• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-05-2008
    Mesajlar
    2,825
    Karizma Gücü
    0

    Mesut Yılmaz'ın Türkler'i utandıran sözleri

    Yılmaz'ın Türkler'i utandıran sözleri

    Avrupa Parlamentosu'ndaki oturumda parti kapatmayı savunan Mesut Yılmaz'ın 'Ordu kışlasına dönemez' sözleri herkesi şoke ederken salondaki Türkler bile utandı.
    19 Haziran 2008 14:12
    Yazı boyutunu büyütmek için
    Star Gazetesinin haberine göre, AP Yeşiller Grubu'nca düzenlenen 'Türkiye'de neler oluyor?' tartışması, eski başbakan Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz'ın AK Parti kapatma davasına ilişkin sözleri ve AP üyeleriyle polemiğine sahne oldu.



    Bağımsız milletvekili Ufuk Uras, Yılmaz, Yeşiller Grubu Eş başkanı Daniel Cohn-Bendit ve KPK Eş Başkanı Joost Lagendijk'in yer aldığı kürsüdeki ilk konuşmacı Yılmaz Anayasa Mahkemesi'nin aldığı iki karar nedeniyle Türkiye'de çıkan tartışmaları hatırlattı:



    'Biri başörtüsü diğeri AK Parti kapatma davası. Son 50 yılda Türkiye'de 20'den fazla parti kapatıldı. Bu kaygı verici bir durum. Buradan bakılınca anlaşılamamasını anlıyoruz. Ama bizim de Türkiye'den bakınca anlayamadığımız şeyler var. AB Komisyonu'nun AK Parti'ye yönelik kapatma davasına verdiği tepki, AB'nin kendi kurallarına da aykırıdır. Devam eden bir davaya ilişkin açıklama yapılması doğru değildir, ayrıca AİHM'nin geçmiş kararları gözönüne alındığında bizzat Avrupa yargı kurumlarına saygı göstermeleri gerekir.'

    KRİZİN BAŞLANGICI KÖŞK SEÇİMİ

    YILMAZ cumhuriyetin ilanının ardından, laikliğin Atatürk ve yakın çevresindeki elit kesim tarafından benimsenmiş dayatmacı bir laiklik olduğunu ancak 1950'den sonraki iktidarların çabasıyla geniş bir kesimce benimsenmeye başlandığını belirtti. Müslüman bir ülke olan Türkiye'de laikliğin henüz tam anlamıyla benimsenmediğini, siyasal İslam ve İran'daki gelişmelerden etkilendiğini söyleyen Yılmaz, ülkeyi önemli bir tehlikenin beklediğini ve AK Parti'nin dine dayalı siyaset yapan gelenekten geldiğini ifade etti.

    'Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar laikliğe ters düşecek bir şey yapmadılar. Ancak cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi adaylarını dayattılar, uzlaşmayı reddettiler. Bu da krizin başlangıç noktası oldu. Hükümet yüksek yargı, TSK, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının bir kısmıyla kavgalıdır' diye konuşan Yılmaz, Kızıl Dany olarak tanınan Bendit'in kendisine yönelttiği kapatma davasına ilişkin soruya verdiği yanıtla salonda şok etkisi yarattı:



    Parti kapatma iptidai bir ceza olduğu halde, Türkiye gerçekleri karşısında bu uygulama korunmalıdır. Dünyanın bugün geldiği noktada parti kapatmak çözüm değil. Ama siz de Türkiye'nin şartlarını anlamalısınız. Türkiye ağır bir tehlikeyle karşı karşıya.

    AP milletvekili Kıbrıslı Rum Matsakis Yılmaz'ın sözlerine tepki gösterdi ve 'Açıklamalarınızdan rahatsız oldum. Bu davranışınız Avrupa'da anlaşılamaz. Sonuçlarınızı algılıyor musunuz bu açıklamanızın ? Türkiye'deki sorun şu, ordu siyaset sahnesindeki yerini kaybediyor ve yerini yeniden kazanmaya çalışıyor' dedi.

    ORDU KIŞLAYA DÖNEMEZ

    Yılmaz'ın yanıtı ilginçti; 'Ben Türkiye'de orduyla polemiğe en çok giren siyasetçilerdenim. Ama şunu söyleyebilirim ki, Türk generallerinin ülkeyi yönetmek arzusu yok. Yönetmek isteyenler de ayıklanıyor. Ama bölücülük ve irtica tehlikesi devam ettiği sürece askerin kışlasına dönmesi beklenemez'

    Kızıl Dany davanın AB ile ilişkileri zora soktuğunu ve 11 yargıcın toplum adına karar verme çabasının anlaşılamadığını, anlatılamadığını söyledi. İki kesimin de korkularının anlaşıldığını belirten Kızıl Dany sorunun bu korkuların giderilmesi olduğunu belirtti. AP Sosyalist Grubu'ndan Vural Öger ise AB'den gelen açıklamaların eleştirilmesine tepki gösterdi. 'Paranoyayı bırakıp, dostu düşmanı ayırt etmek gerekir. Kapatma davası Türkiye karşıtlarını sevindirdi' dedi.

    İran'daki gelişmelere atıfta bulunan Yılmaz, Ufuk Uras'ın sorunun demokrasi yönüyle çözülmesi önerisine, İran'da aydınların demokrasiye destek verdikten sonra bir yıl içinde işlerin tersine döndüğünü söyleyerek yanıt verdi. Ufuk Uras ise bu benzetmeye karşı çıktı, 'Türkiye İran, Başbakan Erdoğan da Humeyni değildir' diye konuştu. Uras krizin yargı yoluyla değil, siyaset yoluyla aşılması çağrısında bulundu.

    Daha sert cevap verirdim ama...

    Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras ise Yılmaz'ın sözlerine ilişkin Star'a yaptığı değerlendirmede 'Daha sert cevap verirdim ama, yabancılar önünde tartışmadım' dedi. Yılmaz'ın siyaseten bir alternatif ve B planı olarak ortaya çıkmak istediği yorumunu yapan Uras 'AKP kapatılsa bile, milli mutabakat hükümeti, ara rejim seçeneği gibi söylemler var. Mesut Bey'e siyasi hayatında başarılar dilerim ama toplum nezdinde pek de inandırıcılığı ve kredibilitesi kalmadı. Türkiye onun anlattığı tablodan ibaret değil' dedi.



    AP Yeşiller Grubu üyesi Cem Özdemir ise Yılmaz'ın çıkışının kendi tabanından destek bulamayacağını söyledi. 'AK Parti tabanıyla, Yılmaz'ın tabanı benzer. Bu kesim yasaklar ve ihtilallere karşı son derece hassas. Zamanında Yılmaz'ın MGK'daki tartışmalar ve Kürt sorunu konusundaki çıkışı son derece önemliydi. Umarım değişmez' diye konuştu.

    Star gazetesi
    Yılmaz'ın Türkler'i utandıran sözleri | Haber 7
    dersini almamaış hilkat garibesi...

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    4,264
    Karizma Gücü
    0
    28 şubat sürecinin onbaşısı mesut beyden daha ne beklenirki.
    müslümanlara yarasa diyen zattır mesut bey.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Birak bu milletin verdigi dersi alamayip koskoca partiyi yerin dibine sokan zavalliyi yorum yapmaya bile degmez.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-05-2008
    Mesajlar
    2,825
    Karizma Gücü
    0
    Hasan Celal Güzel-Radikal
    Zavallı Mesut Onbaşı!
    Mesut Yılmaz’ı 1967 yılından beri tanırım. Demek ki aradan tam 41 yıl geçmiş. Rahmetli Veysel Atasoy, Mesut Yılmaz’ı bana getirip, “Mesut, Erol Yılmaz Akçal’ın yeğeni. Onu da Hür Düşünce Kulubü’ne üye yapalım” demişti. O sırada Hür Düşünce Kulübü Başkanıydım. A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Sosyalist Fikir Kulübü karşısındaki derneğimiz, daha çok AP paralelinde, mûtedil, liberal, milliyetçi ve muhafazakâr bir kuruluştu. Biz, o günlerde, ‘Vatan, millet’ diye koşturan, millî değerlerimizi savunan, burslarımızla geçinmeye çalışan idealist bir gençlik grubuyduk. Mesut Yılmaz, üyelik teklifimizi kabul etmedi; “Ben sempatizan olarak kalayım” dedi. O günlerde, uzun saçlı, siyah gözlüklü, altında arabası, cebinde bol parası olan bir zamane genciydi.
    Başbakanlık Müsteşarlığım sırasında Devlet Bakanı ve Hükûmet Sözcüsü oldu. Bürokrasiyi bilmiyordu. Uzun yıllar Almanya’da yaşamış, daha sonra Türkiye’de bir şirketin satış müdürü olmuştu. Ona elimden gelen yardımda bulunmuştum. Ne de olsa Mülkiyeli’ydi... Rahmetli Özal, Mesut Yılmaz’dan şikâyet eder ve bana “Şuna yaptıklarımızı anlat, farkında bile değil” derdi. Sonrasını biliyorsunuz; Mesut Yılmaz, Semra Hanım’ın elini eteğini öperek ANAP Genel Başkanı ve Başbakan oldu. Özal, sekiz ay sonra yaptığı hatânın farkına varıp sırtından hançerlendiğini söyledi ama iş işten geçmiş, siyasetin en büyük mirasyedisi olarak Özal’ın koltuğuna oturmuştu. Artık bundan böyle sabaha kadar oyun oynayacak, öğleden sonra da devlet ve parti yönetmeye çalışacaktı... Sonunda olan oldu. ANAP, Özal’ın yenilikçi, hamleci yörüngesinden statükocu bir çizgiye kaydı ve koskoca yüzde 40’lık parti, yüzde 5’lere kadar indi.
    Mesut Yılmaz, ne yazık ki bir eski Başbakan olarak yolsuzluk iddiasıyla Yüce Divan’da yargılandı. Bazılarının zannettiği gibi aklanmadı; sadece Rahşan Hanım’ın çıkardığı kanun sayesinde paçayı kurtardı. Eğer Rize’lilerin hemşehrilik bağı kuvvetli olmasaydı, şu andaki bağımsız milletvekili payesine de erişemezdi.
    ***
    Mesut Yılmaz, 28 Şubat Dönemi’nde darbecilerin, Demirel’den ve Baykal’dan sonra en mutemet adamıydı. Bir ara, eliyle garip işaretler yaparak ‘Çevik Bir’ demeye kalktı ve darbe çetesi Batı Çalışma Grubu’nu tenkide yeltendi ama hemen arkasından tükürdüğünü yalamaktan kendini alamadı. Zira, darbeciler ağzına biber sürerek onu yola getirmişlerdi.
    28 Şubat’ta adını ‘Mesut Onbaşı’ koymuştum. Darbeci generaller karşısında bir onbaşı kadar hükmün var, demek istemiştim. Anadolu’nun ârif insanları beni anladılar ve bu lâkabı benimsediler. Onbaşıları aşağılamak aklımdan bile geçmemişti. Lâkin, Türkçe özürlü Tansu Çiler, ‘şerefsiz onbaşı’ deyince ortalık karışıverdi.
    Mesut Yılmaz, geldiği her yere birilerinin himayesinde gelmiştir. Önce Semra Hanım’a sığındı; daha sonra da darbecilere... Aralık 1995 Genel Seçimleri’nden sonra darbeci odaklar Mesut Yılmaz ile Tansu Çiler’i, Yılmaz’ın Başbakanlığında ‘ANAYOL Koalisyonu’na zorladılar. Ancak, Yılmaz bu koalisyonu devam ettiremedi. 28 Şubat Dönemi’nde Demirel’in DYP’yi parçalaması sonucunda, gene darbecilerin desteğiyle tekrar Başbakanlığa getirildi. En büyük marifeti, kurulu düzenin kokusunu alması ve darbecilerle iyi geçinmesiydi...
    ***
    İşte bu bizim Mesut Onbaşı, Avrupa Parlamentosu’nda konuşma yaparak AK Parti’nin kapatılmasını savunmuş ve “Ordu kışlasına dönemez” demiş. Düşünebiliyor musunuz? Sen milletin oyuyla seçil, sonra da kalkıp milletini AP’de şikâyet edip demokrasiye lâyık olmadığını, siyasal İslâm’dan ve İran’daki gelişmelerden etkilendiğini söyle... Kaderin şu garip cilvesine bakınız ki, ona gereken cevabı sosyalist fakat ondan çok daha demokrat Ufuk Uras veriyor...
    Mesut Yılmaz, bir de ‘Merkez sağı Japon modeliyle toplayacağım’ diyor. Halbuki kafasının ardında, muhtemel bir darbeden sonra yeniden bedavadan Başbakanlık yatıyor. Demirel’in de yeniden Cumhurbaşkanlığı beklediği gibi...
    İlahi Mesut Yılmaz !.. Sabih Kanadoğlu ile Osman Paksüt varken sizi kim Cumhurbaşkanı, Başbakan yapar?.. En iyisi, CHP’ye girip birer milletvekilliği kapmanızdır. Tabiî, CHP yüzde 10’luk barajı geçebilirse...
    Zavallı Mesut Onbaşı !..

  5. #5
    ayçekirdeği adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-01-2008
    Mesajlar
    1,436
    Karizma Gücü
    5
    Mesut Yılmazın sözünde birsey yokki O görevini yapmış. Masonluğun hakkını vermiş neden şaşırdınız
    zaman dar biliyorum
    ama ben yine de gidiyorum
    kendimi bulma umudu ile
    kendimden uzaklaşıyorum....

  6. #6
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,283
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    yaw bu adamlari millet yerin dibine gomdu daha cikip konusuyolar

    Turkiyeye ne verdi ne kazandirdida cikip simdi konusuyor




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  7. #7
    Özgü A. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2008
    Mesajlar
    2,849
    Karizma Gücü
    5
    Mesut Yılmazmı kalmış ..
    T&#252;rkiyenin sorunu bu işte modası geçen yaşlanan herifleri hala dinliyoruz onlar ne dediğini biliyormuki ?
    BİLİM + GÖNÜL


    Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız !

    *

    Kızılların ve Kürtçülerin Şer Birliğini Yıkacağız!

  8. #8
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Mesut Yılmaz,Kemal Derviş tekrar piyasaya çıktı

    Hayırdır inşallah

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Utanç davasında utandıran karar
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde NevhayaL tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 01.11.11, 12:58
  2. Şehrazat'ı utandıran kardeş! olayı tamamen bir yanlış anlaşılma
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde zevaca tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 05.09.11, 07:01
  3. Türkler'i "medeniyete" almadılar kıyamet koptu
    2005 Konuları bölümünde aylan tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 02.10.05, 22:51

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •