Hayatıma bir kement atıyor varlığımı mecbur tutanlar. Unutturmak için çabaladığım her köşe başından yakalanıyorum bakışlarımla. Kendimi silip yok etsem bir silginin beyazlığında. Anlamadığını biliyorum. Anlamak istemediğini. Sen demiştin ulaşmak istediğinde her şeyi yapar insan. Yeter ki istesin. Ben kaybolup giderken bu kalabalığın içinde yalnızca senin ulaşmanı isterken kayıplığıma anlamadığını biliyorum. İki nokta üst üste koyup anlamsız cümleler kurmuyorum bu yüzden. Bu yüzden yüzümü gerip rüzgârın serinliğine senden gelecek telafileri beklemiyorum. Her şeyi bilerek başlıyorum varlığımın anlamsızlığına. Sana kendimsiz bir hayat adıyorum. Farkına varmadan elinin tersiyle gönderiyorsun…
büyümenin güçlüğündeyim. Şu yaşıma geldim de hala çocuk gibi inanıyorum her söylenene. Çok mu safım sevdiğim yoksa hayat mı acımasızlığına katıp karıştırdı bedenimin anlaşılırlığını. Neden ketum kalıyor sözler dilimin ucuna kadar yaklaşıp da. Yıldızları üzerime seren göğe bir sitem gibi bırakıyorum gözlerimin nemini. Kendimi susturuyorum. Anlaşılmayacağını bilirken anlatır olmak saçma geliyor. Çocuklar bekçi gibi dikiliyor önüme. Beni tanımak isteyişlerinden mi yüzümün çizgilerine takılışları?
neden unutamıyorum hiçbir anıyı.
Kaçtığım yerde kendimi ele veriyorum. Yüksek bir binanın üzerinden sarkıtıyorum ayaklarımı. Boşluğa düşüşünü izliyorum bütün karamsarlıkların. Boşluk, sen, ben… Kaçamıyorum


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla


hislerini o kadar sakin dile getiriyorsun ki ,ılık bir su gibi akıp gidiyor kelimelerin zihnimden.


