habervaktim
haber@habervaktim.com 2008-06-23
--------------------------------------------------------------------------------
Ülkemiz Yeni Bir Süreç İle Karşı Karşıya
Hiç kuşkusuz geçtiğimiz haftaya damgasını Genelkurmay’a atfen yayınlanan belgeler ve farklı kesimlerden binlerce kişinin katılımıyla ‘Darbelere karşı 70 milyon adım’ yürüyüşü vurdu.
Bu noktalara nasıl gelindi?
Önce, Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı'nın (STKB) yetki ve sorumlulukları ile Gayri Nizami Harp (GNH) tanımı ve faaliyet alanı konularında kapsam ve tanımlar üzerinde bir dizi değişiklikler yapıldığı iddiası ortalığı karıştırdı.
Gayri Nizami Harp çerçevesinde Org. Büyükanıt tarafından sivil kişilere gizli görevlendirmeler hususunda mektuplar yazdığı iddiaları kamuoyuna yansımıştı.
Sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Batı Çalışma Grubu’nun lağvedilmesinden sonra Cumhuriyet Çalışma Grubu (CÇG) adlı merkezden siyaseti ve toplumu yönlendirme çabasını yürüttüğü yönünde iddialar ortaya atıldı.
Son olarak Genelkurmay'ın Türkiye'yi biçimlendirme planı olarak özetlenebilecek, “Lahika-1” ismiyle faaliyete konan eylem planı yayımlandı.
Eylem planında neler var?
Hükümetin, irticai faaliyetlerin odağı olarak tarif edildiği, sivil anayasa çalışmalarının ‘milli devlete’ karşı olarak tanımlandığı, yargıçların ordu çizgisine çekileceği, medyanın kullanılacağı, TSK muhaliflerinin yıpratılacağı, kanaat önderlerinin yönlendirileceği gibi bir dizi heyula…
Genelkurmay’ın açıklaması inandırıcı bulunmadı
Genelkurmay’dan gelen açıklama kamuoyu tarafından tatmin edici bulunmadı. Çünkü yapılan açıklamada belgenin "sahte" olduğuna dair bir iddiada bulunulmuyor; sadece "resmî" niteliği olmadığı ve onaylanmadığı belirtiyor.
Oysa söz konusu belge bir "lahika" yani "ek". 28 Şubat sürecinde de BÇG tarzı çalışmalar "resmi" değildi. Gayri resmi bir şekilde yapılmadık usulsüzlük bırakılmamıştı.
Bu durumda Genelkurmay’ın inandırıcı ve samimi olduğunu ispatlaması için, yapması gereken tek şey; sorumluluktan kaçmak yerine, kapsamlı bir soruşturma başlatmasıdır.
Sonuçları bakımından, eğer belge “sahte” ise, TSK'ya hakaret olarak değerlendirilmeli ve yine gereği yapılmalı.
Yok öyle değil de gerçekten TSK bünyesinde birileri yetkilerini aşarak böyle planlar hazırlayıp servis ediyorlarsa, o zaman Genelkurmay'ın soruşturma başlatması gerekmez miydi?
Geriye son seçenek kalıyor ki o da en berbatı, eğer bu belge, yüksek komuta kademesinin bilgisi dahilinde ise, o vakit TBMM’de acilen bir soruşturma komisyonun kurulması gerekmez miydi?
Sonuçları açısından Türkiye ihmal edilemeyecek, yok sayılamayacak vahim bir tablo ve yeni bir süreç ile karşı karşıya.
Bir: Ordunun siyasete bu kadar bulaştığı bir sisteme demokrasi denmesi imkansız. Ülkemiz de demokrasi bir kez daha yaralanmıştır. Hatta hayatına kastedilmiştir.
İki: Asli işini bırakıp siyasete yön vermek isteyen bir ordu ile, ülkenin güvenliğinin tam anlamıyla sağlanması artık mümkün değildir.
Üç: Ellerinde bulunan silaha güvenerek stratejik dış düşmanları bir yana bırakıp bu memleketin öz evlatlarını hayali ‘iç düşman’ ilan eden kurumlarla bu ülkenin istenilen ekonomik seviyeye ulaşması hayal.
Dört: Dünya devleri arasında, amansızca, kıyasıya rekabetin hüküm sürdüğü bir devirde, kurumlarının tüm enerjisini kısır iç çekişmelere, iktidar kavgalarına, egemenlik mücadelesine harcaması, gelecek nesillere yapılan en büyük kötülüktür.
Beş: Bu ülkede gerektiğinde şehit olan mehmetçiklerin başörtülü anaları ordu tesislerine alınmıyor. Bu ordu Türkiye vatandaşı olan herkesin, dindarın da, dindar olmayanın da, Türkün de, Kürdün de ordusudur. Ama maalesef ordunun bu tip uygulamaları bazı insanları, ötekileştirmektedir.
Altı: Milleti artık bıktıran bu gerilimlerin, bu geri kalmışlığın ve bu çağda bu kafanın bu ilkelliğin son bulmasında jakoben egemenlerin atacakları adım büyük önem taşımaktadır.
Yedi: Eğer onlara adım attıramazlarsa milli iradenin gerçek sahipleri ya bu deveyi güdecekler ya da bir kez daha demokrasi diyarından gideceklerdir.
Halk üstüne düşen görevleri yapmaya hazır
Habervaktim’in büyük önem verdiği; toplumun farklı kesimlerinden oluşan binlerce insanın Taksim'e yürüyerek “özgürlük” çağrısında bulunmaları toplumun darbelere karşı duyarlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yürüyüş medyada farklı şekillerde yankı buldu. Bazı gazetelerin darbeye karşı yürüyüş ile ilgili habere sayfalarında yer vermemeleri dikkat çekti.
Basında darbeye karşı yürüyüşü kim nasıl gördü
Vakit: Manşetten 'Ne postal ne cübbe sivil irade' başlığıyla verdiği haberin spotunda: 'Aralarında genç siviller, TGTV, Küresel Bak, Mazlum-Der ve DSİP'in de bulunduğu onlarca sivil toplum kuruluşu, dün Taksim Tünel'de bir araya gelerek darbelere karşı ses çıkardı. Darbeye karşı tek yürek olan binlerce kişi Tünel'den Taksim Meydanı'na kadar yürüdü. çok sayıda akademisyen, yazar ve vatandaşın da destek verdiği eylemde milli iradeye yapılan demokrasi dışı müdahaleler protesto edildi.' şeklinde verdi.
Zaman: 1. Sayfadan “Darbeye karşı 70 milyon adım” haberi ile okuyucularına duyurdu.
Sabah: 24. sayfadan 'Demokrasi çağrısı' başlığı ile verdiği haberin spotunda 'Beyoğlu'nda toplanan birçok sivil toplum kuruluşu üyesi 3 bin kişi demokrasi çağrısı yaptı. 'Darbeye karşı omuz omuza' sloganlarının atıldığı yürüyüşe çok sayıda sanatçı ve akademisyen de destek verdi.'
Yenişafak: 1. sayfadan 'Faşizme karşı omuz omuza' başlığı ile verdiği haberin spotunda 'Darbeye karşı 70 milyon Adım' eylemine katılan onbinlerce demokrat 'Darbelerin her biçimine sessiz kalmayacağız' sözü verdi."
Bugün: 1. sayfadan 'Darbeye sivil muhtıra' başlığı ile verdiği haberin spotunda 'Türkiye'de bir ilk yaşandı. Binlerce vatandaş bembeyaz kıyafetlerle darbeye karşı yürüdü. İstanbul'dan başlayan demokrasi, adalet ve özgürlük hareketi bir çok ilde tekrarlanacak' şeklinde verdi.
Milliyet 27. sayfadan 'Taksim'de darbeye hayır yürüyüşü' başlığıyla verdiği haberde kısa bir metin kullandı.
Vatan 16. sayfadan küçük bir haberle verdi.
Hürriyet, Radikal, Tercüman, Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinin ise sayfalarında 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Yürüyüş'ü haberlerine yer vermemeleri dikkat çekti.
Darbe sözcüğünün hatırlanamayacağı güzel bir gelecek dileğiyle...
Habervaktim
deve kuşları da bir gün kafaalarını çıkaracaklar elleri mahkum...


LinkBack URL
About LinkBacks
