Dirseğimde kan rengi bezginlik
Silik ve sessiz
Öfkemin geçmişi
Dilime lal şefkatin bitmişi
Sırtımda
Hatıran
Bilinci kapalı
Bir bekleyiş,
İçimdeki muamma.
Gidiyorum ya
Tohumu toprak
Kabullenmiyor
Rüzgârı yaprak
Sarhoş bir cevapsızlıkta
Mezarımı kazıyorum
Tabutun menteşeleri ıslak
Çabuk gidip
Zor geldiğinden aşk
Okşayışı az kalıyor
Umudun
Sözümün kertesinde
Eksiklik çoğalıyor
Dilim dolanıyor
Gücüme sen gelince
Ağacın altında Meryem
Kaygısını akıtıyor
Gözlerinden
Gidiyorum ya
Küf kokuyor
Menekşelerimin rengi
Ve sedirimin gıcırtıları susuyor
/uykusuzluğa aşina/
Gözleri kapalı
Sesleri kapalı
Bir veda döküyorum
Kendimin ardından
Selametle git
/gelme/
Alfabeyi bilmeyen
Bir harfsiz oluyorum
Ardımı karalarken gecelerle
İhtiyar, yorgun, kovulmuş
Bir şarkı söylüyorum
Tehditkâr gözlerine
Israrımın ayakları titriyor
Sandalyeyi tekmeleyecekken
Gidiyorum ya
İçime gömülüyor akşamlar
Gözlerimin
Rengini içiyor
Meraklı bakışlar
Sen peşim sıra
Bir harf bile bulmuyorsun
Anılardan
Minnettar bir
Kabulleniş sanki
Susuşun…
Gidiyorum ya
Her şey eski
Geliyor
Tabutun ağzı açık
Beyazımda kara duruyor
İtirazsızlığın
Bana kederimi ver
Kefenime sar
Gözümün kıyısındaki
Yaşlarımı
Yumruğu sıkı
Susuşlarımı
Sonra hemen ört
Tabutumun kapağını
/gölgemin vasiyetinde
Soluğu kesik
Söylenecekler
Sen kokan
Beklemeler/
Hiç düşünmeden
Ucunu kesiyorum
Kalbimdeki ipin
Minnettar bir kabulleniş
Susuşun
Tabutun içi siyah…


LinkBack URL
About LinkBacks


Alıntı Yaparak Cevapla