• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
56 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Türk_Oğlu_Türk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-07-2008
    Mesajlar
    287
    Karizma Gücü
    0

    Türkiye bu yazıyı konuşuyor : "Müslüman mısınız, Abd-i Memluk mu?"

    Önce alıntıyı aktarayım :

    Başlığı şöyle de atabilirdim: ‘Abd-i memlûk’tan özgür bireye geçmedikçe...


    ‘Abd-i memlûk’ tâbiri, Kur’an’ın en hayatî kavramlarından biridir. Kur’an’ın, insan onuruna aykırı bularak eleştirdiği ‘abd-i memlûk olmak’ nedir?



    Abd-i memlûk; sözlük anlamıyla, ‘birilerine mülk olmuş, eşyalaşmış köle kişi’ demek.

    Eşyaya dönüştürülmüş, kullaştırılmış insan demek. Daha doğrusu, abd-i memlûk,

    insan kılığında eşya demek



    Abd-i memlûk’un iğretiliği, bönlüğü, yaratıcılıktan, özgürlükten, isyan ve direnişten uzaklığı bakın nasıl eleştirilmiş:



    “ Allah şöyle bir örnekleme yaptı: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının eşyası

    durumunda bir kul/köle ile bizden bir güzel rızıkla rızıklandırdığımız ve ondan

    gizli-açık dağıtan bir kişi. Bunlar aynı olur mu?!”



    “Allah şöyle bir örnekleme de yaptı: İki adam; birisi konuşmaz; hiçbir şeye gücü yetmez; efendisi/yöneticisi üstünde sadece bir yük. Efendi onu nereye gönderse hiçbir hayır getiremez. Şimdi bu adam, dosdoğru bir yol üzerinde bulunup adaleti özendiren kişi ile aynı olur mu?” (Kur’an, Nahl, 75-76)



    İslam dünyasının biricik derdi ve belası bu:



    Kula kulluk.



    Ve daha büyük belası da şu:



    Kula kulluğu Allah’a kulluk sanmak...



    İslam dünyası, abd-i memlûk olmaya tahammülü kader bilen birbuçuk milyarlık bir kitle. Parası var, nüfusu var, toprakları çok değerli, tarihi, kültürü zengin, dini mükemmel... Ama kahır ve sefaletten kurtulamıyor. Boyunduruk altında. Ezik ve perişan...



    Neden? Sebep tek:



    İslam dünyası, abd-i memlûk olma illetinden kurtulamıyor. Bu illet, acaip bir illet. Bir illet ki, devası, sadece ona tutulanın elinde. Derdi çekenin kurtulmaya, acı ilacı içmeye karar vermesi şart. Aksi halde dünyanın hiçbir doktoru, isterse lokman hekim olsun, çare bulamaz. Çağdaş-evrensel insanlık değerleri çareyi göstermiş; ama umursayan yok. İslam dünyasının iman kaynağı olan Kitap da yolu göstermiş; onu dinleyen de yok. Peki, ne olacak?



    “Gerçek şu ki, Allah, bir toplumun yüz yüze geldiği şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez.” (Kur’an, Ra’d, 11)



    İslam dünyası her şeyden önce insanının iç esaretini değiştirmeli, bireyin beynindeki ve ruhundaki prangaları kırmalı, yani insanı kula kul olmaktan kurtarmalı.



    Müslüman kitleler kula kulluğa isyan etmeli. Yoksa sürünmeye devam ederler. Çünkü kula kulluk bitmedikçe kahır ve utanç da bitmez.



    Kula kulluğu din yapanların din diye dayattıklarını uygar dünya ilkellik, barbarlık olarak görüyor. Sonra da siz kalkıp bu dünyadan “Bize ve dinimize saygı gösterin!” diye talepte bulunuyorsunuz.



    Aklımızı işletmediğimizin bir kanıtı da bu...



    Frankfurt’ta ‘Müslüman’ bir adam, 11 yaşında bir kızla evleniyor. Nikâhı kıyan, kula kulluk illetinin fıkıh simsarı, paralı imam.



    Olay duyulunca, Alman devletinin organları soruşturma açıyor. Suçun adı: Irza tecavüz. 11 yaşındaki kızı ‘evlilik’ adı altında kapatan kişinin savunması şu: “Dinimiz izin veriyor.” (Cumhuriyet, 4 Şubat 2005)



    Yani yediği herzeyi savunmak için dini kirletiyor.



    Kimse çıkıp sormuyor: Dinin ana kaynağı Kur’an’da 11 yaşında kızla evlenmek var mı? Yok! Kim verdi din adına bu izni? Din üzerinde saltanat kuran sarıklı-takkeli despotlar, Arap âdetlerini dinleştiren fistanlı zorbalar.



    Bu iddiayı geçerli kılmak için Hz. Peygamber’e de iftira ettiler. “Peygamberimiz de Hz. Aişe ile 8-10 yaşında iken evlenmişti” dediler. Daha doğrusu bu yalanı uyduran Emevî kodamanlarıyla Haçlı oryantalistleri onayladılar. Oysaki, Peygamberimiz Hz. Aişe ile evlendiğinde Aişe 17-18 yaşlarındaydı. (Bu konunun ayrıntıları için bizim ‘Asrı Saadetin Büyük Kadınları’ adlı kitabımızın Hz. Aişe bölümüne bakılmalıdır.)



    Müslüman daha bu gerçeklerden habersiz.



    Peki, siz bu despotların hurafelerini neden hâlâ din diye dünyanın önüne çıkarıyorsunuz?



    Allah ile aldatmanın sarıklı-takkeli şeytanları (Kur’an bunlara ‘şeytan evliyası’ diyor) bunların din olduğunu, bunlara karşı çıkanların Allah’ın kulluğuna ters düşeceklerini söylüyorlar. Ve siz de sessiz sadasız seyrediyorsunuz.



    Allah’a kul olmayı kula kul olmakla eşitleyen firavunluklara karşı çıkma, hatta onları eleştirme duygusuna sahip değilsiniz. Böyle ise sizi kim kurtarabilir? Hiç kimse.



    Kurtarmak adı altında toprağınızı işgal edip nimetlerinizi sömürebilirler ama kurtaramazlar. Irak örneği ortada…



    Kurtuluşun emaresi bile yok. O emare ne? Emperyalizmin ocağına incir diken, emperyalizmi mağlup edip ona rağmen devlet kuran Müslüman lider Gazi Mustafa Kemal’e karşı, emperyalizmi memnun etmek için yürütülen düşmanlığı bırakıp mazlum milletlerin öncüsü Atatürk’ün idrak, strateji ve mirasından yararlanmak.



    Ve şunu unutmamak:



    Atatürk’e düşmanlık, Haçlı firavunlarla, onların içteki işbirlikçilerinin ittifakıyla yürütülmektedir. Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve hatta tüm Müslüman dünyanın selameti bu namert düşmanlığın etkisiz hale getirilmesine bağlı.



    Görünürde başka bir yol yok.



    Ve siz, görünürdeki bu yola asla ayak basmıyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk


    Özgür birey olmak, aklını işletmek, kula kul olmamak, inancı yem etmemek ve inançlı insanlarını araştırıcı bir anlayışa sahip olması gerçekten çok önemli.
    !
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AKP iktidarının icraatlarını “BOP eşbaşkanı” sıfatıyla sürdürdüğü vurgulanmış, ABD’nin “ılımlı İslam” dayatmasının “BOP eşbaşkanı” Erdoğan’dan güç aldığı belirtilerek “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelen AKP’nin kapatılması” istenmiştir.
    AKP kapatma davası, Onbinyıllık Şanlı Türk tarihi ile emperyalizmin davasıdır.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Sayın Türk oğlu Türk

    Uyanıyorsunda halen uyku mahmuru halindesin.

    Abd= kul demektir. Abdullah Abd-allah allahın kulu kölesi

    abd-lat Mekkedeki put lat ın kulun kölesi demek.

    Bir kere kul köle olmaya birkere razı olduktan sonra aklı ilimi bir kenera koymuşsun demektir. Kimin kulu isen artık onun emrindesin. Seni fellik fellik döndürü alim allah.

    Allah sa Allah Şeyh se Şeyh şıh sa şıh tarikat sa tarikat ın emrindesin demektir. Akıl olmuştur kabak kemane. ( Bak: Mevlananın kabak kemane risalesi )


    Atatürkün topluma nasihatı şudur.

    “Asıl düşman memleketin üstünü örten orta çağ karanlığıdır. Aklımızın süngüleri ile yurdumuzun üstünden kaldırılacaktır.
    Ben size hiçbir ayet, hiçbir dogma fikir değil, aklı ve bilimi miras bırakıyorum..
    Değişik bir Dünya’da değişmeyecek fikirler ileri sürmek, gelişmeye ve bilime karşı çıkmaktır.” (M. Kemal Atatürk)


    Bak şu Irakın haline . Bu ırk zamanında Babili kurmuş Meşhur asma bahçeleri kurmuş bir ırka bak. Mısır keza öyle işte bunlarda Abdullah ( Allahın kulu kölesi ) olduktan sonra bu hale geldiler. Biz Atatürk sayesinde kıyısından kenarından yırtar gibi olduk ama başaramadık malesef. İşte kul olmak kim olursa olsun bitir ulusuda şahsıda. Şu Mısırın eski medeniyetine bir bak birde bu günki hallerine. İslamiyet adamı hacamat eder.


    İkide bir emperyalistler diyorsun da enbüyük iki emperyalist vardır dünyada biri Osmanlı digeri Japonlardır.

    Soymadıkları ırk işgal etmedikleri toprak kalmamıştır.

    Atatürk işgalcilere YURTTA SULH CİHANDA SULH diyerek içerdeki farklı dinli ırklara ve dışarda komşu ülkelere saldırmayacağına garanti verince tek kurşun atmadan çıkıp gitmişlerdir. Boğazda bekleyen gemileri sessizce terk etmiştir anadoluyu.

    Artık ganmetten değil çalışıp kazanmayı alışkamlık haline getirme kararı almışlardır.
    Ya Şeytan insanın iyi bir varlık olmadığını taaaa o zamandan hatta tam yaratılmadan gaipten bilmiş. Allaha senin bu yaptığın insan imalatın bozuk demiş. Vala bana kalırsa bu günki insanlara bakınca yalan da söylememiş.

  3. #3
    Türk_Oğlu_Türk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-07-2008
    Mesajlar
    287
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı directsoz tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın Türk oğlu Türk

    Uyanıyorsunda halen uyku mahmuru halindesin.

    Abd= kul demektir. Abdullah Abd-allah allahın kulu kölesi

    abd-lat Mekkedeki put lat ın kulun kölesi demek.

    Bir kere kul köle olmaya birkere razı olduktan sonra aklı ilimi bir kenera koymuşsun demektir. Kimin kulu isen artık onun emrindesin. Seni fellik fellik döndürü alim allah.

    Allah sa Allah Şeyh se Şeyh şıh sa şıh tarikat sa tarikat ın emrindesin demektir. Akıl olmuştur kabak kemane. ( Bak: Mevlananın kabak kemane risalesi )


    Atatürkün topluma nasihatı şudur.

    “Asıl düşman memleketin üstünü örten orta çağ karanlığıdır. Aklımızın süngüleri ile yurdumuzun üstünden kaldırılacaktır.
    Ben size hiçbir ayet, hiçbir dogma fikir değil, aklı ve bilimi miras bırakıyorum..
    Değişik bir Dünya’da değişmeyecek fikirler ileri sürmek, gelişmeye ve bilime karşı çıkmaktır.” (M. Kemal Atatürk)


    Bak şu Irakın haline . Bu ırk zamanında Babili kurmuş Meşhur asma bahçeleri kurmuş bir ırka bak. Mısır keza öyle işte bunlarda Abdullah ( Allahın kulu kölesi ) olduktan sonra bu hale geldiler. Biz Atatürk sayesinde kıyısından kenarından yırtar gibi olduk ama başaramadık malesef. İşte kul olmak kim olursa olsun bitir ulusuda şahsıda. Şu Mısırın eski medeniyetine bir bak birde bu günki hallerine. İslamiyet adamı hacamat eder.


    İkide bir emperyalistler diyorsun da enbüyük iki emperyalist vardır dünyada biri Osmanlı digeri Japonlardır.

    Soymadıkları ırk işgal etmedikleri toprak kalmamıştır.

    Atatürk işgalcilere YURTTA SULH CİHANDA SULH diyerek içerdeki farklı dinli ırklara ve dışarda komşu ülkelere saldırmayacağına garanti verince tek kurşun atmadan çıkıp gitmişlerdir. Boğazda bekleyen gemileri sessizce terk etmiştir anadoluyu.

    Artık ganmetten değil çalışıp kazanmayı alışkamlık haline getirme kararı almışlardır.

    Sayın directsoz,
    Baştan sona saptırma bir yazı.
    Hemen hemen her alana bilgisiz ve artniyetli dalmışsınız ama içerik maalesef boş.
    Bu mesaj en son " 23.07.08 " tarihinde saat 16:36 itibariyle Türk_Oğlu_Türk tarafından düzenlenmiştir...
    !
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AKP iktidarının icraatlarını “BOP eşbaşkanı” sıfatıyla sürdürdüğü vurgulanmış, ABD’nin “ılımlı İslam” dayatmasının “BOP eşbaşkanı” Erdoğan’dan güç aldığı belirtilerek “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelen AKP’nin kapatılması” istenmiştir.
    AKP kapatma davası, Onbinyıllık Şanlı Türk tarihi ile emperyalizmin davasıdır.

  4. #4
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Türkoğlu;
    Niçin hiçbir varlığa kul olmadan ,insan onuruna yakışır bir hayat istemiyorsunuz?
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  5. #5
    Türk_Oğlu_Türk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-07-2008
    Mesajlar
    287
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı siez9 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Türkoğlu;
    Niçin hiçbir varlığa kul olmadan ,insan onuruna yakışır bir hayat istemiyorsunuz?

    Yüce Allah'a kul olmak beni özgürleştiriyor. Ayrıca yaşamımı Allah'ın sınırları ile yürütmek kötülüklerden alıkoyuyor ve erdemli hareketlere yöneltiyor. Yüce Allah'ın büyük gücü karşısındaki zayıflığımla , Onurum ve şerefim daha bir ciddiyet kazanıyor.

    Bu bir seçim tabiki.
    herkesin hayatı kendisine, hayat sonrası da.
    !
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AKP iktidarının icraatlarını “BOP eşbaşkanı” sıfatıyla sürdürdüğü vurgulanmış, ABD’nin “ılımlı İslam” dayatmasının “BOP eşbaşkanı” Erdoğan’dan güç aldığı belirtilerek “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelen AKP’nin kapatılması” istenmiştir.
    AKP kapatma davası, Onbinyıllık Şanlı Türk tarihi ile emperyalizmin davasıdır.

  6. #6
    siez9 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-02-2007
    Mesajlar
    1,375
    Karizma Gücü
    0
    Allaha kul olmak sizi özgürleştiriyorsa söyleyecek sözüm yok!Benim de kişisel seçimim cennette kul olmaktansa cehennemde özgürce yanmaktır.
    ey bu topraklar için toprağa düşen/Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?

  7. #7
    Türk_Oğlu_Türk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-07-2008
    Mesajlar
    287
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı siez9 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allaha kul olmak sizi özgürleştiriyorsa söyleyecek sözüm yok!Benim de kişisel seçimim cennette kul olmaktansa cehennemde özgürce yanmaktır.

    Saygım sonsuz.
    Hesap gününe, cennete, cehenneme inancınız varsa orada zaten söze de gerek yok.
    !
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AKP iktidarının icraatlarını “BOP eşbaşkanı” sıfatıyla sürdürdüğü vurgulanmış, ABD’nin “ılımlı İslam” dayatmasının “BOP eşbaşkanı” Erdoğan’dan güç aldığı belirtilerek “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelen AKP’nin kapatılması” istenmiştir.
    AKP kapatma davası, Onbinyıllık Şanlı Türk tarihi ile emperyalizmin davasıdır.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    Atatürk bir tarafta hutbeler verirken, Hz. Muhammed'den alıntılar yaparak insanlara nasihatler verirken ( kaynak gösterebiliriz ), bir taraftan da sizin belirttiğiniz bu lafları gerçekten etmişse o halde ne dememiz gerekir sayın Direct Söz?

    Takıyye mi?
    Milleti kandırma mı?
    İki yüzlülük mü?
    Ne olduğunu bilememe mi?

    bence sözlerinizin kaynaklarını göstermelisiniz.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  9. #9
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Atatürk bir tarafta hutbeler verirken, Hz. Muhammed'den alıntılar yaparak insanlara nasihatler verirken ( kaynak gösterebiliriz ), bir taraftan da sizin belirttiğiniz bu lafları gerçekten etmişse o halde ne dememiz gerekir?

    Takıyye mi?
    Milleti kandırma mı?
    İki yüzlülük mü?
    Ne olduğunu bilememe mi?
    Siyaset.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    ben bu iki farklı davranışın aynı insandan çıkabileceğine ihtimal vermiyorum.

    siyaset böyle bir şeyi "mazur" gösteremez ayrıca.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •