• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    7,534
    Karizma Gücü
    0

    Avrupa Dönem başkanlığı Fransa'ya geçiyor.

    Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin icraatları merakla bekleniyor
    Fransa, AB dönem başkanlığını Slovenya’dan devralıyor. Fransa’nın altı aylık görev süresinde üç önemli başlık ön planda: İrlanda’da reddedilen Lizbon Antlaşması, AB – NATO ilişkileri ve Akdeniz Birliği.


    Fransa’nın AB dönem başkanlığı süresindeki önceliklerinden AB NATO ilişkeleri ve Akdeniz Birliği’ne ilişkin tartışmaların Türkiye ekseninde geçmesi bekleniyor. Fransa’nın AB-NATO işbirliğinde ve Akdeniz Birliği projesinde istediği sonuçlara ulaşmasının büyük ölçüde Türkiye'ye bağlı olacağı tahmin ediliyor.



    Yıllardır Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasıyla (AGSP) ve NATO'yu rakip yapılar olarak gören ve ikisi arasında mesafenin korunması gerektiğine inanan Fransa, dönem başkanlığında ise AB – NATO ilişkilerinin güçlendirilmesi için çaba gösterecek. Bu yıl sonunda NATO'nun askeri kanadına yeniden katılmayı garanti altına almak isteyen Fransa açısından AB-NATO işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması özel önem kazanıyor.




    Fransa'nın dönem başkanlığının resmi logosu

    AB’nin savunma politikasına ilişkin ilerlemeler sağlamayı planlayan Paris, AB Acil Müdahale Gücü’ndeki asker sayısını 60.000’e çıkarmak istiyor, ayrıca nakliye uçaklarından oluşacak bir Avrupa donanması ve bir AB askeri karargahı kurulması oluşturulmasını planlıyor.



    Akdeniz Birliği projesi

    Fransa’nın dönem başkanlığı boyunca en çok tartışılacak konulardan biri de Sarkozy’nin Akdeniz Birliği projesi olacak. AB içinde Akdeniz Birliği’ne ilişkin görüş ayrılıkları devam ederken, Türkiye’nin tam üyeliğine alternatif olarak gündeme gelen projeye Ankara çekimser bakıyor. Türkiye'nin Akdeniz İçin Birlik projesine katılımını sağlamak isteyen Fransa ise AB üyeliğine alternatif getirmedikleri konusunda çeşitli düzeylerde güvenceler verdi. Şu ana kadar konuya ihtiyatlı yaklaşan ve projeye katılıp katılmayacağını açıklamayan Ankara, AB belgelerinin son şeklini almasını bekliyor.




    Fransa'nın dönem başkanlığında tartışmalar Türkiye eksenli olacak

    Türkiye'nin Akdeniz Birliği projesine yaklaşımı başta Suriye ve Lübnan olmak üzere birçok bölge ülkesinde yakından takip ediliyor. Öte yandan birçok bölge ülkesi, Fransa’nın Barcelona Sürecinin hedefleri arasında bulunmasına rağmen başarısız kalan Filistin-İsrail sorununa çözüm bulunmasını Akdeniz İçin Birlik projesiyle ne ölçüde örtüştüreceğini görmek istiyor.



    Lizbon Antlaşması

    Fransa’yı AB içinde bekleyen en büyük sorun ise İrlanda’da reddedilen ve AB’nin en büyük projelerinden biri olan Lizbon Antlaşması. Fransa, İrlanda'da veto edilen AB’nin reform sözleşmesiyle ilgili yeni bir eylem planı hazırlığında. Fransa Cumhurbaşkanı Nickolas Sarkozy'nin detaylarını ekim ayında açıklayacağı eylem planı, İrlanda'da 2009 yılının ocak ayında Lizbon Antlaşması’na ilişkin yeniden referandum yapılmasını öngörüyor.



    AB’de genişleme sürecinin devamını sağlayabilmek için Lizbon Antlaşması’na ihtiyaç duyduklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Aksi halde Nice'de 27 üyenin kabul ettiği anlaşma geçerliliğini korumaya devam edecek" diye konuştu. Sarkozy, "Fransa, Balkanlar'ın da AB dahil olmasını istiyor, ancak bu Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesinden sonra olmalı. AB'nin sınırlarının genişlemesini isteyen üyeler, Birlik içinde farklı bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğumuzun da farkına varmalılar” şeklinde sözlerini sürdürdü.




    İrlanda'daki referandumda reddedilen Lizbon Antlaşması Paris'i bekleyen zorlu konulardan

    AB üyesi ülkeler, daha önce Lizbon Anlaşmasının 2009 yılı başında yürürlüğe girmesi konusunda uzlaşma sağlamıştı. Geçerlilik kazanması için tüm üye ülkelerde onaylanması gereken yeni anayasanın referandum yolunu seçen tek ülke İrlanda'da reddedilmesi bu hedefi zora soktu. Bununla birlikte AB içindeki Fransa-Almanya ekseni, 2009 hedefinin korunması için ısrarını sürdürüyor.



    Diğer gündem maddeleri

    Paris dönem başkanlığı süresince göç politikaları, iklim koruma ve ortak savunma stratejilerinin geliştirilmesine de ağırlık verecek. Yüksek petrol fiyatları karşında vergi indirimine gidilmesi planları da yine Fransa'nın hayata geçirmek istediği yeniliklerden. Tarım sübvansiyonları da Fransa’nın gündeminde yer alıyor. Aralık ayında yapılacak AB liderler zirvesinde İngiltere'nin öncülüğünde tarım sübvansiyonlarında kesintiye gidilmesiyle ilgili yoğun tartışmaların yaşanması bekleniyor.

    Başbakan Francois Fillon, Fransa'nın dönem başkanlığı süresince kapsamlı ve önemli projeleri hayata geçirmeyi arzuladığını belirtti. Başbakan Fillon,“İrlanda halkının bize verdiği mesajı doğru anlamak önemli. Onların bize verdiği mesaj, kurumlarla ilgili tartışmaları bir kenara bırakıp, AB'yi ileriye taşıyacak çözümler üretmemizdir. Bu yüzden Fransa'nın dönem başkanlığı sırasında ağırlık vereceği önceliklerin benimsenmesine büyük önem veriyorum” ifadelerini kullandı.


    Dönem başkanlığı Fransa'ya geçiyor | Günün konusu | Deutsche Welle | 30.06.2008


    Fransa ne yapacak Turkiye ile ilgili merak ediyorum. bakalim ic politikalri bir kenara birakabileceklermi.

  2. #2
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    7,534
    Karizma Gücü
    0
    Fransa'nın Türkiye gündemi
    Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Fransa'nın Türkiye'ye karşı takınacağı tutum merakla bekleniyor
    Fransa’nın, AB dönem başkanı olarak Türkiye’ye karşı nasıl bir politika izleyeceği merak ediliyor. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan Nicolas Sarkozy bu tutumunda yalnız değil. Kayhan Karaca'nın haberi...

    Fransa'nın Türkiye gündemi | Günün konusu | Deutsche Welle | 02.07.2008

    Sarkozy’nin partisine mensup bazı milletvekilleri, Türkiye’nin gelecekteki AB üyeliğinin Fransa’da zorunlu olarak halk oylamasına sunulması için bastırıyor. Bu tartışmalar Fransa’daki Türkiye karşıtlığını yeniden gündeme taşımış durumda. Fransız Meclisi Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Michel Diefenbacher, bu sorunun büyük ölçüde Fransızlar’ın kendisinden kaynaklandığı görüşünde.



    “Fransa'da ne zaman, nüfusu ve ekonomisiyle büyük bir ülkenin AB üyeliği gündeme gelse,



    Fransa, Türkiye'nin AB üyeliğine soğuk bakıyorFransız toplumu ilk etapta buna olumsuz yaklaşır. 1960'lı yılların sonlarında İngiltere'nin üyeliği için böyle oldu. Bir bakıma Polonya'nın üyeliği için de aynı şey söz konusu. Dolayısıyla Türkiye konusunda da tepkiyle karşı karşıyayız.”



    Fransızlar Türkiye’yi tanımıyor



    Nicolas Sarkozy'nin Türkiye özel temsilcisi, milletvekili Pierre Lellouche ise Fransız toplumunda Türkiye konusunda derin bir cehalet olduğunu söylüyor. Lellouche, “Fransızlar Türkiye'ye tatile gidiyorlar, otele giriyorlar, belki biraz İstanbul'da Kapalıçarşı’yı geziyorlar, ama Türkiye'yi tanımıyorlar. Türkiye Avrupa'da ve Fransa'da bir imaj çalışması yapmadı. Bu aynen bir seçim kampanyasına benzer. Seçmenlerinize kur yapmanız lazım” diyor.



    Bu görüşü paylaşanlardan biri de ana muhalefetteki Sosyalist Parti'nin ağır toplarından, eski Kültür Bakanı Jack Lang. Türkiye konusunda cehaletin büyük payı olduğunu dile getiren Lang, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bazen de budalalığın. Coğrafya, tarih ve kültürü yeterince tanımama var. Türkiye hakkında konuşanların çoğunlugu bu ülkeyi tanımıyor.


    Fransa Cumpurbaşkanı Sarkozy, Akdeniz Birliği kurmak istiyorBu ülkenin önemli bir ekonomiye ve olağanüstü bir gençliğe sahip büyük bir kültür ülkesi oldugunu bilmiyor. Fransa’da sayıları 600 bin, 700 bin, 800 bin mi tam olarak bilmiyorum, önemli bir Ermeni topluluğu bulunduğunu da belirtmek gerekiyor.”



    İlişkiler gergin


    Fransızlar’ın Türkiye'yi yeterince tanımamalarının ötesinde, iki ülke arasındaki ilişkiler son zamanlarda olağanüstü gerginleşmiş durumda. Pierre Lellouche, bu gerginliğin Fransa’ya zarar verdiğini gizlemiyor: “Son aylarda önemli terslikler yaşandı. Bunların en önemlisi “Gaz de France”in Nabucco projesinden dışlanması. Büyük kontratlar ilerlemiyor. NATO’da müttefik olmamıza ve Sarkozy’nin NATO ile yakınlasma çabalarına rağmen iki ülke arasında askeri işbirliğinde zorluklar yaşanıyor. Halbuki Afganistan’da beraber çalışıyoruz, ama ikili düzeyde işler iyi gitmiyor”



    Lellouche, son 1-2 yıldır Fransız askeri uçaklarının özel izin olmaksızın Türk hava sahasını kullanamadıklarını, Fransız savaş gemilerinin de
    Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Dönem başkanlığı nedeniyle Eyfel Kulesi ışıklandırıldıTürk limanlarına yanaşamadıklarını hatırlatiyor. Fakat bunlara rağmen, ülkesinin Avrupa Birliği dönem baskanlığı konusunda zeytin dalı uzatan Pierre Lellouche, “Fransa’nın AB dönem başkanlığı Türkiye karşıtı olmayacak. Fransa cumhurbaşkanı Avrupa’yı ilerleten istikrarlı ve uyumlu bir dönem başkanlığı istiyor. Kimse Fransız dönem başkanlığı sırasında Türkiye konusunda bir anlaşmazlik istemiyor“ diyor. Lellouche, iki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesi için her iki tarafın karşılıklı jestlerde bulunması gerektiğini de savunuyor.



    Kıbrıs ve laiklik


    Fransız Senatosu Dışişleri ve Savunma Komisyonu Başkanı Josselin de Rohan ise Fransızlar’ın Türkiye konusundaki kararlarında iki konunun ağır basacağını söylemekte. Rohan, “Birincisi laiklik tartışması. Atatürk'ten bu yana Türk devletinin laik olduğunu ve nüfusun önemli bir bölümünün bu ilkeye bağlı olduğunu biliyoruz. Ancak İslami partinin iktidara gelmesinden bu yana laiklik konusundaki gelişmeler, hatta laikliğe çelmeler, kafalarda soru işaretleri yaratıyor. İkincisi ise Kıbrıs sorunu. Kıbrıs, AB üyesi bir devlet. Türk ordusunun Kıbrıs'ta bulunması bir sorun“ diyor.



    http://www.dw-world.de/dw/article/0,...454353,00.html

  3. #3
    E-posta Aktivasyonu Bekliyor
    Kayıt Tarihi
    01-01-2007
    Mesajlar
    7,534
    Karizma Gücü
    0
    Türkiye Karşıtı Yasa Yarın Oylanıyor



    Nicolas Sarkozy
    Fransa’da Türkiye tartışması bir türlü dinmek bilmiyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olan bir grup iktidar milletvekili, Fransız Senatosu’nun reddettiği “üyelik için referandum şartı”nı yeniden gündeme getirmeye hazırlanıyor. Türkiye karşıtı milletvekilleri Anayasa değişiklik reformunun Parlamento’da yarın yapılacak ikinci tur görüşmelerine bütün üyeliklerin referanduma götürülmesini kolaylaştıran bir madde sunacak.

    Fransa’da Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni zorlaştıran ve Türkiye’ye ilişkin “referandum zorunluluğu” öngören anayasa değişikliğinin Senato’da reddedilmesi, Türkiye karşıtı milletvekillerinin önünü kesmeye yetmedi. Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesine karşı çıkan bir grup iktidar partisi UMP milletvekillerinin başkanlığını yapan Richard Maille, Ermeni asıllı parti genel başkanı Patrick Deveciyan ve Parti Genel Başkan Yardımcısı Frederic Lefebvre ortak bir çalışma yürüterek “yalnızca Türkiye’yi hedef almayan ve yeni referandum şartını kolaylaştıran” yeni bir formül buldular.

    Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan milletvekilleri, belli sayıda milletvekili ya da seçmenin talebiyle referanduma gidilmesini düzenleyen “halk inisiyatifiyle referandum” maddesinde değişiklik yapılmasını istiyor. Fransız anayasasında yer alan halk inisiyatifiyle referandum” maddesine göre, halkın isteği ile referanduma gidilmesi için belli sayıda milletvekilinin ya da seçmen, referandum talebini Cumhurbaşkanı’na iletir. Yeterli imzanın bulunması durumunda da Cumhurbaşkanı’nın referanduma gitmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

    UMP’li vekiller anayasada zaten var olan bu düzenlemede, gereken imza sayısını aşağı çekerek halkın isteğiyle referanduma gitmeyi kolaylaştırmak istiyor. UMP’li vekiller, bu formül ile bir taraftan Fransız halkına, Cumhurbaşkanı’nın referanduma gitmesi için baskıda bulunma şansı tanınırken, diğer taraftan da Türkiye konusunda ikiye bölünen UMP’nin yeniden birleştirmeye çalışıyor. UMP’nin Meclis’teki grup toplantısında Başbakan François Fillon partinin yanısıra hükümeti dahi ikiye bölen Türkiye hakkındaki referandum konusunda gelinen bu uzlaşmayı desteklediğini belirtti. UMP Grup Başkanı Jean François Coppe de, önerinin muhalefet tarafından da savunulan bir nitelik içerdiğini ve muhalefetin de desteklemesini beklediklerini söyledi.

    Ancak, Yasanın Parlamento Hukuk Komisyonu’nda geçtiğimiz hafta yapılan görüşmelerinde, Hukuk Komisyonu Başkanı Jean-Luc Warsmann yeni düzenleminin de “fazla karmaşık ve hala Ankara’ya karşı ayrımcı bir düzenleme içerdiğini” savundu. Muhalefet sözcüleri de komisyonda, oy birliği ile anayasa reform metnine karşı oy kullanacaklarını bildirdi. Ancak muhalefet Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin bir son dakika atağı ile ana muhalefet Partisi Sosyalist Parti’yi bölme girişiminde bulunmasından endişe ediyor. Zira muhalefetten 30 kadar milletvekilinin tasarıyı desteklemesi reform paketinin kabul edilmesi için yeterli olucak.

    Fransız anayasal sisteminin iki meclisi olan Senato ve Parlamento arasında adeta pinpon maçına dönen Türkiye’ karşıtı madde, Parlamento’da 29 Mayıs tarihinde, yalnızca 48 milletvekilinin kabul oyuyla geçmişti. Ardından değişiklik Senato’ya gelmişitiraz ve uyarılar üzerine Senato’daki görüşmelerde madde, anayasa değişiklik metninden silinmişti. Bunun üzerine yeniden harekete geçen bazı iktidar milletvekilleri Parlmamento’da ikinci görüşmeleri yapılacak Türkiye maddesini yeniden getirmek için kolları sıvadı.

    Reform paketi ve değişiklik önergeleri 8 Temmuz Salı günü yeniden Parlamento’da görüşülecek. Ardından 21 Temmuz’da Meclis ve Senato’nun birleştiği ortak Kongre’de ele alınacak.






    VOA News - Trkiye Karşıtı Yasa Yarın Oylanıyor

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    07-07-2008
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0
    Fransa bana kalırsa ab arasın da en dürüst ülke.Adamlar yüzümüze söylüyor sizi almayacağız diye ama bizim bazı yüzsüzler sırf Cumhuriyet düşmanlığına kalkan diye,alacaklar masalını okuyor...

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •