• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0

    İslamda Temizlik en yüksek derecededir.

    Temizlik Üzerine
    ________________________________________
    Aşağıdaki hadisler hiçbir yorum yapılmadan alınmışdır.

    3468 - Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Ey Allah'ın Resulü! Biz senin için Budâ'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez."

    3469 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı dinledim. Kendisine çöl bir arazide bulunan bir sudan ve ona uğrayan hayvan ve vahşilerden soruluyordu. Şöyle cevap verdi: "Eğer su iki kulle miktarında olursa pislik taşımaz!"
    Ebu Davud, Taharet 33, (63, 64, 65);
    Tirmizi, Taharet 50, (67);
    Nesai, Miyah 3, (1, 175);
    İbnu Mace, Taharet 75, (517, 518).

    3471 - Müslim'in bir diğer rivayetinde (yine Ebu Hüreyre şöyle rivayet etmiştir "Sizden hiç kimse, cünübken durgun suyun içinde yıkanmasın." Ebu Hüreyre'ye sordular: "Peki nasıl yıkanacak, Ey Ebu Hüreyre?" O: "Sudan alıp alıp yıkanacak!" diye cevap verdi."
    Müslim, Taharet 97, (283).

    3472 - Yahya İbnu Abdirrahman rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh, içerisinde Amr İbnu'l-As'ın da bulunduğu bir grupla yola çıkmıştı. Bir havuza geldiler. Amr İbnu'l-As radıyallahu anh: "Ey havuz sahibi, havuzunda vahşi hayvan sulanıyor mu?" diye sordu. Hz. Ömer, hemen araya girip: "Ey havuz sahibi bize bunu söyleme: Zira biz, vahşinin peşinden su alacağız, o da bizim peşimizden sulanacak. Çünkü ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın "Vahşinin karnına aldığı onundur, geri kalan da bize temizdir ve içeceğimizdir" dediğini işittim" dedi."
    Muvatta, Taharet 14, (1, 23, 24).

    3476 - Nafi anlatıyor: "İbnu Ömer radıyallahu anhüma dedi ki: "Kadın hayızlı veya cünüb olmadıkça artığıyla yıkanmada bir beis yoktur."
    Muvatta, Taharet 86, (1, 52).

    3480 - Ümmü Kays Bintu Miksan radıyallahu anha anlatıyor: "Ben, henüz yemek yemeyen küçük bir oğlumla Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gitmiştim. Varınca, çocuğu kucağına oturttu. Derken çocuk elbisesine akıttı. Su getirtip elbisesine serpti, fakat yıkamadı." Bir rivayette: "...çileti" denmiştir.
    Buhari, Vudü 59
    Müslim, Taharet 103, (287)
    Muvatta, Taharet 110, (1, 64)
    Ebu Davud, Taharet 139, (374)
    Tirmizi, Taharet 54, (71)
    Nesai, Taharet 189, (1, 157).

    3488 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma diyor ki: "Elbisen yaş bir pisliğe değdi ise veya öylesi bir necasete ayakkabınla bastı isen, o pisliği su ile yıka. Pislik kuru ise, bir beis yok." Rezin tahric etmiştir.
    Tirmizi: "Bu, Hz. Ömer'den daha sıhhatli olan rivayettir. Önceki rivâyet zayıftır'' der. Keza ilaveten der ki: "Ayakta abdest bozma yasağı te'dib içindir, tahrim için değil.'' Yine der ki: "İbnu Mes'ud radıyallahu anh'tan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Kişinin ayakta akıtması, nefsine karşı işlediği bir kabalıktır."

    3526 - Hz. Aişe radıyallahu anh'dan rivâyete göre şöyle derdi: "Size kim, Resülullah aleyhissalatu vesselâm'ın ayakta bevlettiğini söylerse, sakın onu tasdik etmeyin. O, daima çömelerek abdest bozardı."
    Tirmizi, Tahâret 8, (12)
    Nesâi, Tahâret 25, (1, 26)

    3533 - Hz. Selmân radıyallahu anh'ın anlattığına göre, müşrikler kendisine: "Sizin arkadaşınızın (Aleyhissalâtu vesselâm) sizlere helâda abdest bozmayı bile öğrettiğini görüyoruz'' demişlerdir. O da onlara Şöyle cevap vermiştir: "Evet, doğrudur. Resülümüz aleyhissalâtu vesselâm, bizi sağ elimizle istimca yapmaktan nehyetti, büyük veya küçük abdest bozarken, kıbleye yönelmekten de nehyetti. Abdest bozduktan sonra istinca ederken kurumuş hayvan mayısını veya kemiği kullanmamızı da nehyetti ve dedi ki: "Sizden kimse, üç taştan daha azı ile istinca etmesin.'' Müslim, Tahâret 57, (262)
    Tirmizi, Tahâret 12, (16)
    Ebu Dâvud, Tahâret 4, (7)
    Nesâi, Tahâret 37, 42, (1, 38, 39, 43)


    3534 - Yine Müslim'de Hz. Câbir'den gelen bir rivâyet şöyle: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Biriniz istincada taş kullanırsa teklesin.''
    Müslim, Tahâret 24, (239).

    3547 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Biriniz helâya giderken berabererinde üç tane de taş götürüp onlarla temizliğini yapsın. Bunlar ona yeterlidir."
    Ebu Dâvud, Tahâret 21, (40)
    Nesâi, Tahâret 40, (1, 41, 42)

    3548 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam abdest bozmaya çıkmıştı. Bana üç taş bulmamı söyledi. İkisini buldum üçüncü taşı aradım fakat bulamadım. Onun yerine bir kurumuş mayıs aldım ve onu getirdim. Taşları aldı, mayısı attı ve: "Bu necistir!" buyurdu."
    Buhari, Vudü 20
    Tirmizi, Tahâret 13, (17)
    Nesâi, Tahâret 38, (1, 39, 40)

    3549 - Yine İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Cinlerin hey'eti Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelince: "Ey Allah'ın Resülü! Ümmetini kemikle; mayısla veya kömürle istinca yapmaktan nehyet. Zirâ, Allah onlarda bize bir rızk yarattı!" dediler. Bunun üzerine Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bizi, onları tahârette kullanmaktan menetti.
    Tirmizi, Tahâret 14, (18)
    Nesâi, Tahâret 35 (1, 37)
    Ebu Dâvud, Tahâret 20, (39)
    Müslim, Salât 50, (450)

    6067 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ demiştir ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm makadını üç sefer yıkardı." İbnu Ömer de şöyle demiştir: "Bunu biz de yaptık ve makadı su ile yıkamayı bir şifa ve temizlik vasıtası bulduk."

    3654 - Ebu Hüreyre radıyallahu anh)'den nakledildiğine göre, Ebu Hüreyre mescidde abdest alırken yanına Abdullah İbnu Kârız gelir. Ona, Ebu Hüreyre şu açıklamayı yapar: "Bir keş (kurumuş çökelek) parçası yedim, bu sebeple abdest alıyorum. Çünkü ben Resulallah aleyhissalâtu vesselâm'ın "Ateşte pişen şeyler yiyince abdes alın" dediğini işittim."
    Müslim, Hayz 90, (352)
    Nesâi, Taharet 122, (1,105,106)
    Tirmizi, Tahâret 58, (79)
    Ebu Dâvud, Tahâret 76, (194).

    3499 - Dâvud İbnu Sâlih İbni Dinâr et-Temmâr, annesinden anlatıyor: "Efendim beni, Hz. Aişe radıyallahu anhâ'ya bir miktar yemekle gönderdi. Gelince Hz. Aişe'yi namaz kılıyor buldum. Bana, elimdekini koymamı işâret etti. (Ben de bıraktım). Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi. Hz. Aişe radıyallahu anhâ, namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi. Sonra da şu açıklamayı yaptı: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam: "Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir" demişti. Ben ayrıca, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm.''
    Ebu Dâvud, Tahâret 38, (76).

    3490 - Müslim'in bir diğer rivâyetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ'ya bir zât misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yıkamaya başladı. Hz. Aişe ona: "Sana, (meni) bulaşan yeri (gördüysen) orasını yıkaman kâfi idi, göremediğin takdirde etrafını yıkardın. Ben, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı." Bir diğer rivâyette şöyle gelmiştir: "İyi biliyorum kurumuş meni bulaşığını Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum."
    Müslim, Tahâret 105, 109, (288, 290).



    Bu hadislere yalan diyen varmı. ?.

    İnsanları Allah islamın temizliğinden korusun. Bunlar mağara adamı yahu.
    Ya Şeytan insanın iyi bir varlık olmadığını taaaa o zamandan hatta tam yaratılmadan gaipten bilmiş. Allaha senin bu yaptığın insan imalatın bozuk demiş. Vala bana kalırsa bu günki insanlara bakınca yalan da söylememiş.

  2. #2
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Directsoz,

    Hadisler için teşekkür ederim, Hadislerin hepsi doğru bu arada ve sahihler. Güzel tekrar oldu benim için, Yazının tamamı çok güzeldi.

    Sadece son cümlede belki şöyle diyebiliriz. Allah istemeyenleri kendi nurundan uzak etsin. Dediğin gibi mağara adamı olmak için canımı verirdim, o mağarada o 2'sinin yanında 1 dakika demlenmek dünyalara bedel benim için.

  3. #3
    adigenazım adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-12-2007
    Mesajlar
    2,065
    Karizma Gücü
    0
    üm yaşamları boyunca Kuran ahlakına göre yaşayan Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, bulundukları toplumda herkese örnek olan temizlik anlayışlarıdır. Ancak bu temizlik anlayışı yalnızca maddi anlamda bir temizlikle sınırlı değil, aynı zamanda Kuran ahlakına uymayan her türlü davranıştan uzak durmak ve nefsi her türlü pislikten arındırmaktır.

    Müslümanları diğer insanlardan ayıran en önemli fark, her ortam ve şartta Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği güzel ahlaka uymalarıdır. Kuşkusuz bunun sonucunda ortaya üstün bir ahlak modeli çıkmaktadır. Çünkü insan güzel ve değerli olan tüm vasıflara ancak Allah’ın bildirdiği din ahlakına uyduğunda sahip olabilir. Sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, Kuran’da doğruluğu, adaleti, sabrı, fedakarlığı, vefayı, sadakati, kararlılığı, itaati, alçakgönüllülüğü, hoşgörüyü, şefkati, merhameti, öfkeyi yenmeyi ve daha birçok üstün ahlak özelliğini emretmektedir. Bunlar, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışan müminleri diğer insanlardan üstün kılan önemli ahlak özellikleridir. Rabbimiz’in hoşnut olacağını bildirdiği bu önemli özelliklerden biri de "temizlik"tir.

    Müslümanlar vicdanlarına ve Kuran ahlakına uydukları, Allah’ın rızasını aradıkları ve O’na gönülden boyun eğdikleri için, düşünceleri berrak, samimi ve daima Hak’tan yanadır. Her türlü kirli düşünce ve niyetten uzak olmak, Müslümanların samimi imanlarının bir göstergesidir.

    Kuran'da Peygamberlere Bildirilen Temizlik Anlayışı

    Belirtilmelidir ki; düşüncelerinin ve kalplerinin temizliği kadar bedenlerinin, giysilerinin, yaşadıkları mekanların ve yedikleri yiyeceklerin temizliği de Müslümanların en belirgin özelliklerindendir. Bir Müslümanın saçı, eli, yüzü, kısacası tüm bedeni daima tertemizdir. Kıyafetleri her zaman temiz, bakımlı ve düzgündür. Çalıştığı veya yaşadığı mekanlar da Müslümanlara yakışır bir şekilde her zaman derli toplu, temiz, hoş kokulu, havadar ve ferahlık verici olur. Şüphesiz müminlerin bu özelliklerine en güzel örnek, Rabbimiz’in insanlar için son peygamber olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)’dir. Allah, Kuran’da Peygamberimiz (sav)’e şöyle buyurmuştur:

    “Ey bürünüp örtünen, Kalk (ve) bundan böyle uyar. Rabbini tekbir et (yücelt) Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp-uzaklaş.“ (Müddessir Suresi, 1-5)

    Ayrıca Yüce Allah, Kuran’da müminlere temiz olan şeylerden yemelerini bildirmiş, Peygamberimiz (sav)’e de temiz olan şeylerin helal olduğunu müminlere bildirmesini emretmiştir:

    “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin.” (Araf Suresi, 160)

    “Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: “Bütün temiz şeyler size helal kılındı.” Allah’ın size öğrettiği gibi öğretip yetiştirdiğiniz avcı hayvanlarının yakalayıverdiklerinden de -üzerine Allah’ın adını anarak- yiyin. Allah’tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.” (Maide Suresi, 4)

    Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde ise müminlere temiz olmayı şöyle öğütlemiştir:

    “Müslümanlık temizdir, kirsizdir. Siz de temiz olun, temizlenin, zira cennete temizler girer.” (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 96/2)

    Rabbimiz Kuran’da hem maddi, hem de manevi olarak temizlenenleri sevdiğini ise şöyle bildirmiştir:

    “Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.” (Bakara Suresi, 222)

    Biraz önce de belirttiğimiz gibi, Allah iman eden kullarına yaşadıkları mekanları da temiz tutmalarını emretmiştir. Hz. İbrahim’e vahyettiği bu emir, Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

    “Hani Evi (Ka’be’yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kılmıştık. “İbrahim’in makamını namaz yeri edinin”, İbrahim ve İsmail’e de, “Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin” diye ahid verdik.” (Bakara Suresi, 125)

    Peygamberimiz (Sav)’İn Temizliği Tüm Müslümanlara Örnektir

    Peygamberimiz (sav), müminlere temizliği çokça tavsiye etmiştir. Kendisi de temizliğine çok dikkat ederek müminler için en güzel örneği oluşturmuştur. Hz. Muhammed (sav) bir hadiste şöyle buyurmuştur:

    “Şüphe yok ki Yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun.” (Et-Tıbbün Nebavi S:216)

    Peygamberimiz (sav) başka bir hadisinde de, çokça temizlenen müminlerin, kıyamet gününde de diğer insanlardan nurlarıyla ayrılacaklarını bildirmiştir:

    “Benim ümmetim kıyamet gününde yüzleri parlak, elleri ve ayakları nurlu olarak haşrolunacaktır. Herkes gücünün yettiği kadar bu parlaklığı arttırsın.” (Hutbeler: Temizlik)

    İlim bakımından her şeyi kuşatan Rabbimiz, her konuda olduğu gibi maddi ve manevi temizlik konusunda da kutlu elçisi Peygamberimiz (sav)’i Müslümanlara örnek kılmıştır. Tüm yaşamları boyunca Allah’a gönülden bağlı olan müminler de her işlerinde Allah’a yönelerek ve Peygamber Efendimiz (sav)’in temiz ahlakını örnek alarak ahiret hayatına hazırlık yapmalıdırlar. Her mümin için elbette tek bir amaç vardır o da Allah’ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmaktır. Unutulmamalıdır ki, müminler Allah’ın izniyle cennete de dünyadaki gibi tertemiz gireceklerdir. Yüce Rabbimiz bu gerçeği bir Kuran ayetinde şöyle bildirmiştir:

    “Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: “Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin.” (Zümer Suresi, 79)
    Allah bize bizi anlamadan saldıranlardan uzak eylesin.

  4. #4
    balcova adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-11-2004
    Mesajlar
    172
    Karizma Gücü
    0
    ne ilginç bu yazı , yani islamdan önce sanki herkez heryer pismiş gibi , sanki islamdan önce temizlik icat edilmemiş gibi, ben hergün geciyorum camimin önünden şimdi havada sıcak leş gibi ayak kokuyor , iyiki evim karşısında değil rezil durum gercekten istemezdim o kokuya katlanmayı
    insanlardan sonra insanlar tarafından üreyen,türeyen,yayılan neredeyse herşeyin kullanımı, varlığını , sürdürmesi için insana ihtiyacı vardır tıpkı hiçkimseye faydası asla olmamış olamıcak dini inançlar gibi


    insanın dine ihtiyacı yoktur yaşamını sürdürmesi için

    ama dinin insana ihtiyacı vardır yaşamını sürdürebilmesi için

  5. #5
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,257
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Ne Dediysem O
    Çok bilmiş komşusu Hocayı sınamaya kalkmış.
    - Hoca sen her şeyi bilirsin.
    - Söyle bana Dünyanın merkezi neresidir? Hoca, adamın niyetini hemen anlamış:
    -Tam bulunduğun yerdir, diye yapıştırmış cevabı.
    - "Aman Hoca! Nasıl olur?" demiş adam.Hoca kızar gibi yapmış. Adam! Sordun, söyledik.İnanmazsan alır cetveli ölçersin.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Ya Allah demek Muhammede temizliği böyle anlatmış.

    Ne zaman.

    Resulullah Mirac'da

    ("Ettehıyyatü=ALLAH İLE DİZDİZE, ) dizlerimizi içiçe geçirerek konuştuk".


    İşte dizlerini iç içe geçirip ne konuştularsa. Ettehıyyatü.
    Ya Şeytan insanın iyi bir varlık olmadığını taaaa o zamandan hatta tam yaratılmadan gaipten bilmiş. Allaha senin bu yaptığın insan imalatın bozuk demiş. Vala bana kalırsa bu günki insanlara bakınca yalan da söylememiş.

  7. #7
    Misafir gokhan_sen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-06-2006
    Mesajlar
    6,532
    Karizma Gücü
    0
    bilgi için teşekkürler.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •