Taşnaksityun(ermeni devrimci federasyonu yada partisi) bugün anladığımız şekilde sadece demokratik bir siyasi örgüt değildi.(hala da değil gerçi)
Taşnakların ideoloğu ve tarihçisi Mikael Varangian 1910 da Sosyalist İnternasyonel'e sunduğu raporda ,Taşnakların tüm organizasyon şemasını vermiş.
Anadolu'nun hemen her yerleşiminde örgütlü olduğunu söylüyor.
Temel örgüt şeması şu:
1)Politik ve militan grup
2)Köylü birliği
3)Sendikalar
4)Kooperatifler
5)Entellektüeller birliği
Silahlı grup ve lojistik yapılanma şeması da şu:
1)Seyyar Çeteler
2)Köylerde 30-50 yaşları arasında seyyarlara da destek veren,saldırı ve savunma görevindeki silahlı grup
3)Finansman ve levazım grubu
4)Silah temin eden grup
5)Nakliye ve haberleşmeyi sağlayan kadın kolları
Kısacası 1915 teki Taşnak Partisi, Unicef'in Van temsilciliği değil kapısına kilidi vurunca sorunu kökünden halledeceğiniz.
İşte bu yüzden tehcir edildiler.Gezici çeteler ortalıkta kalakaldı.her türlü bilgi ve lojistik destekten mahrum kaldılar.
4 cephede savaşırken hiçbir askeri kanuna tabii olmayan terörist bir katliam makinasını ancak bu şekilde durdururabilirdiniz. Ve Osmanlı da öyle yaptı.
Azerilerin ermenileri tehcir etme gibi şansları yoktu ve akibetleri çok kötü oldu.
Kelimenin tam anlamıyla böyle bir silahlı terörist gruba sağduyu sahibi ermeniler bile muhalefet edemezdi.Eğer varsa 1900 ile 1915 arasında mahkeme kayıtları incelenirse birçok faili meçhul ermeni cinayetine de rastlayacağımıza eminim.
Çanakkale Savaşı ve Rus Çarlığı'nın akibeti düşünülürse ,1915 olgusu daha iyi kavranılabilir diye düşünüyorum.