‘ZİRVE KATLİAMI İÇİN 300 BİN DOLAR TEKLİF ETTİLER’
11:57 07 Temmuz 2008
Zirve Yayınevi cinayeti davasında dinlenen tanık Metin Doğan, dönemin Malatya Ülkü Ocakları Başkanı Burhan Coşkun tarafından Ülkü Ocağı’na çağrılarak, burada bulunan MHP eski Milletvekili Namık Hakan Durhan ve kendisini tümgeneral olarak tanıtan 55 yaşlarındaki Hikmet Çelik diye birisiyle görüştürülerek Zirve Yayınevi olayının kendisinin yapılmasını istediğini öne sürdü. Doğan, ifade vermemesi için ölümle tehdit edildiğini de belirtti. Halen Elbistan Cezaevi’nde halen tutuklu bulununan Metin Doğan, daha önce savcılığa verdiği ihbar mektubundaki iddialarını mahkemede tekrarladı.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tanık olarak dinlenen Metin Doğan, Hava astsubayı öğrencisi iken 2. sınıfta disiplinsizlik suçlamasıyla okuldan atıldığını belirtti. Doğan, katiamın bir numaralı sanığı Emre Günaydın’ı 2005 yılından itibaren tanıdığını söyledi. Günaydın’ın babasını da tanıdığını Emre ile aynı spor salonuna gittiklerini ve yakın arkadaş olduklarını dile getiren Doğan, Zirve Yayınevi’nin basılması olayının 2005 yılında kendisine teklif edildiğini söyledi. Doğan, dönemin Malatya Ülkü Ocakları Başkanı Burhan Coşkun tarafından Ülkü Ocağı’na çağrıldığını belirterek, “Zaten sık sık gittiğim bir yerdi. Ocak’ta MHP eski Milletvekili Namık Hakan Durhan ve kendisini Tümgeneral olarak tanıtan 55 yaşlarındaki Hikmet Çelik diye birisi ile görüştüm” dedi.
“ZİRVE’NİN KALEMİNİ KIRDIK”
Namık Hakan’ın kendisine Zirve Yayınevi ile ilgili bilgi vererek, “Biz Zirve Yayınevi’nin kalemini kırdık. İcraatının da sana yakışacağını düşündük” dediğini öne süren Doğan, “Ve bana olay için 300 bin dolar teklif ettiler. ‘Eğer bizi dinlersen iki yıl içerde yatar çıkarsın’ dediler. Peşin 10 milyar verdiler” diye konuştu. Teklifi kabul etmediğini ancak korktuğu için 10 milyarı aldığını belirten tanık Metin Doğan, şunları belirtti:
“Sonraki görüşmelerde de Zirve Yayınevi ile ilgili konuştuk. MHP Milletvekili Durhan, ‘Bu konuda rantımız var. Bütün dünya bizden bilecek ama kimse kanıtlayamayacak’ dedi. Bu tartışmaların ardından ağabeyim bir kavgada öldürüldü. Ben de ağabeyimi öldüren kişiyi öldürerek cezaevine düştüm. Mersin Cezaevi’nde Kemal Sevim isimli gardiyan bana, Durhan’dan selam getirdi. Bana ‘Senin yapacağın işi Emre yapacak. Sen sus ve bir ihtiyacın olursa bize ilet’ diye bilgi verdi. Ben Emre’ye ulaşmaya çalıştım ve bir mektup yazarak, bu işe girmemesini yazdım.” DİHA
Kaynak
Artık yorum yapılmaz buna herhalde.. Kimin ne olduğu ortaya çıkıyor. Dememiş miydik tarih gerçekleri ortaya çıkaracak diye![]()


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



