• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11

    Dünya AIDS Günü (1 Aralık) Programı, Şiirleri, Yazıları, Resimleri ve Konuşmaları

    Dünya AIDS Günü ile ilgili her türlü yazı, şiir, hikaye, oyun, vb. etkinlikleri bu başlıkta paylaşabiliriz.

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  2. #2
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    1 Aralık Dünya AIDS günü ve izleyen günler hastalığın işlendiği bir hafta olarak anılıyor. Dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen ve 22. Yüzyılla birlikte Afrika başta olmak üzere geri kalmış ülkelerde ortalama yaşam süresinin 30'un altına düşebilme beklentisinden olsa gerek ülkemizde de konu ilk kez ciddiyetle ele alındı.


    Tarih boyunca her yüzyılın kendine has bir salgına tanıklık ettiğini görüyoruz. Christopher Colombus Amerika'dan döndükten hemen sonra Fransız ordusu Napoli'yi işgal edince şehir bir salgına yakalanmıştı. Fransızlar buna Napoliten Hastalığı, İtalyanlar ise Fransız Hastalığı adını vermişlerdi. Aynı yıllarda benzer bir salgın Kuzey Hindistan'da da görülmüş, bu kez Müslümanlar Hinduları, Hindular da Müslümanları suçlamaya başlamışlardı. Ama çok kişi Frenginin Avrupa'ya Colombus'un gemileriyle ulaştığını söylüyordu. Frengiye yakalananlar tarih boyunca lanetlendiler. Ne de olsa cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalıktı. Etken olan mikrobun belirlenmesi için 20. Yüzyıl beklenecekti.

    18. yüzyılda beliren Tüberküloz, tamamen aşağı sınıfın hastalığı olarak bilindi. 19. yüzyılda Yahudilerin bu hastalığa genetik olarak dirençli olduğu iddia ediliyordu.

    Yine o yıllarda ortaya çıkan Gut Hastalığı ise yüksek sınıfın bir rahatsızlığıydı. Kolera ise Asya'nın Avrupa'nın başına bela ettiği bir hastalıktı. Tamamen geri kalmış toplumlarda görülüyordu.

    20. yüzyıl başlarında beliren Kanser ise sigara ile oluşmaktaydı. Dolayısıyla sigara içenler toplum için birer hastalık kaynağıydı. Hitler Kanserin Ari ırkı zedelemek için özellikle oluşturulmuş bir hastalık olduğunu bile iddia etti.

    1980'lerde ortaya AIDS çıktı. Önceleri bir çeşit homoseksüel hastalığı olarak biliniyordu. Kökeni Afrikalılar veya Haitililerdi. Allah'ın günahkârlara verdiği bir ceza olmalıydı. Ama hastalık Amerika ve Avrupalıların da başına bela olunca işin rengi değişti. Yine dünyayı kurtarma görevi onlara düştü. Dünya Sağlık Örgütü AIDS için seferber edildi ve Ocak 1999'da 'Hangi ülkeden gelmiş olursa olsun HIV/AIDS ile yaşayan insan sınır dışı edilemez, aşağılayıcı muamele ya da ayrımcılık uygulanamaz' diye bildirge bile yayınladı. 2002 Raporunda ise her gün 6000 yeni gencin bu hastalığa yakalandığı ve bu yıl toplam 68 milyon yeni hasta beklendiği belirtildi. Halen dünyada 40 milyon kişinin HIV (+) olduğu ve %95inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  3. #3
    <span style='color: #800080'><span class='glow_9400D3'>asMec__</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-02-2007
    Mesajlar
    10,731
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    HIV Nedir?
    Human Immunodeficieny Virus (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Vir&#252;s&#252 kelimelerinin baş harfleri ile adlandırılmış HIV vir&#252;s, bağışıklık sisteminin içine yerleşerek, bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir vir&#252;st&#252;r.

    HIV Pozitiflik Nedir?
    Kanında HIV vir&#252;s&#252; bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi=ELISA testi pozitif) kişilerdir.

    AIDS Nedir?
    AIDS bulaşıcı bir virus hastalığıdır. Mikrobu HIV (hiv) adı verilen vir&#252;st&#252;r. HIV girdiği v&#252;cudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan v&#252;cutta, HIV'in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar.

    Anti-HIV Testi Nedir? Ne Zaman Yapılır? Nerelerde Yaptırılabilir?
    HIV v&#252;cuda girdiğinden itibaren, v&#252;cutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. Anti-HIV antikorların ELISA yöntemiyle ölç&#252;lebilecek d&#252;zeye ulaşması için 3 aylık bir s&#252;reye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır. Anti-HIV testinin pozitif olması kanda HIV virusunun olduğunu gösterir. Ancak anti-HIV testinin yalancı pozitif çıkma ihtimali de vardır. Bu nedenle, kişinin HIV pozitif (seropozitif) olduğunu söyleyebilmesi için, Westernblood testi denen doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif olması gerekmektedir. Anti-HIV testi, &#252;niversite hastanelerinin mikrobiyoloji laboratuarlarında, sigorta ve devlet hastanelerinin laboratuarlarında ve özel laboratuarlarda yaptırabilir.

    Danışmanlık Hizmeti Nedir?
    HIV bulaşması, AIDS hastalığı, hastalıktan korunma, test yaptırma, hastaların bakım ve tedavisi hakkındaki bilgileri, kişiler y&#252;z y&#252;ze ya da telefonla başvurarak, danışmanlardan öğrenebilirler. Danışmanlık hizmeti, test yaptırmadan önce ve sonra mutlaka alınmalıdır.

    HIV'in Tedavisi Var mıdır?
    HIV/AIDS'in tedavisinde olumlu gelişmeler vardır. G&#252;n&#252;m&#252;ze kadar bulunan ilaçlardan farklı etki mekanizmalarında olanların ikisinin ya da &#252;ç&#252;n&#252;n birlikte kullanımıyla HIV pozitif kişilerin kaliteli ve uzun bir yaşam s&#252;rebilmeleri sağlanmaktadır. Tedavi doktor kontrol&#252;nde ve kesintisiz olarak yaşam boyu s&#252;rd&#252;r&#252;lmelidir. Bu ilaçlar çok pahalıdır.

    HIV'in Dezenfeksiyonu Yapılabilir mi?
    Spermdeki ve vajina salgısındaki HIV, dış ortamda birkaç saatte, kuru ortamda ise yarım saatte öl&#252;r. HIV kurumuş kanda da kısa zamanda öl&#252;r.
    Hastanın, ya da seropozitif kan, sperm veya vajina salgısının bulaştığı eşyadaki HIV'in öld&#252;r&#252;lmesi:
    Eşyayı birkaç dakika kaynatarak ya da 60 C&#176;'de 30 dakika ısıtarak vir&#252;s öld&#252;r&#252;l&#252;r.
    Sulandırılmış çamaşır suyu temas ettiği HIV'i 10 dakika içinde öld&#252;r&#252;r. Sodyumhipoklorid, çamaşır suyunda bulunan etkili maddedir, içinde klor vardır. &#199;amaşır suyu şişesinin &#252;zerindeki tarifeye göre (genellikle 10 kez) sulandırılarak kullanılır. Sulandırılan çamaşır suyunda klor kokusu bulunmalıdır. &#199;amaşır suyu kullanılacağı zaman sulandırılmalıdır, durmakla bozulur. &#199;amaşır suyu madensel eşyaya zarar verir.
    Ultraviyole ile ışınlama (mavi ışık) HIV'in yok edilmesi için önerilmeyen bir yöntemdir. Ultraviyole ışını doğrudan temas ettiği y&#252;zeydeki mikropları öld&#252;r&#252;r. Cismin altında kalan mikropları öld&#252;rmez.

    Deri HIV'den Nasıl Arındırılır?
    Su ve sabunla iyice yıkama ile (en az 15 saniye) b&#252;t&#252;n mikroplar gibi HIV de deriden uzaklaştırılabilir. Yıkandıktan sonra derinin alkol ile temizlenmesi uygun olabilir. Yaralanma durumunda yara yeri, önce sabun ve su ile iyice yıkanmalı, ardından tent&#252;rdiyot veya betadin gibi bir antiseptik ile temizlenmelidir.

    AIDS'in Belirtileri
    HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve v&#252;cut direncine göre, 3-15 yıl, hatta bazen daha uzun bir s&#252;re sonra ortaya çıkar. HIV bulaştığı v&#252;cutta çeşitli h&#252;crelere, özellikle CD4T kan h&#252;crelerine yerleşerek çoğalır. Zarar gören CD4T h&#252;creleri giderek azalır ve bunun sonucu olarak v&#252;cudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. V&#252;cut direnci zayıflayan hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde b&#252;y&#252;meler, ağız ve deride tekrarlanan uçuk, pamukcuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun s&#252;reli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öks&#252;r&#252;k, t&#252;berk&#252;loz, akciğer hastalıkları gibi belirtiler ortaya çıkar. Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS d&#252;ş&#252;n&#252;lebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalarda, HIV infeksiyonunu d&#252;ş&#252;nd&#252;ren önemli belirtilerdendir. Kesin tanı için anti-HIV testi yapılır.


    Dakikada 10 kişi AIDS'e yakalanıyor (2)

    T&#252;rk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, g&#252;nde 14 bin, dakikada 10 kişinin AIDS'e yakalandığını bildirdi. TTB Merkez Konseyi imzasıyla 1 Aralık D&#252;nya AIDS G&#252;n&#252; nedeniyle yapılan açıklamada, D&#252;nya Sağlık &#214;rg&#252;t&#252;'n&#252;n (DS&#214 bu yılın sloganını ''Kadınlar ve HIV'' olarak belirlediği kaydediliyor.

    D&#252;nya Sağlık &#214;rg&#252;t&#252;'n&#252;n verilerine göre, g&#252;nde 14 bin, dakikada 10 kişinin AIDS'e yakalandığı belirtilen açıklamada, yeni tedavi protokolleriyle AIDS'in, öl&#252;mc&#252;l bir hastalık olmaktan çıkıp, yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir t&#252;r kronik hastalığa dön&#252;şt&#252;ğ&#252; belirtildi. Son yıllarda, AIDS'liler arasında kadın ve erkek oranının eşitlendiği, AIDS'li kadın sayısı arttıkça HIV enfekte doğan bebek sayısının da artacağı belirtilen açıklamada, bu nedenle kadınların bilinçlenmesinin önemli olduğu vurgulandı.

    Sağlık Bakanlığı Haziran 2004 verilerine göre, 1802 AIDS hastasının b&#252;y&#252;k çoğunluğunun 20–49 yaşları arasında olduğu ifade edilen açıklamada, hastalığın en çok korumasız cinsel ilişki nedeniyle bulaştığı kaydedildi. Açıklamada, gerekli önlemlerin alınmaması, korunma yöntemlerinin yaygın olarak uygulanmaması ve gizli kalan olguların ortaya çıkacağı dikkate alındığında, HIV enfeksiyonunun d&#252;nyada olduğu gibi T&#252;rkiye'de de önemli bir sorun olacağı belirtildi.

    &#214;nlenebilir bir hastalık olan AIDS'ten korunma önlemlerinin, tedaviden daha ekonomik olduğuna işaret edilen açıklamada, eğitimle korunmayı öğrenmek ve öğretmenin hastalığın yayılmasını önlemede etkili rol oynayacağı kaydedildi.

    &#214;lenlerin sayısı 20 milyon
    AIDS Savaşım Derneği Başkanı Prof. Dr. Selim Badur, ilk kez tanımlandığı 1981 yılından g&#252;n&#252;m&#252;ze dek geçen s&#252;reçte, AIDS'ten ölenlerin sayısının 20 milyon olduğunun, korunma ve tedavi gibi konularda gerekli adımlar atılmaması durumunda, 2020 yılında hastalığın 68 milyon kişinin öl&#252;m&#252;ne neden olacağının tahmin edildiğini söyledi.

    Hastalığa yakalananların y&#252;zde 95'inde HIV vir&#252;s&#252;n&#252;n cinsel yolla bulaştığının tespit edildiğini, bu oranın cinsel ilişkide prezervatif kullanımının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Badur, resmi verilere göre bin 802 AIDS'li hastanın bulunduğu T&#252;rkiye'de toplumun bu konuda duyarlı davranmadığını, erkeklerin prezervatif kullanmaktan, kadınların da ''niye kullanmıyorsun'' diye erkeği sorgulamaktan kaçındığını kaydetti.

    Badur, D&#252;nya Sağlık &#214;rg&#252;t&#252;'n&#252;n, bu hastalıkta daha çok kadının mağdur olduğunu dikkate alarak, bu yıl ki çalışmalarını ''AIDS ve Kadın'' sloganıyla y&#252;r&#252;tt&#252;ğ&#252;ne dikkat çekti. Gelişmekte olan &#252;lkelerde kadın hasta sayısının g&#252;n geçtikçe arttığını, Afrika &#252;lkelerindeki hastaların y&#252;zde 76'sının kadın olduğunu anlatan Badur, şöyle devam etti:
    ''T&#252;rkiye'de de kocalar y&#252;z&#252;nden kadın hastaların sayısı artıyor. Kocalar dışarıdan vir&#252;s&#252; alıp, evde eşlerine bulaştırıyorlar. Zira erkekler prezervatif kullanmaktan ısrarla kaçınıyor, kadının ise kocasını bu konuda sorgulama cesareti yok. Ne yazık ki kadınlarımız, birçok konuda olduğu gibi AIDS'te de hem bilgiye hem teşhis hem de tedavi olanaklarına ulaşmada mağdur ve korunmasız. Bunun köt&#252; sonuçları g&#252;n geçtikçe ortaya çıkıyor. Eşlere bağlı olarak İstanbul'da ev kadınları arasında HIV vir&#252;s&#252;n&#252;n gör&#252;lme oranı arttı.''

    Gençler ve AIDS
    Selim Badur, AIDS'te cinsel yolun yanı sıra kan yoluyla bulaşmanın da önemli olduğuna işaret ederken, özellikle damar içi uyuşturucu kullanan gençler arasında hastalığın gör&#252;lme sıklığının daha fazla olduğunu dikkate alan bazı &#252;lkelerin, bulaşmayı önlemek için uyuşturucu kullanımından vazgeçiremediği gençlere steril enjektör dağıtmaya bile başladığına değindi. Badur, Brezilya'da bu yönde alınan önlemler sayesinde hastalığın gerilediğine dikkat çekti.

    T&#252;rkiye'de de özellikle evlilik öncesi ilişki ve uyuşturucu kullanımının hastalık açısından endişe verici boyutta olduğunu, bu y&#252;zden dernek olarak bazı önlemler alınmasını önerdiklerini belirten Badur, şöyle konuştu:
    ''Biz bu önlemlerin T&#252;rkiye'de de alınmasını istiyoruz ama tepkilerle karşılaşıyoruz. &#214;zellikle evlilik öncesi ilişkilerde prezervatif kullanılmasını öneriyoruz, o zaman da (gençleri cinselliğe itiyorsunuz) diye suçlanıyoruz. Oysa biz var olan bir gerçeğin göz ardı edilmesini istemiyoruz. Bir &#252;lkede cinsellik gizli tutulur, bazı riskli davranışlar göz ardı edilirse, o &#252;lkede AIDS daha hızlı yayılıyor. Biz de gelecekte bu hastalığın T&#252;rkiye için b&#252;y&#252;k bir tehlike olmaması için bug&#252;nden önlem alınmasını talep ediyoruz.''

    1 Aralık D&#252;nya AIDS G&#252;n&#252;

    Tespit edildiği 1981 yılından bu yana 40 milyon kişinin yakalandı. 29.6 milyon kişinin öl&#252;m&#252;ne neden oldu. AIDS, özellikle kadınları ve gençleri tehdit ediyor.

    BM: AIDS terör kadar tehlikeli
    BM, çağın vebası sayılan AİDS'in, d&#252;nya g&#252;venliği açısından terörizm kadar tehlikeli olduğunu bildirdi. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın isteği &#252;zerine hazırlanan raporda, genel olarak enfeksiyon hastalıklarının insanlık için yarattığı tehlikeye dikkat çekildi, bu hastalıklardan yakın zamanda milyonlarca insanın ölebileceğine dikkat edildi.

    Raporda, k&#252;reselleşmenin yayıldığı, d&#252;nyanın k&#252;ç&#252;lerek adeta köy haline geldiği g&#252;n&#252;m&#252;zde, sanayileşmiş &#252;lkelerin, gelişmemiş &#252;lkelerden gelebilecek salgın riskinden korunmuş olmadıkları kaydedildi.

    AİDS'in en fazla g&#252;ney Afrika ve Asya &#252;lkelerinde yayıldığı hatırlatılan raporda, en zengin &#252;lkelerin sağlık g&#252;venliğinin, en yoksulların salgın hastalıkları önleme becerisine bağlı olduğu vurgulandı.

    İspanyol gribinden 1919'da y&#252;z milyon kişinin öld&#252;ğ&#252; anımsatılan BM raporunda, benzer bir vir&#252;s&#252;n de ''kısa s&#252;rede on milyonlarca kişinin öl&#252;m&#252;ne yol açabileceği'' uyarısında bulunuldu. Raporda, AİDS'in uzun vadeli etkilerini bertaraf etmeye yönelik bir strateji belirlenmemiş olmasının kaygı verici olduğu da kaydedildi ve G&#252;venlik Konseyi'nin, ''barış ve uluslararası g&#252;venlik açısından savaşlar, n&#252;kleer yayılma ve terörizm kadar tehlikeli olan'' AİDS konusunda özel oturum yapması önerildi.

    AİDS'le m&#252;cadeleye ayrılan uluslararası fonların artmasına rağmen hastalığın yayılmaya devam ettiğini belirten BM uzmanları, hastalığın önlenebilmesi için yılda 10 milyar dolar harcamak gerektiğine işaret
    ettiler.

    Ahmet ! ♥


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 40.3 milyon kişi AIDS'le yaşıyor...(bugün dünya AIDS günü)
    2005 Konuları bölümünde angel_nili tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 02.12.05, 02:00

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •