• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-05-2008
    Mesajlar
    2,825
    Karizma Gücü
    0

    Tuncay Güney'in gizli sırları

    Tuncay Güney'in gizli sırları
    24 Temmuz 2008 Perşembe 09:19
    Güney'in, Veli Küçük'ün K.Irak'a silah götürürken yanımızdaydı dediği Ayşe Önal, Güney'e dair bilinmeyenleri anlattı!
    Tuncay Güney'in ifadelerinde “K.Irak'a silah götürürken yanımızdaydı” dediği gazeteci Ayşe Önal, Güney'in doğrulara senaryo kattığını söyledi. Önal, Küçük'ün ise kendisini 19 arkadaşıyla işten attırdığını ifade etti.

    Tuncay Güney'in ifadelerinde söz ettiği ve “Kuzey Irak'a silah götürürken yanımızdaydı” dediği Ayşe Önal, Güney için şunları anlattı: “Tuncay'la Samanyolu Televizyonu'nda ana haber spikeri olduğu 1994'ün Nisan ayında tanıştık. Başörtüsü konularında sıcak mesajlar verdiğim için sıcak davranıyorlardı. Hatta bir seferinde, Cengiz Çandar ve Nur Vergin'lerle birlikte bir iftara gittik. Bizi Fethullah Gülen'le tanıştırdı. Sanıyorum 22 yaşlarındaydı. Bu kadar genç ve deneyimsiz olmasına rağmen böylesine güçlü olması beni çok şaşırtmıştı”

    Tuncay'ı kutluyorum
    “Tuncay doğruları, içine inanılmaz senaryolar ekleyerek anlatıyor. Bunu neden yapıyor anlayamıyorum. Zavallı görünmesine rağmen güçlü olması bana tuhaf gelmişti. Samanyolu'nun en güçlü adamıydı. 'Ayşe abla sen beni küçümsüyorsun ama ben çok iyiyim' diyordu. Birileri bununla silah kaçırıyorsa Tuncay'ı kutluyorum. Silah kaçırmışım, 'Cantürk'ü öldürmeyin' demişim. Çağırsınlar beni, Tuncay'ı alsınlar karşıma, konuştursunlar.”

    Veli Küçük'le tartıştık!
    1994 Mayıs sonunda, Ercan Arıklı tarafından, Nokta'dan Sabah Grubu'nun çıkaracağı Ateş dergisini hazırlamak için 20 kişilik ekiple transfer edildiklerini anlatan Önal, “Derginin hazırlıklarını yapıyorduk. Editör arkadaşlarımdan biriyle Sapanca'ya gidiyorduk. Güney beni aradı ve Kocaeli'ye gittiğini belirterek, 'Birlikte gidelim' dedi. Ben 'Ne kadar kalbin temiz Tuncay, biz de Adapazarı'na gidiyorduk' dedim. Arabamla gidiyorduk. Öğle vakti, İzmit'te bir yere uğrayacağını söyledi. Jandarma kışlasının önünde durduk. 15 dakika sonra Tuncay geri geldi ve 'Abla Paşa seninle tanışmak istiyor' dedi. İçeri girdik. Tuncay, 'Paşam size Ayşe Önal'ı getirdim' dedi. O zaman Küçük'ü hiç kimse tanımıyor. İçeride on dakika kadar oturduk. Küçük başladı, 'Şu, bu Ermenidir, hem bizim bir istihbarat örgütümüz var' diyerek, insanların aleyhinde atıp tutmaya. Benim en iyi arkadaşlarım Ermeniler, adını verdiğiniz kişilere anlatacağım, hakkınızda dava açacağım' dedim. Sinirlenerek oradan ayrıldık” dedi.

    JİTEM'i ilk ben açıkladım
    Daha sonra bu olayı anlattıkları Ercan Arıklı'nın kendisine, 'Bu diyalogları yaz' dediğini ve Ateş Dergisi'nin 2 Temmuz 2004'da çıkan ilk sayısının Editör köşesinde kaleme aldığını anlatan Önal, bunun üzerine işten atıldıklarını anlattı: '3 Haziran 1994'te dergi dağıtıldı. Güzel bir dergi olmuştu. Gece Ercan Arıklı beni çağırdı, ekipten bazı arkadaşları toplayıp gittim. Ercan Bey ağlamak üzereydi, çok üzgündü. 'Malesef seni ve arkadaşlarını kovmak zorundayım. Dinç Bilgin de Zafer Mutlu da çok üzgün' dedi. 20 kişiyi o gece kapının önüne koydular. İlk kez Küçük ve JİTEM adlarını zikreden gazeteciyim ben. Bu kadar insanın bundan zarar göreceğini bilsem, bunu yapar mıyım. Arkadaşlarımın çoğu işsiz kaldı.'

    Irak'ta peşime takıldı!
    Güney'in, “Ünal Erkan'la sınır geçişini ayarladı. Ergenekon Irak'ta PKK'ya silah götürürken yanımızdaydı. Konteynerlerde silah olduğunu öğrenince tartışıp geri döndü” iddiası için Önal şunları söyledi: “Ben belki 200 kez K.Irak'a gittim. Talabani ile röportaj için gidiyorduk. Kuyruklarda beklememek için Erkan yardımcı oluyordu. Silopi'de Güney'e rastladık, kötü bir arabası vardı. 'Abla ben de geliyorum' dedi. Ayrı arabalarda gittik. Ben silah milah görmedim. Selahattin'e gittik, Tuncay bizi yaşlı bir Türkmenin evine götürdü. Adam bize güzel sofra hazırladı. Tuncay'la Irak'taki irtibatımız bundan ibaret.”

    Yenişafak
    http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=150094


    getirin şu nalet adamı da her şey ortaya çıksın yahu.

  2. #2
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Hay Allah Haydarbey, Üzüldüğüm nokta, bunlar yıllardır bilinen ve bilindik şeyler ise niye şimdi konu oluyor? Bu Ergenekon davasına yakıştırma ve yapıştırmadan başka birşeye benzemiyor. Bu dava 1 yıldır var,değil mi? hergün ayrı bir konu ayrı bir haber. Hükümet yanlı medyasına habire evrak pompalamaya devam ediyor. Bunlar yanlış ve artık inandırıcılığını kaybediyor. Gitsin hanımefendi ifade versin. Tuncay'ı beklemesin... Doğrular varsa doğru şekilde yaklaşmak lazımdır.

    Hayırlısı olur inşallah.
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-05-2008
    Mesajlar
    2,825
    Karizma Gücü
    0
    dedikodulara kalmasın artık iş diyorum bende,

  4. #4
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Eyvallah.. Neyse görelim artık...
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yılmaz Güney'in gerçek yüzü
    2005 Konuları bölümünde karakuzudd tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 24.08.05, 13:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •