Koşulların en berbat olduğu anlarda düşersin büyük bir aşkın pençesine. Nereden başına sardın bu işi acaba? Anlayamazsın. Ve neden şimdi? Onu da anlayamazsın.Kader dersin içinden ve yuvarlanıp gidersin hayatın içinde.
Hiç ummadığın bir anda terk edilirsin. Nedenini hiç anlayamazsın bile. Hatayı nerede yaptığını bulmak için beynini yersin.Ama nafile.
Bir sabah uyandığında en güvendiğin dağlara mart karının yağdığını görür dehşete kağılırsın.neden mi yağdı o kar.Bilemezsin.
Dost dediğin insanların başına açtıkları işlere şaşar kalırsın bazen. Dostluk kavramını yeniden ve yeniden sorgulayıp durusun.Ama bir karara varamadan çıkmış olur yola ikinci kazık.
Felaketin biri ummadığın anda gelir dayanır kapına. Ve sorarsın neden ben? Oysa bilmen gerekirdi her felaketin sağır olduğunu. Yanıt vermez sana. Ezer geçer. Hepsi bu.
Müthiş kazanımlar elde etmiş toplum hiyerarşisinde yükselmiş olabilirsin. Ve bilemezsin tabi elbette kazandığın her şeyin bir gün içinde elinden kayıp gideceğini. Ama gider işte. En mutlu olduğun anlarda bile göz bebeklerindeki hüznü de anlayamazsın kolay kolay. Ya da hüzünlü olduğun anların içinde bile küçük mutlulukların saklanabileceğini
Ve günün birinde yaşlı biri olarak görürsün kendi aynalarda.
Ve artık hayatı anladığına karar verirsin ve bir kez daha yanılırsın zira yaşarken hayatı anlamak o kadar kolay bir iş değildir.
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
, "umutsuz olduğu bir anda sevmek ister her insan birazcık şanslıysan neden olmasın".
