• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    damsiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-07-2005
    Mesajlar
    512
    Karizma Gücü
    0

    Darbe'nin Dört Atlisi... Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal

    "Eski deyimle söylersek, saflar da ayrışıyor. Bizim yerimiz belli. Onların yeri de artık iyice açığa çıktı."


    Genelkurmay ve dört gazete...

    Dün, Doğan grubunun dört gazetesiyle Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasını görünce “ne oluyor” dedim.
    Önce Genelkurmay’dan başlayalım.
    Genelkurmay’ın açıklamasında benim yazımdan alıntı yapıldığına göre mesele biraz kişiselleşiyor.
    En baştan şunu söyleyeyim ki üsluplarından hiç hoşlanmadım.
    Bunu her kim yazdıysa ya da yazdırdıysa üslubuna biraz dikkat etmeli, babaannemin deyimiyle, “ben sizin ağzınızın kaşığı değilim”, öyle aklınıza geleni yazamazsınız.
    Kullandıkları kelimelere bakın, “maksatlı, seviyesiz, bayağı, saldırgan.”
    Bence daha saygılı bir üslup seçmeye özen gösterin.
    Saygı görmek için saygı göstermek gerektiğini de hatırınızdan çıkarmayın.
    Şimdi gelelim açıklamanın özüne.
    Açıklamadaki şikâyetlerinde haklı oldukları iki nokta var.
    Bir generalin sağlık durumuyla, bir başka generalin yaptığı bir gezideki fotoğraflarının yayınlanmasını eleştiriyorlar.
    Bizim gazetecilik anlayışımıza göre bu tür haberler ayıptır.
    Bizim gazetemize bu konularda haber girmez.
    Girmedi de.
    Generallerden hiçbirinin özel hayatıyla, ailesiyle, sağlığıyla, seyahatiyle, kısacası kişisel dünyasıyla ilgili haber yapmayız biz.
    Çünkü bunlar bizi ilgilendirmez.
    Elimize gelen dosyaların hiçbirini basmadık, basmayız.
    Ama bir kuvvet komutanı, Anayasa Mahkemesi’nin üyelerinden biriyle gizlice buluşursa, bunu haber yaparız çünkü bu bütün ülkeyi ilgilendirir.
    “Suça bulaşmış iki kurum” dememden alınmışlar.
    Muhtıra vermek suçtur... Anayasa Mahkemesi’nin anayasayı çiğnemesi de suçtur.
    Suçlu duruma düşmek istemiyorsanız hukukun çizgileri dışına çıkmayın, yasaları çiğnemeyin.
    Genelkurmay, “yargı önünde hesap vereceğimi” söylüyor.
    Ben bu ülkede otuz yıldır yazı yazıyorum, o sanık sandalyesine çok oturdum.
    Sorun, yazarlar sık sık sanık sandalyesine otururken, suç işleyen generallerden hiçbirinin o sandalyeye oturmaması.
    Aramızda böyle bir eşitlik oluştuğunda Türkiye de düze çıkacaktır, emin olun.
    Ama en iyisi, hiçbirimizin o sandalyeye oturmadığı, herkesin hukuka saygılı olduğu bir ülke kurabilmektir.
    Bizim amacımız da zaten budur.
    Bunun için hukuka uymayan eylemleri eleştiriyoruz.
    Şimdi gelelim Doğan grubunun “dört” atlısına.
    Bugün Radikal gazetesinin manşetini gören okurlarıyla yazarlarının çoğunun utandığını düşünüyorum doğrusu.
    Çünkü utanç verici bir manşetti.
    Radikal’e göre, bir kuvvet komutanıyla bir yüksek yargıcın, ülkenin içinde bulunduğu bu şartlarda “gizli” bir buluşma yapmasını haberleştirmek “acemi bir psikolojik savaşmış”, öyle diyorlar.
    Böyle bir buluşma olmasına değil, bu buluşmanın ortaya çıkarılmasına itiraz ediyorlar.
    Ve, bunlar da gazeteci.
    Vatan gazetesi de Radikal’e katılıyor manşetinden.
    Milliyet’le Hürriyet ise, bu “gizli buluşmanın” nedenlerini ve içeriğini hiç merak etmeden, bu haberin yayınlanmasının “Paksüt’ün izlendiğinin kanıtı” olduğunu söylüyorlar.
    Dördünün de pek sevimli olmayan bir telaşı var.
    Belli ki, gerçek gazetelerin “yeni bir 28 Şubat’ın oluşmasını” engellemek istemesinden rahatsızlar.
    Halkın iradesini ve sivil siyaseti devre dışı bırakacak her aranışa destek oluyorlar.
    Ordunun muhtırası, Anayasa Mahkemesi’nin anayasayı çiğnemesi onları hiç huzursuz etmiyor ama “gizli” buluşmalar ortaya çıkınca, bu gerçeği gözlerden saklayabilmek için kendilerini parçalıyorlar.
    Aynı grubun dört gazetesi birden bize ateş ediyor.
    Bu gazetelerin hepsinin de aynı insana ait olması herhalde tuhaf bir “tesadüf”.
    Paksüt’ü savunabilmek için sayfalarını ayırmışlar ama fazla telaşlı olduklarından Hürriyet’in Ankara temsilcisi Enis Berberoğlu’nun yazısını okumayı unutmuşlar.
    Berberoğlu, “buluşma” haberinin onlara da geldiğini, Paksüt’e bunu iki kere sorduklarında ve Paksüt’ün her iki seferde de bunu inkâr edip, yalan söylediğini yazıyor.
    Anayasa Mahkemesi’nin yargıcı, gerçeği ancak bizim gazete bunun haberini yaptıktan sonra kabul etti.
    Zaten bu gazetelerin yöneticilerini, okuyucularını ve orada çalışan dürüst insanları da üzecek bir çarpılmayla “meselenin üstünü kapatmak” için hareketlendiren de, bizim gazetenin onların sakladıklarını ortaya çıkarması.
    Yalanı bitirmesi.
    Bu gazetelerin yöneticileri, bizim gerçekleri yazmamamızı engelleyebilmek için bizimle bir çatışmaya girmek istiyorlar sanırım.
    Denesinler bence.
    Dürüstlüğün öfkesiyle, “bükülmüşlüğün” kurnazlığı çarpıştığında kimin kazanacağını görelim.
    Bakalım kim acı çekecek, kim rezil olacak.
    Bu ülkede, bazen muhtırayla, bazen yasaları çiğneyen hukukla, bazen Ergenekon çetesiyle demokrasi dışı bir darbe gerçekleştirilmeye çalışılıyor.
    Eski deyimle söylersek, saflar da ayrışıyor.
    Bizim yerimiz belli.
    Onların yeri de artık iyice açığa çıktı.
    Hadi bakalım darbenin “iyi çocukları” gösterin gücünüzü.
    Bir gücünüz varsa tabii...

    Kaynak

    dogan grubu bu ülkeyi karistirmak icin ellerinden geleni ardina komuyorlar

  2. #2
    N-BAYRAK adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2007
    Mesajlar
    5,476
    Karizma Gücü
    6
    Peş para etmez gazeteler...
    Nasılsa alışacaksın sende zamanla
    Kiminde bir neştere rehin vereceksin damarlarını
    Bazen de uykularını kurban edeceksin faili ben kabuslara
    ama alışacaksın...

    Güller yâre sevgi kanıtı; benim elimde papatya...

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Liberal Kapitalizmin paçavraları.

  4. #4
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,139
    Karizma Gücü
    6
    Rezil gazeteler.
    Alem duydu Başbuğ-Paks&#252;t gör&#252;şmesinin çelişkilerini bunlar hala topluma "herşey normal" imajı verme peşindeler
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  5. #5
    3UygaR5 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    7,167
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı Fields of Gold tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Rezil gazeteler.
    Alem duydu Başbuğ-Paksüt görüşmesinin çelişkilerini bunlar hala topluma "herşey normal" imajı verme peşindeler
    Senin Okudukların Gibi Değiller En Azından!
    Biri Sübyancı Diğerleri Neydi?

    Ayrıca Bağbuğ-Paksüt Görüşmesinde Ne Var?Görüşemezler mi?
    Ayrıca Senin Ters Mantığına Göre Gül-Erdoğan da Görüşmemeliler

    Hırçın Denizde Bir Dalgayım Sadece

  6. #6
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Yazı; Cumhuriyeti yıkıp,yerine daha Amerikancı aynı zamanda ılımlı islamcı ortaya karışık bir cumhuriyet özlemi içinde olan Ahmet Altan'ın olduğuna göre yoruma gerek yok.
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  7. #7
    barisa_rock adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-12-2007
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0
    kendi paçavrasına baksın önce.
    Genelkurmay kalbini kırmış
    saygı gösterdin mi ki &#252;lkelerin hukukuna kendine saygı bekliyorsun
    Bu &#252;lkeye LİBOŞ değil Liberal lazım.
    Bu adamlar boşluktan yararlanıp şirin göz&#252;kmeye çalışıyorlar

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •