Hazine Müsteşarlığı, Başsavcılığın kararına itiraz etmezse, karar kesinleşmiş olacak.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın "Kayıp Trilyon" davasıyla ilgili olarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında, "mevcut anayasal sistem gereğince, iddia olunan eylemlerin kanıt ve unsurları tartışılmaksızın, yasal imkansızlık nedeniyle soruşturma yapılmasına gerek olmadığına" ilişkin kararı sonrası gözler Hazine Müsteşarlığı’na çevrildi.
Şikayetçi olarak görülen Hazine Müsteşarlığı, Başsavcılığın verdiği karara itiraz ederse dosya Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek. Hazine itiraz etmezse, karar kesinleşmiş olacak.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak, ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar vermişti. Kararda, "Cumhurbaşkanının, seçilmeden önce işlemiş olduğu kişisel suçlarından dolayı Anayasada bir hüküm yer almadığı gibi TBMM İç Tüzüğünde de bir düzenlemenin mevcut olmadığı, demokratik rejimlerde Devlet Başkanının dokunulmazlığının kabul gören bir imtiyaz şeklinde oluştuğu”na dikkat çekilmişti.
Başsavcılığın verdiği takipsizlik kararına, şikayetçi konumunda bulunan Hazine Müsteşarlığı’nın itiraz etmemesi halinde kararın kesinleşeceği kaydedildi.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. ve 173. maddelerine göre, verilen takipsizlik kararına sadece şikayetçiler itiraz etme hakkına sahip.
kaynak
Hazine Müsteşarlığı kararda itiraz ederse Gül Kayıp Trilyona adı karışmış biri olarak Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığında koltuğunda oturacak,itiraz etmezse Gül Koltuğunda kayıp trilyon gibi adi bir suçtan sanık olarak Cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığıyla koltuğunda oturacak...Fark yok!Yargılanamıyacağı(Cumhurbaşkanı dokunulmazlığından dolayı) için etik olarak orada oturmasının ne denli kendine yakışır olduğunu görüyoruz.Cumhurbaşkanlık Koltuğu hiç böyle bir utanca şahit olmamıştı ...Sayesinde Ülke bunada şahit oldu.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla





