Baylar Bayanlar Boşuna Protesto Etmeyin Oyun Kuralına Göre Oynanmaktadır
M. Şevket Eygi - Milli Gazete
Baylar bayanlar, hiç şaşırmayınız, protesto etmeyiniz, aaa böyle de olmaz ki, demeyiniz. Oyun, sizin koymuş olduğunuz kurallara göre oynanmaktadır.
Bu işler hukuk değil siyasettir diyorsunuz. Sizin yaptıklarınız, alkışladıklarınız hukukî miydi, yoksa yüzde yüz siyasî mi idi?
Hiç boşuna, yasalar çiğneniyor, nizamlara ters işler yapılıyor demeyiniz, Yapılanlar yasalara, nizamlara tamamen uygundur.
öylesine uygundur ki, sanıklardan biri “Ben polise konuşmam...” diyor, susma hakkını kullanıyor, onun bu hakkına riayet ediliyor.
Bu bir darbedir diyorsunuz. 27 Mayıs 1960 darbesini iyi hatırlıyorum. Koskoca sivil bir iktidar, Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bakanları, Meclis çoğunluğu, büyük bürokratları ile yanlarında genelkurmay başkanları ve birkaç orgeneralleri olduğu halde tutuklanmıştı. İtilmişler, kakılmışlar, hakarete uğramışlar, bazıları dövülmüş, İçişleri Bakanı iyice hırpalandıktan sonra pencereden atılarak intihar ettirilmişti. Bugün çok şükür öyle hukuksuzluklar, işkenceler yok. Sanıklara beyaz eldivenle muamele ediliyor.
Hukukun, kanun ve nizamların, adaletin güvencesi altındasınız. Sivil mahkemelerde açık bir şekilde yargılanacaksınız. Avukatlarınız olacak, Yargıtay’a müracaat hakkınız olacak. Bütün dünya olup bitenleri dikkatle takip ediyor.
Hasretini çektiğiniz 1930’larda böyle miydi?
İstiklal Mahkemelerini hatırlıyor musunuz?
Savcıları hakimleri içinde hukukçu olmayanlar bile vardı.
Kanunlara dayanmadan muhakeme ettiler, suçlu buldular. Kararlarının temyizi memyizi falan yoktu. Bugün tebliğ ediliyor, yarın asılıyordu.
Ulemadan ve müderrisînden İskilipli Atıf Efendi için savcı hapis cezası istemiş, mahkeme heyeti idama mahkum etmişti. Ertesi sabah onu cezaevinden aldılar, Ulus’un alt tarafında Ankara Palas Oteli önünde bir darağacında şehit ettilerdi. O sırada civardaki Zincirli Camii’nde sabah ezanı okunuyormuş. Hocanın titrek dudakları ezana icabet etmiş. Bir müddet ipte çırpınmış, sonra ruhunu teslim etmiş. Cesedi sabah rüzgarıyla darağacında nazlı nazlı sallanıyormuş... Mezarı bile belli değil... Hocanın idamından sonra zevcesi Zahide hanım ile kızı Melahat ne acılar, ne sefaletler çekmişti... Niçin mi idam edilmişti? Şapka Kanunu çıkmadan önce yazdığı küçük bir risaleden dolayı... Ceza hukukunun temel bir kuralı vardır: Ceza kanunları makabline (kanundan önceki hadiselere) işlemez. Atıf Hoca, Şapka Kanunu çıkmadan önce yazmış olduğu risaleden dolayı idam edilmiştir. Ne korkunç zulüm, ne korkunç hukuksuzluk, ne korkunç cinâyet...
Evet baylar bayanlar, hiç bağırmayın, protesto etmeyin... Oyun, sizin koyduğunuz kurallara göre oynanmaktadır. Hem de kadife eldivenlerle, çok centilmen bir şekilde...


LinkBack URL
About LinkBacks
M. Şevket Eygi - Milli Gazete
Alıntı Yaparak Cevapla

