Fakirlik...
fakirdi bizim mahallle
ne elektrik vardı
nede bir eğlence
kimsinin yoktu işi
bizim mahalle çok fakirdi
ne yapsın garipler
yapabildikleri tek eğlence
mum ışıgında sevişmekti...
Fakirlik...
fakirdi bizim mahallle
ne elektrik vardı
nede bir eğlence
kimsinin yoktu işi
bizim mahalle çok fakirdi
ne yapsın garipler
yapabildikleri tek eğlence
mum ışıgında sevişmekti...
Para...
Para gibi insanlar
kimileri baknot kokar
sarı sarı yeşil yeşil
utanmasalar
ona tapınacaklar
ama bilmezlerki
trilyon olsalar
harcanacaklar...
yanlızlık...
ağladıgına değmeli hayat
kaybettiklerin aglatıyorsa seni.
eğere maksat ağlamaksa
gözlerime ağla
beraber ağlayalım ey yar.
ne zaman yağmur yağar
ozaman ağlarım ben
ozaman ıslanır kirpiklerim
gören herkes
yağmur sanar gözyaşlarımı
ne zaman soğuk olur
ozaman eğilir başım
ve herkes çaresizliğim sanar
ceketsizliğimi.
ne zaman kalabalık olsa
ozaman isyan ederim ben
ve herkes türkü sanır
dudaklarımın mutsuzlugunu.
ne zaman gece olur
ozaman kalkarım uykumdan
ve kimse bilmez aslında
ölümü bekleyipte
ecelin gelmediğini...
Sakal Yanlızlığım..
sormayın bana ne zamandır yanlızım
sakallarıma bakın anlarsınız
zira gittiğinden beri nazlı güzel
hasat etmedım yüzümü
dokunmasın ondan başka bir el...
Kıssa..
bir manavdan
karpuz almaktır aşk
asıl olan
karpuzu çekirdekleriyle
yemek değil
kelek çıkma ihtimalini
göze alabilmektir.
Biliyorum...
Onun için yaşıyorsun
Onun İçin çarpıyor kalbin
O olmassa olmayacak gibi bişey hayat
Belkide onu düşünmeden geçmiyor vakit
bir şemsiyenin altında
onunla ıslanmak istiyor bedenin...
saçma geliyor sana
aklına o gelince ... sorusu
aklından hiç çıkmıyorki..!
herkese haramsın haremsin ona
yüreğine herkesi yasaklamışsın
sadece onu saklamışsın
senin için o;
tanrının varlığının kanıtı
tüm evrimlere inat
yaradanın kafirlere yanıtı...
benzetmeler bulamıyorsun onun için
anlatamıyorsun
yeni kelimelere anlam yüklüyorsun belki
sırf onu anlatabilmek için.
hele kavgaları yokmu
aslında eglenceli oluyor
biliyorsun onun seni düşündüğünü
senin için üzüldüğünü
hoşuna gidiyor şüphesiz
sana kendini affettirme çabaları
aslında hiç küsmedin ona.
bazen oluyorki tahammül edemiyorsun
hiç mi bitmez bu maç muhabbetleri diyorsun
takımı şampiyon olduğunda onunla seviniyorsun
aslından futboldan bi bok anlamıyorsun
ama seviyorsun
çünkü aşk bu
buna mecbursun...
önceden günah olan şeyler
onunla birlikte mübah oluyor sana
onunla olduğun geceler
ay okadar güzel oluyorki
hırsız bile ağaca çıkıp türkü söylüyor sanki
aslında oda etten kemikten biri
biraz zayıf belki
kimbilir biraz kısa boyu
aslında kimine göre yanına yakışmıyor o
ne farkeder
seviyorsun...
gün geliyor onun için ağlıyorsun
uyutmuyor seni gecelerce
ama hiçbizaman beddua dökülmüyor dudaklarından
hep iyiki diyorsun
iyiki sevmişim onu!
Biliyorum!!!
çünkü bende seni böyle seviyorum...
beni hiçbirşey değilde
bu züppelerin
sevdaları öldürecek
hiç birşey
gitmiyorda zoruma
bu kahpelerin
namusu öldürecek
aslında umurumda değil
ama bu yobazların
dini öldürecek
aklıma gelmiyor değil
herseyden evvel
senin bu
sensizliğin öldürecek...
dön desen döneceğim
kafamı bozmaya başladı bu ayrılık
gülüyorum mu sanıyorsun sana arkamı döndüğümde
of ulan of
şu beklemek olmasa
yada ayrılık olmasaydı
veyahutta sen olmasaydın...
ah ah bir tutabilseydim zamanı
atabilseydim içinden seni
atıp tutsaydım ardından
unuttum,sevmedim,
diyebilseydim...
Hiç isimsiz korkuları salmadık yüreğimize
her korkumuzun bir ismi oluyordu
mesela baba korkusu modaydı ozamanlar mahallede
bazı muhafazakar kesimlerin çocukları
Allah'tan daha çok korktuklarını söylerlerdi
bize ne kadar inandırıcı gelmesede
inanmak zorundaydık
çünkü biz oyun arkadaşıydık.
oyun arkadaşın olmadımı
vasıfsız bir işci gıbiydin mahallede
birde aralarına almadılarmı seni
çocuklugunun en acı günlerini yaşıyordun
ve kocakarıların çay kokan dudaklarının yaptıgı
anadolu şivesiyle betimlenen kişilerin
dedikodularını dinliyordun.
birde sapıklar meşhurdu ozamanlar
akşam ezanından sonra kara çarşaflı erkeklerin
mahallede çocukları kestiği söyleniyordu
içimizde mistik bir korku
ve kaleye çektiğim şutların
korkunun etkisiyle falso alması
acayibime giden bir durumdu.
ilkokula başlamıştım
artık bende kitap kokuyordum
atik ali serisini bitiridğimde
96 ın mayısına dayanıyordu bahar
hala okumayı yenı söken arkadaşlarım vardı
onlarla dalga geçiyor
üstünede kavga ediyorduk
akıllı bir çocuk olarak nitelendiriliyordum çevremce
ama övgüler hep babama geliyordu
babam çok sert adamdı
elleri nasırlı gözlerinin altı çökmüştü
onu hiç öğle vakti evde görmüyordum
bize bakmak için taş taşıyormuş
annem öyle diyordu...
kolay değildi
biz beş kişilil bir aileydik
birde abilerim vardı benim
biri hikmet biri murat idi
hep murat abimin kurdelalarına özenmiştim
çocukluğum bu dönencenin
çevresinde geçiyordu
yatalak düşlerim vardı ozamanlar
mesela onsekiz vites bisikletimin olmasını istiyordum
bende kantinden köfte kokan
ekmek arası peynir yemek istiyordum
düşlerim babamın taşıdıgı taşlar gibiydi
bir türli kaldıramıyordum...
artık babamı gecelride göremiyordum
ve çocukluğum olağanca hızıyla akıp gidiyordu
resimlerimde hep şiideti işliyordum
balistik düşüncelerim şekillenmeye başlamıştı
mahalledeki ağabeylerimizden gördüğüm kareleri
kafamda kendime uyarlıyordum
ve kızlara hava atış yöntemlerimi kabul ettiyordum kendime...
hikmet ağabeyim okumaya gidiyordu ogün
ilk defa kendim için değilde başkası için
döküyordum gözyaşlarımı evimizin bahçesine
ve bir çiçek yetişiyordu sanki
adını sonradan hüzün koyduğum
dikenleriyle balonumu söndüren
kültür bitkilerinin aksine
bir yararı olmayan bir çiçek filizleniyordu
gözyaşlarımın ademle birleştiği yerde.
dalgalar denize vurdu value
saat oniki çeyreği buldu
oyuncaksız bebekler sustu
sen de sustun value
son ışıkta söndü value
hadi sende kapat artık pencereni
sabahlar çok güzel olacak...
ben aşkı satın alanlardanım
param yok
borç versene value...
anladım illaki gideceksin
bari yıldızları bırak value
bir dilek tutmalık yıldız
bu kadar bencil olma
geçmez bu hayat sancısız...
ayrılırken yağmur yağarmı value
Filmlerdeki gibi gök beyaz
zor olacak biliyorum value
bir ben,bir sen birde ayaz.
giderken ardına bak value
sırtımda ayrılığın soğuk kancası
sakın durma git value
ikimizede yeter yüreğimin acısı...
hadi git artık value
mavi sardunyalar açmadan
hadi bit artık value
ben buralardan kaçmadan...