Çok gürültü çıkarıyorlar.
Kimi köşeleri ele geçirmişler.
Ama sayıları az.
Saygınlıkları az.
En önemli özelliklerinden biri, birbirlerine büyük destek vermeleri.
Birbirimizi tutmazsak, “düşeriz” inancındalar.
Doğru da.
HALKTAN KORKUYORLAR..
Atatürk’ü sevmiyorlar.
Niçin sevmediklerini söyleyemiyor, savunamıyor, akılcı bir gerekçe gösteremiyorlar.
Demek ki, “beyinleri yıkanmış.”
Gel tartışalım, diyorsun.
Gelmiyorlar.
Sen beni çağır, ben geleyim, sorularına yanıt vereyim, diyorsun.
Çağırmıyorlar.
Ha bire hakaret ediyor, küçük düşürmeye çalışıyor, yalan üretiyor ve herkesi buna inandırmaya çalışıyorlar.
Ne yazık ki, karşılarında bunlara yanıt vermesini beklediklerimiz de –nedense- yetersiz. Haklı olanlar ya korkuyor, ya basiretsiz, ya aldırmıyor, ya da menfaat beklentisinde.
Onlar da almış başını gidiyor!..
NORMALLEŞTİRİYORLAR!..
Yakında, “Halk önderi APO” diye film çevirirlerse; ya da çok izlenen bir dizi filmin içine bunu da sokuştururlarsa şaşırmayın. Önce, “milliyetçi” görünen bir tip yaratıp bağımlılık oluşturuyor; sonra da bundan yararlanarak teröristleri sempatik gösteren şırıngaya başlıyorlar.
Ya da bir başka tv dizisinde, terörist anası oğlunu övüyor.
Sonuçta, teröristler de çok izlenen filmlerin “normal” figürleri yapıldılar. Yani, hızla “normalleştiriyorlar!..”
Ne demişti vaktiyle bir bakanlığın yetkilisi?
“APO Meclis’e girsin!..” (Yeniçağ bunu manşet yapmıştı, bizim “İşgal ve Direniş” kitabımızda da var)
APO şimdiden filmlere girdi. Yakında öteki de olur.
Niye?
Çünkü, normalleşiyoruz!..
Oysa, öyle azınlıkta ve dışlanmışlar ki!..
İki örnek vereyim.
Bir profesör... Atatürk’e “Bu adam” demiş!... Kitap imza gününde, bizim kuyruk üç kat olmuşken, karşımdaki stantda sinek avlıyor. Önünde üç kişi bile yok.
Bir başka profesör... Türklüğe hakaret etmiş biri!... Afyon yol kavşağında yemek molası yerlerinin birindeyiz. Bize, “Abi” ya da “Hulki Bey” diyor, “Siz oturun siparişinizi biz getirelim” diyerek Anadolu nezaketi gösteriyorlar. Ona bakıyoruz. Yüzüne kimse bakmıyor. “Hoş geldin” diyen bile yok.
ACELELERİNİN NEDENİ VAR!..
Dedim ya, aslında yoklar. Ama çok gürültü çıkarıyorlar.
Sonra çıkardıkları gürültüden korkarak, bu memleketi sevenlere saldırıyorlar.
Halktan kopuklar. Halk onları sevmiyor.
O yüzden, acele ediyorlar.
Dış destekle bir an önce “AB-D Darbesi” ya da “renkli darbe” yapalım da, halkın üzerinde diktatörlük kuralım, istiyorlar.
Bunu da, karşı taraf darbe istiyor çığlıklarıyla örtmeye çalışıyorlar.
Çıkın sokağa bakın.
Arkalarında halk yok, Anadolu yok.
O yüzden Humeyni’yi seviyorlar, Bush’u seviyorlar, AB komiserlerinden emir alıyorlar.
En önemlisi, halkın kendilerini sevmediğinin farkındalar.
Bu yüzden tehlikeyi görüyorlar ve halk iyice uyanmadan kene gibi yapışarak, kansız bırakmak istiyorlar.
KAYNAK
-------------------
Onlar ne dediklerini bilmeden fütursuzca konuşuyorlar. Milli egemenlikten rahatsız olup manda yönetiminin bizi bu topraklarda huzur içinde kendi kimliğimizde yaşatacaklarını sanıyorlar.
Okumadılar, görmediler. Afrika'yı sömüren ve Hristiyanlaştıran batıdan haberleri yoktu yada yaptıkları diğer soykırımlarla çoğunluğu müslüman halkların yaşadığı devletlerin haritalarıyla oynanırken onlar başka bir tarafa bakıyorlardı. Anadolu toprakları, müslüman toprakları bunlar gibisini çok gördü. Batı destekli hain potansiyeli bu memlekette bu düşüncelerle besleniyor ve beslenmeye devam edecek birilerince.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla