DTP’nin 2‘nci Büyük Olağan Kongresi Atatürk Spor Salonu’nda devam ederken, kongreye katılanlar arasında İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan ile Murat Karayılan’ın kardeşi Hazal Karayılan da yer aldı
DTP KONGRESİ’NDEN İZLENİMLERİ: ÖCALAN VE KARAYILAN’IN KARDEŞLERİ KONGREDE
Kongreden notlar şöyle :
-DTP’nin 2’nci Büyük Olağan Kongresi sabah saat 10.00’da başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda partili ve delegeler kongre salonuna geldi. Genel başkan adayı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile eşbaşkan Emine Ayna ise kongre salonuna milletvekilleri ile birlikte giriş yaptı. Türk ve Emine Ayna delegeleri ve kongre salonunu dolduran partilileri birlikte selamladılar.
-Partinin önemli isimlerinden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise kongre salonuna Türk ve Emine Ayna’dan sonra geldi. Baydemir partililer ve delegelerden yoğun alkış aldı. Baydemir salonda Türk, Ayna ve DTP milletvekilleri ile tek tek tokalaştı.
-Kongreye, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan ile Murat Karayılan’ın kardeşi Hazal Karayılan’ın katılması dikkat çekti. Kongreye bir süre önce trafik kazasında ölen Cihan Deniz’in anne ve babası da katıldı.
-AKP,CHP ve MHP’nin davetli olmadığı kongreye siyasi parti temsilcilerinden ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ile KESK Genel Başkanı Sami Evren de katıldı.
-Kongreye Avrupa’dan ise yoğun katılım oldu. Kongreye İngiliz İşçi Partisi’nden Richard Howitt, Alman Federal Parlamentosu’ndan Ulla Yelpke, Alman Sol Parti MYK üyesi Jurgen Klute, Yunanistan PASOK’tan Konstantinos Foutzopolus, İngiltere Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Philippa Sounders, Avrupa Parlamentosu’ndan Soren Sondergaard, Feleknaz Vca, Danimarka Sosyalist Halk Partisi MYK üyesi Serdar Benli katıldı.
-Barzani ve Talabani’nin davetli olduğu ancak katılmadığı kongreye KYB Ankara Temsilcisi Bahruz Galali mesaj gönderdi. Çok sayıda mesajın geldiği kongreye Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya’nın da mesaj göndermesi dikkat çekti.
-Yoğun sıcak nedeniyle delegeler sık sık salon dışına çıkarken, Divan Başkanı Selahattin Demirtaş da kongre salonundan ayrılmamaları konusunda uyardı.
-Türk bayrağı ve DTP bayraklarının asılı olduğu kongre salonunda Abdullah Öcalan posteri ve PKK bayrağı açılması dikkat çekti. Kongre salonunda partililer sık sık “Sayın Öcalanö, “Biji Serok Apoö sloganları atıldı.
-Partililer ve delegeler partinin eski eşbaşkanı Nurettin Demirtaş’ın tutuklanmasını ve askere alınmasını yuhaladılar. Şemdinli’den gelen heyetin sık sık aranması nedeniyle kongre salonuna ulaşamaması da yine divan başkanlığı ve partililer tarafından kınandı.
-Kongre salonunun dışında ise “gençlik Apo’nun fedaisidir“geliyor geliyor Apocular geliyor diye sloganlar atıldı ve partililer halay çekti.
-Kongrede çok sayıda hırsızlık olayı yaşandı. Partililere ve delegelere sık sık dikkatli olmaları anonsu yapıldı.
“Derin devlet" örgütlenmesinin özellikle 1980 darbesi ile Kürtlere karşı Ergenekon gladyosuna dönüştüğünü savunan Ayna, şöyle konuştu:
“60 darbesini yapanlar, 70 darbesini yapanlar, 80 darbesini yapanlar bu davaya ortak ediliyor mu, hayır; 80’li yılların özellikle Diyarbakır Cezaevinde yaşananların sorumluları bu davaya dahil ediliyor mu, hayır; Diyarbakır Cezaevinin canisi-celladı Binbaşı Esat Oktay gıyabında dahi olsa yargılanacak mı, hayır. Bugün yaşadıklarımızın geçmişte yaşadıklarımızdan farkı nedir? Ergenekon çetesini çökertiyorum diyeceksin; Kürtlerin linçine sessiz kalacaksın.
“TEMİZ ELLERİN KOŞULLARI YOK"
NATO üyesi ülkelerde Ergenekon benzeri örgütlenmelerin temizlendiğini belirten Emine Ayna, Başbakan Erdoğan’ın ‘Temiz eller’ operasyonu benzetmesini ise “Türkiye’de Başbakanın tabiri ile böyle bir temiz eller operasyonunun koşullarını yaratılmış değil; çünkü AKP hükümetinin Kürt sorununu demokratik ve barışçıl yönlerle çözmek iradesi yoktur. Onun da ötesinde AKP hükümetinin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hala ‘Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür.’ zihniyetiyle hareket etmekte ve her zeminde bunu açıkça beyan etmektedir. Ergenekon Kürt sorununun çözümsüzlüğünden besleniyor.diye konuştu.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ KİMLİĞİNİ KÜRTLERE BORÇU"Kongre konuşmasında Kürt sorununu da değerlendiren Ayna, Kürtlerin 1921 anayasası ile birlikte kendilerine tanınan kimlik hakkından, Lozan ile ellerine geçen kendi kaderini tayin etme hakkından vazgeçtiği belirterek “bu durum bile Türklerin, Türkiye Cumhuriyetinin Kürtlere karşı her zaman minnet duymaları için yeterli nedendir. Türkiye Cumhuriyeti Kürtlere kimliğini borçludur. Bu borcu ödemenin zamanı gelmiştir. Dürüst olmanın, vicdanlı olmanın her şeyden önce insan olmanın gereği budur dedi. Kürtlerin sadece barış demediğini ‘onurlu barış’tan yana olduğunu ifade eden Ayna, “Eğer silah hak arama yöntemi olmamalı diyorsak; öncelikle silahı hak arama yöntemi olmaktan çıkarmak gerekir. Demokratik Siyasetin önü açılmadıkça, insanları kendi elimizle farklı arayışlara iteceğimizi asla unutmayalım. Yasaklarla, susturmayla, baskıyla, en ufak bir “sayınö kelimesini bile tutuklama nedeni sayarak mı hak arayışı için demokratik siyasetin önünü açacağız?diye konuştu.
http://www.haber10.com/haber/131221/bana göre:
1- Neymiş Kürtler Lozan ile ellerine geçen kendi kaderini tayin etme hakkından vazgeçmişler.işte onlar bu ülkenin bir parçasıydılar doğruyu yaptılar. ve vatanı savunmuşlar.O zaman sen de şimdi aynı şeyi devam ettir.Bölücülük yapma.Bu ülkede senin hakların mı yeniyor.İşte bak ülke meclisinde vekil bile olmuşun.Demokrasi mi yok diyorsunuz işte iki tane orgeneral hapiste senin arkadaşın hapisten çıkıp meclise girdi.daha ne istiyosun.İstiklal Marşı okumuyosunuz istediğinizi konuşuyorsunuz, sonra haklarımızı verin .sizin aslında tek bir hakettiğiniz var ama neyse?
2- En ilginç tespit kongrede hırsızlık çok olmuş.İşte kendinizi bu kadar güzel tarif edebilirsiniz.
3-eğer bölücülük yapmaya devam ederseniz bölünürsünüz ve yok olursunuz.Bu milletin ayranını kabartmayın.hoşgörü sınırını aşmayın.


LinkBack URL
About LinkBacks
U"Kongre konuşmasında Kürt sorununu da değerlendiren Ayna, Kürtlerin 1921 anayasası ile birlikte kendilerine tanınan kimlik hakkından, Lozan ile ellerine geçen kendi kaderini tayin etme hakkından vazgeçtiği belirterek “bu durum bile Türklerin, Türkiye Cumhuriyetinin Kürtlere karşı her zaman minnet duymaları için yeterli nedendir. Türkiye Cumhuriyeti Kürtlere kimliğini borçludur. Bu borcu ödemenin zamanı gelmiştir. Dürüst olmanın, vicdanlı olmanın her şeyden önce insan olmanın gereği budur dedi. Kürtlerin sadece barış demediğini ‘onurlu barış’tan yana olduğunu ifade eden Ayna, “Eğer silah hak arama yöntemi olmamalı diyorsak; öncelikle silahı hak arama yöntemi olmaktan çıkarmak gerekir. Demokratik Siyasetin önü açılmadıkça, insanları kendi elimizle farklı arayışlara iteceğimizi asla unutmayalım. Yasaklarla, susturmayla, baskıyla, en ufak bir “sayınö kelimesini bile tutuklama nedeni sayarak mı hak arayışı için demokratik siyasetin önünü açacağız?diye konuştu.
""
Alıntı Yaparak Cevapla




