AB – ABD çizgisinde yayın yapan, Fethullah Gülen ile Abdullah Gül’e büyük sempati besleyen Taraf Gazetesi, pazar günü “Darbe Günlüğü” adlı bir ‘ek’ verdi. Taraf’ın satışını artırdığı söylenen ek, Emekli Oramiral Özden Örnek’in olduğu iddia edilen “günlük”ten oluşuyor.

Aynı günlüğü yayınına ara vermek zorunda kalan Nokta Dergisi de yayımlamıştı. Ardından da “büyük fırtına” kopmuştu. Alper Görmüş’ün yönettiği dergi, Türkiye’nin iki darbe atlattığını iddia etmiş, ancak bunu kanıtlayamamıştı. Zira; günlüklerin sahibi olduğu iddia edilen Emekli Oramiral Özden Örnek, “Bu notlar benim değil” demişti.

Ancak buna rağmen, Nokta’nın izinden yürüyen Taraf Gazetesi, ısrarla “Bu günlükler Özden Örnek’in” diyor. Taraf bunu derken, yüksek perdeden, haddi olmamasına rağmen, herkese gazetecilik dersi vermeyi de ihmal etmiyor. Halbuki, gazetecilik dersi verebilmeleri için, önce “Taraf’ta neden hiç AKP iktidarının yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma, rüşvet haberleri çıkmıyor” sorusunun cevabını verebilmeleri gerekiyor.

Ergenekon adlı soruşturmayı Deniz Gezmiş’e dek uzatıp, asılarak idam edilen devrimciye “ırkçı” diyebilme terbiyesizliğine varan yayınlarıyla övünen Taraf, AKP’nin yolsuzlukları gibi “netameli” konulara girmemeyi tercih ediyor. İşte bu tavır, Taraf’ı bir gazeteden çok “propaganda bülteni” haline getiriyor. Bu propaganda bülteni, Yeni Şafak, Zaman, Star ve Bugün’de yazılamayanları, “cemaat desteği”yle geniş kitlelere duyurma işlevi üstleniyor.

Taraf’ın derdi “gazetecilik” olmadığı için, onları “gazeteciliğin etik kuralları” da bağlamıyor. Çünkü; Taraf’ı bir gazeteci değil, post – modern bir yazar yönetiyor. Gazeteciliği bilmemesi de bu yüzden “doğal” karşılanıyor.

Eğer Taraf’ı bir gazeteci yönetmiş olsa, o günlükleri yayımlamaz, bir anlık gaflete düşerek yayımlamış olsa bile, iddialarını doğrulatamadığı için şu yola başvururdu: “Haber kaynağını açıklardı.”

Taraf yöneticileri, “Günlükleri Nokta’dan alarak yayımladık. Kaynağımız orası” diyebilirler. Ancak bu onları kurtarmaz. Çünkü; bu günlükleri yayımlayan Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş de iddiasını kanıtlayabilmiş değil. 7 Temmuz 2008 tarihinde açıklama yapan Özden Örnek, bir kez daha “Günlükler benim değil” diyor ve bunda ısrar ediyor. Anadolu Ajansı Muhabiri, Alper Görmüş’e bu açıklamayı soruyor. Görmüş, “Ben zaten iddia ediyorum. Yargıda kanıtlanmasını istiyorum” diyor.

Gazetecilik Fakültesi öğrencilerini bile güldürecek olan bu cevap “Suçu ben ortaya atarım. Birisi de ispatlasın” anlamına geliyor. Aynı zamanda Taraf’ın ombudsmanı da olan Görmüş, böylece gazeteciliği hiç bilmediğini bir kez daha gösteriyor. Ve aynı zamanda Taraf’taki meslektaşlarımızın “etik kurallar”dan habersiz olduğunu da ortaya koyuyor.

Halbuki; gazetecilikte çok basit bir kural vardır. Bu kurallardan biri, “Gazeteci, hakkında haber yaptığı kurumdan bedava gezi, hediye, v.b. şeyler kabul etmez. Gazetecinin alacağı hediyenin tutarı da beş doları geçmez”dir.

Bu kurallardan biri de şudur: “Gazeteci, haber kaynağı kendisini yanılttığı taktirde, kamuoyundan özür diler ve kaynağını deşifre eder. Böylece, aynı kişi ya da grupların manipülasyonuna bir daha geçit vermez.”

Belli ki Taraf’taki gazeteciler, kendilerine Genelkurmay’dan sızdırıldığını iddia ettikleri belgeleri okumaktan, “Gazetecinin El Kitabı”na bakmaya fırsat bulamamışlar. Ya da dertleri başka olduğu için, o kitaplara bakma gereği bile duymamışlar…

Taraf bu yüzden, cemaat desteğiyle ‘tiraj’ alsa bile, hiçbir zaman ‘gazete’ olarak anılmayacak. Taraf eğer “gerçek bir gazete” olsaydı, en azından şu soruyu sorardı:

“Günlükleri yazan Özden Örnek, darbeci oldukları iddiasıyla yargılanan emekli generallerin soruşturmasına neden dahil edilmiyor? Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkük’ün ifadesi neden alınmıyor? Başbakan ve Abdullah Gül (Bu oluşumu biliyorduk) demelerine rağmen, neden ifadelerine başvurulmuyor”

Kuşkusuz Taraf bunları soramaz. Sorduğu taktirde, “varlık sebebi”ni inkar etmiş olur. Çünkü; Taraf’ın görevi “Cambaza bak cambaza”yı oynamaktır. Aksi olsa, bir süre önce dile getirdiğimiz “Özden Örnek – Başbakan Erdoğan – Çalık üçgeni”ni de masaya yatırırdı. Ayrıca, o çok dert yandıkları Ergenekon’un uzantısı Komünizme Karşı Mücadele Dernekleri’ni kuranların kim olduklarını yazardı.

Taraf bunları hiçbir zaman yazamayacak. Yazmayı denediği taktirde, ağababalarının kendilerini BER TARAF edeceğini bilir. Çünkü; GLADİO’nun Türkiye’deki temellerinden olan Komünizme Karşı Mücadele Dernekleri, o çok övdükleri, sığındıkları, arkasına gizlendikleri adrese çıkar…

Taraf kucağına oturduklarının üstüne işeyemez… Zaten işetmezler de…

kaynak



Bugünkü Manipülasyonların kaynakları hakkında neden soruşturma açılmadığı acaba arkalarındaki güçlerden aldığı destekmi diye sorduğumda farklı bir yanıt gelmiyor sorunun içindeki cevaptan başka...