İnsan beyni kapalı bir kutu içinde bilgi işlem merkezi gibi çalışır.Çeşitli duyu organlarından ,sinirler yoluyla gelen elektirik frekanslarını yorumlar.
Lsd ,peyote kaktüsü,amanita muskaria mantarı ile halüsinasyon gören bir kişi son derece gördüğü hayalleri gerçek sanar hatta bizim gerçekleri gördüğümüzden ,değerlendirdiğimizden fazla.
Bir deneğe,çizgi filim kahramanlarını hayal etmesini söylüyorlar.Kişi çizgi filim kahramanını görmekle kalmıyor,kendisinide onların arasında hissediyor.Lsd almış bir kişiye renkler soruluyor.Kişi sarı rengi veya kırmızı rengi çok boyutlu olarak algılıyor.Kokularını ve dokularını tanımlıyor.
İnsan beyninin içine elektrot yerleştiriyorlar.Beyin dalgaları gönderiyorlar.Kişi elini açıp kapattığını sanıyor ama elleri kıpırdamıyor.
Rüya gördüğümüzde varsayalım, biri size tokat atarsa,aynı o tokatı yemiş gibi korkuyla uyanırsınız.O anda çok gerçekçidir.Kafanız karışır.Rüya olduğunu düşünürsünüz ve teskin olup yeniden uykuya dalarsınız.
Ya yaşam denilen şey bir rüyaysa.Varsayalım her şeyin dört dörtlük olduğu, daha basit ama,şiddetin ,hayatın iniş çıkışlarının olmadığı bir alemde ,hepimiz bir ruh'sak ve biraz monoton olan ortamımızı heyecanlandırmak için yaşam denilen rüya görüyorsak.Ya ölüm aslında uyanışsa.Kendimize gelişse.
Ya en çok maceralar yaşıyanın veya acılarla boğuşup kazananın,başaranın yaşam denilen rüyayı görenler içinde, uyandığında en mükemmel rüyayı görense.
Ölüm sadece uykudan uyanışsa.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



