Rupel, davanın iç sorun olduğuna değinerek, "Müzakereleri etkilemez" dedi.
AB Dönem Başkanı Slovenya’nın Dışişleri Bakanı Rupel, AKP’ye kapatma davasının ‘iç sorun’ olduğunu belirterek, ‘Katılım sürecinde etkisi olacağı söylenemez’ dedi.
AKP hakkında açılan kapatma davası ve sonrasında yaşanan tartışmalarla ilgili olarak belli bir süredir netlik ayarı yapma çabası içinde olan Avrupa Birliği (AB), dün Lüksemburg’da şu ana kadar verdiği mesajlardan oldukça farklı bir söylem kullandı. AB Dönem Başkanı Slovenya’nın Dışişleri Bakanı Dimitrij Rupel, davanın “iç sorun” niteliği taşıdığını belirterek, “Bunun katılım süreci üzerinde etkisi olacağını söyleyemeyiz” dedi.
Olağandışı dava
Müzakere sürecinde iki yeni başlık açılması amacıyla düzenlenen Hükümetlerarası Konferans sonrasında soruları yanıtlayan Rupel, “AB açısından olağandışı” olarak tanımladığı davanın, Türkiye’nin katılım sürecine olası etkisini şu sözlerle değerlendirdi:
“Şu aşamada bu bir iç sorun. Zamanı geldiğinde ilgili AB kurumları gerekli değerlendirmeleri yapacaklar ve Türkiye’deki mevcut sistemi daha yakından inceleyeceklerdir. Ancak davanın katılım sürecini etkileyeceğini söyleyemeyiz, çünkü Türkiye’de mahkeme önünde olan bir davayla Türkiye-AB ilişkileri arasında bir alaka görmüyorum. Ancak zamanı geldiğinde Türkiye’de bu durumu yaratan sistemi ele almak gerekecektir.” Rupel, kapatma davasına AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu ilkeleri çerçevesinde çözüm bulunması yönündeki beklentisini tekrarladı.
Ton ilk açıklamalardan farklı
Rupel’in değerlendirmesi, özellikle kapatma davası açıldığında ve Anayasa Mahkemesi’nin kabul kararı sonrasında yapılan açıklamalardan oldukça farklı bir tona sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle AB Komisyonu’ndan gelen ilk açıklamalarda çok daha köşeli ve “müzakere sürecinin kesintiye uğrayacağı” algılaması doğuran bir vurgu vardı.
Rupel’in açıklaması, davanın olası sonuçlarıyla müzakere sürecini birebir ilişkilendirmeyen bir yapıda olması açısından önem taşıyor.
Rupel’in sözlerini değerlendiren üst düzey bir AB yetkilisi, “Söylediklerinin sadece şahsi fikirleri olmadığını ve bu yaklaşımda yalnız olmadığını ifade edebilirim. AB içinde birçok ülke kapatma davasıyla katılım müzakereleri arasında doğrudan bağlantı kurma taraftarı değil. Çoğu ülke bu konuya karışmak ve tartışmaya dahil olmak istemiyor” dedi.
Olumsuz etkiler...
Kapatma davasıyla ilgili olarak yapılan açıklamalardaki tonun ve yoğunluğun düşmesinde AB kanadından gelen her açıklamanın Türkiye’de yapıcı olmaktan uzak ve olumsuz bir etki yaratmasının da etkili olduğu belirtiliyor.
Daha önce ne demişlerdi?
- İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband (16 Mart): Dava Avrupa demokrasisine aykırı.
- AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn (29 Mart): Brüksel AB’nin siyasi ve insan hakları kriterlerinin ısrarlı ve ciddi ihlali durumunda müzakere sürecini gözden geçirmeye mecbur kalabilir.
- Olli Rehn (21 Mayıs): Bu normal bir durum değil ve bir Avrupa demokrasisinde böyle bir durum hafife alınamaz.
- Ortaklık Konseyi (26 Mayıs): AB, gelişmeleri yakından izliyor. AB, bu davaların sonuçlarının AİHM içtihadına ve Venedik Komisyonu ilkelerine uyumlu olacağına güvenir
kaynak
AB yeterince kullanmış ,işi bitincede gözden çıkarmış anlaşılan akpyi...ee gönüllü kendini kullandıranlar düşünsün


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

ARDA BUNUN ALTINDAN BİR ŞEY Ç
KARTACAKTIR BUNLAR LAF OLSUN DİYE TON DEĞİŞTİRMEZ 
