”
    A “ Kimmiş o arkadaş? Ayrıca içki kokuyorsun.Nerede eğlendiniz böyle! “
    Z “Anlatmıştım sana.Hatırlarsın belki...Geçen sene tatil için Antalya ya gitmiştim.Kumsalda güneşlenirken,yurdumun abazanlarından biri dikkatimi çekmeye çalışmak için abuk subuk hareketler yapmıştı.Tersleyince de,onu yanlış anladığımı söylemiş,peşimi bırakmayarak tanımam için şans istemişti.Oturup sohbet ettik.Gerçekten eğlenceli çocukmuş,güzel vakit geçirmiştik.”
    A “ Seni nasıl bulmuş peki? “
    Z “ Okuduğum okuldan ve bölümümden bahsetmiştim.Bir iş için buraya gelince beni hatırlamış.arkadaşlara sorup bana ulaşmış.Takıldık biraz.”
    A “ Demek onu da etkilemeyi başardın,unutmamış seni.”
    Z “ Hiç sorma Aysel ya! Sohbet sırasında sürekli yokladı beni.İlişki yaşıyor musun, tekrar görüşür müyüz, telefon numaranı alabilir miyim, gibi sorular sorup durdu.”
    A “ Görüşecek misin? ”
    Z “ Güldürme beni.Adam resmen aşk oyunu oynamak istiyor.Okul bu sene bitiyor,yazın sıkı bir tatil yapacağım yine.Antalya ya geldiğimde ben sana ulaşırım diyerek ben onun numarasını aldım.”
    A “ Yazın ararsın artık.”
    Z “ Ne araması! Tatile gideceğim yeri bile değiştirmeyi düşünüyorum.Bu erkekler neden her sohbet ettiği kızı sahiplenmek ister ki, anlamıyorum! “
    A “Gerçekten severek sahiplenmeleri doğal da, senin gibi birinin karşısına,gönlünü kazanmak için nasıl biri çıkmalı,ben bile şaşırıyorum! ...
    Aa bak neredeyse unutuyordum! Emre aradı evi bugün.”
    Z “ Gene mi o! Keşke unutsaydın! ... Ne yapışkan çocuk, kurtulamadım gitti.”
    A “ Annesi uzun süredir çok hastaymış.Babası aramış Emre yi bugün.Acilen memleketine dönmesi gerekiyormuş.Gitmeden önce seninle son kez görüşmek istediğini söyledi.Okulunu bırakmak zorunda kalacakmış sanırım. Kırma çocuğu,görüş bari.”
    Z “ Annesinin hastalığı hariç, bugün aldığım en güzel haberdi bu.Eh ne yapalım, madem artık olmayacak, son defa görüşelim.”
    A “ Zeynep sana söyleyecek laf bulamıyorum inan ki! Çok acımasızsın.”
    Z “ Güzelim ben onun neyiyim? ,Hiçbir şeyi.Peki zorla güzellik olur mu? ,Olmaz.Yalan söyleyemem,yakışıklı çocuk.ama bu yeterli değil benim için.Hiçbir şey hissetmiyorum ona karşı.”
    A “ Peki, uzatmayalım.Bari yarın çok fazla incitme çocuğu sohbet ederken.”
    Z “O kadar da Gaddar değilim merak etme...
    Aysel var ya; Tam bir anne olup evinde çocuklarına ömür boyu bakacak Şefkat abidesisin.Dümdüz bir çizgin var.Hayatına adrenalin kat biraz tatlım ya...
    Hoş, bunun için önce Murat tan kurtulman gerekiyor ama oda imkansız...
    Sahi ne oldu, aradı mı bugün? ”
    A “ Aramadı.Biliyorum, aramazda...Ben aramayı çok düşündüm gün boyu ama belki hala kızgındır diye cesaret edemedim.”
    Z “ Aysel saçmalama! Kızgın olması ve aranması gereken kişi sensin.Sakın arama diyeceğim ama seni tanıyorum, ne kadar dinlersin ki beni! .”
    A “ Bende aramak istemiyorum,ondan bekliyorum.Ama aklımdan çıkaramıyorum bir türlü.Gün boyu unutmak için bir şeylerle oyalandım sürekli.”...

    O gece yattıklarında Aysel in gözüne uyku girmedi.Onun için kolay bir durum değildi.Duygusal,sadık ve zarif karakterli bir kızdı çünkü.Eskiden de ilişki yaşamış fakat hiçbirinde Murat la yakaladığı samimiyeti yakalayamamıştı.Her gece sarılıp yattığı, kokusunu hissettiği kişiden ayrı kalmaya dayanamıyordu....

    Zeynebin uykuya dalmasını bekledi.Sessizce cep telefonunu çıkarıp yatağa uzandı.Telefonun ışığı gözükmemesi için battaniyesini başına kadar çekti.Numarasını gizleyerek Murat a art arda üç kez çağrı bıraktı.Murat anlamış olmalıydı,fakat cevap gelmedi.Cesaretini toplayıp boş bir mesaj gönderdi...

    Murat eve gelir gelmez, olup biteni daha fazla düşünmemek için erkenden yatmıştı.Telefonun sesini duymadı.Aysel ise Murat tan mesaj gelecek diye beklerken uyuyakalmıştı...

    Murat uyandığında telefondaki boş mesajı gördü.İçinden hemen cevap vermek geldi.Uyku sersemliğini üzerinden tam olarak atamadığından dolayı,bir an için küs olduklarını unuttu.Telefonunun mesaj bölümüne,Aysel i çok sevdiğini yazdığı sırada, aklına gazete yönetimiyle olan randevusu geldi.Önce görüşmeye gitmesi gerektiğini düşünerek, mesaj yazmaktan vazgeçti...

    Kahvaltı yapmadan Üzerini değiştirip yola koyuldu.
    İlkokula yeni başlayan çocuklar gibi ürkek ve heyecanlıydı...
    Buluşma noktasına vardığında,30 lu yaşlarda,esmer uzun boylu,beyefendi görünümlü Hakan bey karşıladı Murat ı.
    Sıkı bir görüşmenin ardından,Murat a gazetedeki şiir köşesinin yanı sıra,okuyucunun dikkatini çekecek daha farklı şeyler yapıp yapamayacağını sordu.
    Murat; “Gelen mesajlara karşılık verip yorumlar da yapabilirim” deyince,Hakan bey 1 aylık deneme süresi vererek Murat ı işe aldı...

    Böyle bir işi yapacağını hayal bile edemeyeceğinden, ücret konusunu görüşmeye cesaret edemeden,ilk deneme yazısını hazırlamak üzere eve döndü...

    Ajandalarının arasından,en iyi şiirlerini seçmeye çalışırken, bir yandan da Aysel i düşünüyordu.Çünkü görüşme olumlu geçmişti ve aklındaki geçici fikir işe yaramamıştı.
    Kendini çıkmaz sokakta gibi hissediyordu.Kısa süre önce kavga ettiği, hakaret ettiği sevgilisine, şimdi hem özür hem de teşekkür borçluydu...

    Birden aklına parlak bir fikir geldi.! Aysel e şiir yazıp, gazetedeki ilk iş gününde yayınlayacaktı.Böylelikle, zaten gözü Murat tan başkasını görmeyen Aysel den,farklı ve etkileyici bir özür dilemiş olacaktı...

    Aysel gözlerini açar açmaz telefonuna bakıp Murat tan mesaj gelmediğini görünce gizli gizli ağlamaya başladı.Kavga etmişlerdi ama bu onun hiç umurunda değildi.Sadece ona sarılmak, sıcaklığını hissetmek ve kollarında huzur içinde uyumak istiyordu....
    Zeynebe baktığında hala uyuduğunu görünce, Emreyle olan randevusuna geç kalmaması için Hemen uyandırdı.
    Zeynep, isteksiz vaziyette yerinden kalkarak Aysel e serzenişte bulundu.
    “ Annem gibisin güzelim yaa! Bırak şunu, Emre midir nedir,nereye giderse gitsin.”
    A “ Çocuğa söz verdik Zeynep.Ne var bunda! Son kez görüşeceksin hepsi bu”
    Z “ Sen olmasan bu görüşmeye de gitmezdim de, bakma işte.Sana dua etsin...Baksana şuna ya! Sabahın köründe mesaj atmış,bilmem ne cafe de bekleyeceğim diye.”...

    Zeynep,Kahvaltıdan sonra, Aysel in ısrarı ve baskısıyla, karşısındaki kişiye değer vermediği anlaşılacak şekilde sıradan kıyafetlerini giyerek, Emreyle buluşacağı yere gitti...


    alıntıdır.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •