• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    'Kapatma davası meşru'

    Enterprise Enstitüsü: AKP, dini, hukukun üstüne koydu.

    AKP’ye yönelik ağır eleştirileriyle tanınan ABD’li düşünce kuruluşu Enterprise Enstitüsü’nün kıdemli uzmanlarından Michael Rubin, AKP hakkındaki kapatma davasını “meşru” olarak nitelendirirken “AKP, dini, hukukun üstüne koydu” iddiasına yer verdi. Rubin, partinin yasaklanması beklentilerine dikkat çekerek, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Türk demokrasisinin sonu değil, yeniden doğuşu anlamına gelecek” yorumunu yaptı.

    Michael Rubin, The American dergisinde yayınlanan makalesinde AKP hakkındaki kapatma davasının açılması için nedenlerin bulunduğunu savunarak AKP için “Laik, liberal veya demokratik değil. Aslında Başbakan Erdoğan, Türk Vladimir Putin oldu” iddiasında bulundu.

    AKP hakkındaki davanın, parti yetkilileri ve danışmalarınca “haksız”, adeta bir “yargı darbesi” olarak sunulmasına karşın, “meşru” olduğunu savunan Rubin, AB’nin cesaretlendirilmesiyle Türkiye’de önemli reformların yapıldığını kaydetti. Rubin, Brüksel’in, MGK’nın reform edilmesine yönelik baskılarının alkışlanması gerektiğini, ancak AB’nin, ordunun anayasa koruyucusu olarak üstlendiği geleneksel role bir alternatif getirilmesini cesaretlendirmediği için “diplomatik hata” yaptığını yazdı.

    Michael Rubin, AKP’nin kendisinin “laik, liberal ve demokrat” olarak nitelendirdiğini, ancak gerçekte partinin bunun tam tersi olduğunu iddia ederken de “AKP, dini, hukukun üstüne koydu” savını da dile getirdi. Rubin, bu yöndeki çeşitli savlar arasında AKP’nin “dini okullara kısıtlamaları gevşettiğini” de savundu.

    Makalede, Başbakanın “teknokrat kurumları” “parti kanatları” haline getirdiğini de öne sürülüyor ve CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın konuşmalarının dinlendiğine, Anayasa Mahkemesi’nin yetkililerinin kısaltılmasından veya kaldırılmasından söz edildiğine dikkat çekiliyor.

    “Anayasa Mahkemesi’nin bu yaz vereceği karar, Türk demokrasisin sonu değil, yeniden doğuşu anlamına gelecek” ifadesini kullanan Rubin, AKP’nın yasaklanması halinde bile Erdoğan’ın bağımsız olarak seçime katılabileceğini belirtiyor. Rubin, burada esas konunun “dokunulmazlık” olduğunu öne sürerek, Erdoğan’ın Parlamento’dan ayrıldıktan sonra “çok sayıda yolsuzluk davası” ile karşı karşıya kalacağını iddia etti.
    kaynak


    Yok siz söylemeseniz bilmeyecek ,gayri meşru zannedecektik!!!
    Dokunulmazlık zırhına güvendiklerinden Yargı Darbesi çığırtkanlığı yaptılar...Alnı açık hiç kimse bu zırh altına gizlenmez...Gül de RTE da bunlar sayesinde duruyor orada zaten..“Anayasa Mahkemesi’nin kararı, Türk demokrasisinin sonu değil, yeniden doğuşu anlamına gelecek” ...Evet Çok ağır darbelere maruz kalmış Türkiye Cumhuriyeti her yönden daha güçlü çıkacak bu kararla ...
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  2. #2
    Sezenist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2007
    Mesajlar
    229
    Karizma Gücü
    0
    Aklın Yolu Bir
    Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamazlar...

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    19-04-2008
    Mesajlar
    376
    Karizma Gücü
    0
    aman aman isinize gelince nasilda birden abd'li birinin sözlerine önem verirsiniz

  4. #4
    Sezenist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2007
    Mesajlar
    229
    Karizma Gücü
    0
    Abd ye Secde Eden Partinin Savunucusu Bizi Abd Yandaşlıgıyla Suçluyor
    Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamazlar...

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    19-04-2008
    Mesajlar
    376
    Karizma Gücü
    0
    benim birseyle suclamama gerek yok, durum ortada. isinize gelmeyince abdliler tü kaka, isinize gelince deha

  6. #6
    Sezenist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2007
    Mesajlar
    229
    Karizma Gücü
    0
    Burada Karşı Çıktıgımız Abd'nin Emperyalist Düşüncesi.Kafatası Milliyetçiligi Yapmıyoruz Biz.Sırf Abd'li Diye İyi Veya Kötü demiyoruz.Emperyalizme,gericilige ve Ilımlı İslama Hizmet Ediyorsa Elbette Karşı Çıkacagız
    Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamazlar...

  7. #7
    N@néLémoN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2008
    Mesajlar
    825
    Karizma Gücü
    5
    Michael Rubin denen adamın patronu, yıllarca lobicilik adıyla Türkiye'nin milyonlarca dolarını hortumlayan Richard Perle olan kendiside İsrailin en önemli İstihbarat biriminde görevlidir

    Bütün enerjisini ve mesaisini Türkiye'de askeri darbe provokasyonuna, iç savaş senaryolarına, Tayip Erdoğan'ın yıpratılmasına hasretmiş. Öyle iddialar ortaya atıyor ki, dışarıdan bakan Türkiye'de iç savaş yaşanıyor sanır.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    01-12-2007
    Mesajlar
    264
    Karizma Gücü
    0
    şaşılacak birşey yok başbakan asmayı masum bir kişiyi katletmeyi meşru sayan bir zihniyet parti kapatmaya meşru demiş çok mu...

  9. #9
    Sezenist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2007
    Mesajlar
    229
    Karizma Gücü
    0
    şaşılacak birşey yok başbakan asmayı masum bir kişiyi katletmeyi meşru sayan bir zihniyet parti kapatmaya meşru demiş çok mu...
    Bak Bakalım Masum(!)Asılan Başbakan Neler Yapmış

    1950’de ilk hükümet programında “tutan” ve “tutmayan” devrimler ayrımını getirerek

    “tutmayan” devrimlerde ısrar edilmeyeceğini söyledi.

    1951’de İstiklal Mahkemesi hükümlülerine af getirdi..

    Devrim Yasaları’na muhalefet suçlarına uygulanan yaptırımları kaldırdı.

    1952’de başta Anayasa olmak üzere, hukuk dilini eski Osmanlıca haline geri çevirdi.

    Tarikat liderleri ile görüşerek gericilik üstündeki devlet baskısını yok etti.

    Parti grubuna “siz isteseniz hilafeti bile getirebilirsiniz” dedi..



    1954’te Köy Enstitüleri’ni kapattı;

    Türk aydınlanmasına ve Cumhuriyet’e en ağır darbeyi vurdu.

    Halkevlerini kapattı;

    Cumhuriyet Devrimi’nin ve aydınlanmanın bel kemiği olan toplumsal-yaygın eğitimi ortadan kaldırdı.

    Amerika’nın gözüne hoş görünmek için ilerici aydınlara saldırdı;

    Ünlü 1951 tutuklamalarında Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Bekir Yıldız, Aziz Nesin, Yaşar Kemal,

    Ruhi Su gibi nice aydın ve sanatçı, hapse girdi; işkencelerden geçti.



    Cumhuriyet Dönemi’nin ilk dış borcunu aldı.

    Toprak Reformu Yasası’nı yürürlükten kaldırdı;

    kırsal kalkınmanın ve gelirin artışını engelledi;

    bugüne dek süregelen bölgesel farklılık, göç ve terör sorunlarının kökenini yarattı.

    Cumhuriyet’in “üretim ve tasarruf” ekonomisini “tüketim ve dış alım” ekonomisi haline getirdi.

    İthal tüketimi özendirdi.

    Başta 1954 tarihli Petrol Yasası olmak üzere, dış ticarette yabancı sermayeye ayrıcalıklar verdi.

    Ulusal ekonomik bağımsızlığa ağır darbe vurdu.

    Cumhuriyet’in “sanayileşme” politikasından vazgeçti.

    Amerika’nın dayattığı tarım ekonomisi modelini kabul etti.

    Türkiye’yi tarım üreticisi haline getirmek amacını taşıyan Amerikan yardımını kabul etti.

    Cumhuriyet’in demiryolu ulaşımı politikasına son verdi;

    Amerikan otomotiv endüstrisinin çıkarı için sadece karayolları yaptı.

    Eskişehir Tren Fabrikası’nı kapattı.

    Böylece ülkeyi dış kaynaklı petrol enerjisine bağımlı hale getirdi.

    Yıllardır süren trafik katliamlarına yol açtı.



    Kayseri Uçak imal ve bakım Atölyesi’ni kapattı.

    Ordu gereçlerini ve silahı Amerika’dan aldı.

    Böylece, Cumhuriyet’in en çok önem verdiği yerli silah sanayiyi pazarsız bıraktı.

    Savunmayı dışa bağımlı hale getirdi.

    Nato’ya üye olmayı bile beklemeden, Türkiye’nin taraf olmadığı bir savaşa,

    Amerika’nın yanında Kore’ye asker gönderip binlerce gencin canına kıydı.

    Nato’ya üye olarak, Türkiye’yi soğuk savaşın ileri karakolu haline getirdi;

    Amerika’nın çıkarları uğruna komşuları ile karşı karşıya getirdi.

    1956’da bir iç ayaklanma durumunda, Amerika’nın Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı

    müdahale etmesine olanak sağlayan gizli-ikili anlaşmaları imzaladı

    1958’de Amerika’ya Türkiye coğrafyasında askeri üs kurma izni verdi.

    Ezilen uluslar Kongresi’nde Suveyş kanalını millileştirdiği için Mısır’a saldıran İngilizlerin tarafını tuttu.

    Dış politikada tam bir uydu görüntüsü çizdi.



    Yükselen muhalafeti ezmek için diktatörlük denemesine girişti.

    Kendilerine oy vermediği için Niğde’yi bölerek Nevşehir’i kurdu; Kırşehir ve Adıyaman’ı ilçe yaptı.

    Özerkliği ortadan kaldırıp üniversiteleri ve öğretim üyelerini Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlamak istedi.

    Karşı koyan öğretim üyelerine “kara cüppeliler” dedi ve görevlerinden aldı.

    Hakim ve Savcıları Bakanlık emrine almaya olanak sağlayan bir yasa ile yargı bağımsızlığına saldırdı.

    Ordudan gelen muhalif seslere “ben orduyu yedek subaylarla da yönetirim” diye yanıt verdi.

    Son olarak siyasi partileri denetlemek ve yargılamakla görevli,

    milletvekillerinden oluşan “tahkikat-araştırma komisyonları” kurdu.

    Millet Partisi’ni kapattı; CHP’yi kapatmaya kalkıştı.

    Kendilerine karşı en ciddi direnişi yaratan üniversite gençliğine şiddet uygulattı.

    28 Nisan 1960 günü Beyazıt’ta kendilerini kınamak için eylem yapan öğrencilerin üzerine

    ateş etme emri verdi;

    Turan Emeksiz adlı öğrenci, polis ateşi ile öldürüldü.
    Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamazlar...

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    19-04-2008
    Mesajlar
    376
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Sezenist tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Burada Karşı Çıktıgımız Abd'nin Emperyalist Düşüncesi.Kafatası Milliyetçiligi Yapmıyoruz Biz.Sırf Abd'li Diye İyi Veya Kötü demiyoruz.Emperyalizme,gericilige ve Ilımlı İslama Hizmet Ediyorsa Elbette Karşı Çıkacagız
    he evet, bizde yuttuk. isinize gelmeyince insanlarin sözleri ile degilde irki ile ilgilenen sizler isinize gelince hemende kendinizi düsüncelere deger verirmis gibi göstermeniz komik duruyor gercekten

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kırgızistan Anayasa Mahkemesi: Akayev halen meşru devlet başkanı
    2005 Konuları bölümünde İzmirin_Kartalı tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 02.04.05, 11:38

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •