• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    ayneyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-04-2008
    Mesajlar
    1,926
    Karizma Gücü
    0

    Arı bir matematik profösörümüdür ?Ali Aksoy

    http://allahinayetleri.wordpress.com...mudur/#more-17

    Kuran’da dikkat çekilen dişi bal arısının yaptıklarını iyice incelediğimizde arının kabiliyetlerine şaşmamak elde değildir. Arının yaşayacağı evini (kovanını) oluşturması, bu evin içindeki petekleri inşa etmesi matematiksel bir deha gerektirmektedir.

    Bal arıları milyonlarca yıldır peteklerini altıgen yapmaktadır (On milyonlarca yıl öncesine ait arı fosillerinden bu anlaşılmaktadır). Acaba neden bu şekil dikdörtgen, beşgen, sekizgen değil de altıgendir? Bunu araştıran matematikçiler birim alanın tamamen kullanılması ve en az malzemeyle petek yapılabilmesi için en ideal şeklin altıgen olduğunu ortaya koydular. Petekler üçgen ya da dörtgen olsaydı, boşluksuz kullanılabilecekti. Fakat altıgen hücreler için kullanılan malzeme üçgen ya da dörtgen için kullanılan malzemeden daha azdır. Diğer birçok geometrik şekilde ise kullanılmayan bölgeler ortaya çıkacaktı. Sonuç olarak altıgen hücre, en çok miktarda bal depolarken, yapılması için en az balmumu gereken şekildir.

    Dişi (işçi) arıların bu çalışmalarında en çok ilgi çeken durumlardan biri onbinlerce işçi arının her birinin, birer tuğlacığını bıraktığı bu yapının, geometrik ölçülere bütünüyle uyabilmesidir. Matematikçiler verilen belirli miktardaki balmumuyla yumurtadan çıkacak kurtçukları içine alabilecek daha geniş bir yer yapılamayacağını ispatlamışlardır. Böylece işçi arılar belirli miktardaki gereçle, gereken büyüklükteki bir yapının en ekonomik biçimde nasıl yapılabileceğini göstermektedirler.

    Antoine Ferchault adındaki bir Fransız böcek bilgini, bunu “Arılar problemi” diye tanınan bir geometri problemi olarak ortaya koymuştur. Bu problem şudur: “Tabanı birbirlerine göre eğimi aynı olan üç çeşit eşkenar dörtgen ile kapanmış düzgün altıgen bir dik prizma verilsin. Bu prizmanın toplam yüzey alanının en küçük değerde olması için eşkenar dörtgenler arasındaki açılar ne olmalıdır?” Biri Alman, biri İsviçreli, biri de İngiliz olan üç tanınmış matematikçi bu problemin çözümüyle uğraştılar ve şu sonuca vardılar: 70° 32′ (70 derece ve 32 dakika). Gerçekten de bu, dişi bal arılarının yaptığı petek gözeneklerinin açısının tamı tamına aynısıdır.

    İşçi arılarımız peteğin yapımına birkaç farklı noktadan başlarlar. İş ilerledikçe peteğin gözenekleri orta yerde birleşir. Bu durumda kaynaşma noktasındaki peteklerin açıları yine kusursuzdur. Bu işçi arıların peteğin yapımına rastgele koyulmadıklarını, başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki uzaklıkları, arkadaşları olan diğer işçi arılarının pozisyonlarını önceden çok ince bir şekilde hesapladıklarını ortaya koyar. En usta matematikçiler bile arının hesabının kusursuzluğunu 70° 32′ (70 derece ve 32 dakika)’yı hesaplayarak ortaya koymaktadırlar. Fakat bu matematik profesörlerine elinize bir cetvel alın, bu açıları tam tutturarak bir altıgen çizin desek, hele hele bu hesapları yapan üç profesöre üçünüz ayrı yerden başlayarak altıgenler çizin, ortadaki altıgenler de tam düzgün, kusursuz olsun desek hiç şüphesiz bu kadar ince bir çizimi beceremezlerdi. Görülüyor ki arı, hem büyük bir teorisyendir, hem de müthiş bir pratisyendir. Teoride hesaplanması çok zor olanı hesaplamış, pratikte ise bizim el ve gözlerimizle tayin edemeyeceğimiz hassaslıktaki ölçüleri tutturmuştur.

    Altı hafta yaşayabilen arılar tüm bu hesapları ve uygulamaları nasıl gerçekleştirmektedir? Arıların bu yaptıklarını “içgüdü” diye niteleyip, tüm bu harikalıkları tesadüfen oluşmuş gibi göstermek Yusuf suresinin 40. ayetinin işaret ettiği gibi isimlendirmelerin arkasına sığınmaktır. İçgüdü kelimesi, sadece bir isimlendirmeden ibaret olup aslında hiçbir açıklama ortaya koymayan bir terimdir. Kuran arıya vahyedildiğini söyleyerek, arının tüm bu yaptıklarının, Allah’ın proglamlaması ve düzenlemesinin sonucunda olduğu ortaya koymaktadır. altı haftada en zeki canlı olan insan “1,2,3″ diyerek, üçe kadar saymayı bile beceremez… Arının tüm bu yaptıklarının ne arı tarafından öğrenildiğini, ne de tesadüfen oluştuğunu söylemek mümkündür. Açıkça bellidir ki arıyı Yaratan, arıyı bütün özellikleriyle beraber yaratmış, tüm bu matematiksel problemleri halletmiş ve arıya en mükemmel uygulamaları yaptırmıştır. Yine bu Yaratıcı, arıya kendi ihtiyaçlarından fazla bal yaptırtarak, insanlara nimetlerini göstermektedir.

    71 Görmezler mi ki kudretimizle nice hayvanları yarattık da onlara sahip olmaktadırlar.

    72 Onları kendilerine boyun eğdirdik. Bir kısmına binmekte, bir kısmını yemektedirler.

    73 Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Hala şükretmiyorlar mı? 36 Yasin Suresi 71-73

    Heryerde Allahın ayetleri hala ben birşey göremiyorum diyenler Görmek istemedikleri için görmezler
    Sadece Bakarak Göremezsin !

  2. #2
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,467
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Değildir Efendim.
    Arı Yapması Gerekeni Yapıyor Sadece.

    Hayvanların Deha Niteliğindeki Özellikleri Sadece Kendi Kulvarlarında Geçerlidir.

    Şimdi Şöyle Düşünelim.

    Bundan Yaklaşık 4 Sene Öncesinde Bir Yerde Okumuştum Gene Bir Arı Saniyede 1 Trilyon İşlem Yapıyor Diye Şu Andaki En Teknolojik Bilgisayar Dahi 8 Milyar İşlem Yapıyor Deniyordu.

    Buraya Kadar Güzel Ama.

    IBM geçen sene saniyede 16 trilyon İşlem yapabilen bilgisayar üzerinde çalıştıklarını açıklamış ve bitmek üzere olduğunu söylemişlerdi.

    IBM bu bilgisayarı yaptığında ALLAH yokmu olacaktır ?

    Hayır Efendim Elbette İllelebet Olan Odur.

    Ama Bu gibi Şeylerle Ona Atıfta Bulunsak Bile Kıyas Yapmamalıyız.

    Aksi halde Kendimiz İle Çelişiriz İnananlar olarak.
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  3. #3
    ayneyn adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-04-2008
    Mesajlar
    1,926
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı chesss tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Değildir Efendim.
    Arı Yapması Gerekeni Yapıyor Sadece.

    Hayvanların Deha Niteliğindeki Özellikleri Sadece Kendi Kulvarlarında Geçerlidir.

    Şimdi Şöyle Düşünelim.

    Bundan Yaklaşık 4 Sene Öncesinde Bir Yerde Okumuştum Gene Bir Arı Saniyede 1 Trilyon İşlem Yapıyor Diye Şu Andaki En Teknolojik Bilgisayar Dahi 8 Milyar İşlem Yapıyor Deniyordu.

    Buraya Kadar Güzel Ama.

    IBM geçen sene saniyede 16 trilyon İşlem yapabilen bilgisayar üzerinde çalıştıklarını açıklamış ve bitmek üzere olduğunu söylemişlerdi.

    IBM bu bilgisayarı yaptığında ALLAH yokmu olacaktır ?

    Hayır Efendim Elbette İllelebet Olan Odur.

    Ama Bu gibi Şeylerle Ona Atıfta Bulunsak Bile Kıyas Yapmamalıyız.

    Aksi halde Kendimiz İle Çelişiriz İnananlar olarak.

    Nasıl bir karşılaştırmadır bu !!
    Zaten biz herşeyi yaratanın Allah oldugunun inancını taşıyoruz Biri diğerinden üsütün olsa bile birşey ifade etmez Sonuçta herşeyin yaratıcısı Allah Arıyı yaratan ve ona o muazzam dizayn vayh eden ,yine insana zeka veren ,bu sayede keşfetmesini sağlayan Allah celle Bilgisayar parçaları ,bilgisayarın keşfi hepsi Allah ın dilemesi ve yaratmasıyla olan şeyler ...Neyi neyle kıyas ediyorsunuz??

    Neden çelişelim ??
    Sadece Bakarak Göremezsin !

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •