Değerli okurlar, basında gördüğüm haysiyetsiz, onursuz, iftira dolu yazıları ve yönlendirme amaçlı yayınlanan resimleri gördükten sonra, bu yazıya atacak başka başlık bulamadım.
Bir haber sitesi var. Akşama kadar yönlendirme başlıkları ile yayın yapıyor. Bu haberlerin karşılığında sanırım iyi de reklam alıyor.
Ergenekon ile yaptığı haberlerin hemen hepsinde yönlendirme başlıklar atılıyor. Hele biri var ki, evlere şenlik.
Ergenekoncular Ortodoks Patrikhanesinde buluşuyorlarmış(!)... Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ve diğer insanların olduğu bir yemek resmi var. Kişilerin başlarında bir ok, “heryerde beraberler” diye not düşmüşler.
Hele bir cümle kullanılmış ki, yazan Zat-ı Şahaneleri’ne gazetecilik, hem de istihbarat(!) gazetecisi ödülü kesinlikle verilmeli.
Aynen şöyle yazmış dahi gazeteci:” Duvarlarda Hristiyanlığa ait figürler var(!)”…
Eee, şimdi “A be salak, kilisede ne resmi olacaktı? Besmele mi?”… desem haklı olmaz mıyım?
Hayır, bu cümle sadece salaklık ile tarif edilemez. Bu cümle sinsice kullanılmış bir cümledir. Zaten yazan bilinçli olarak, sapla –saman arasında kalmış zihinleri bulanık insanların şuur altına hitap ediyor. ” Bakın, bu insanlar Hristiyanlık figürleri altında kilisede toplantı yapıyor, o zaman bu insanlar Hristiyanlar ile işbirliği yapıyor” diyerek vicdanlarda otomatikman mahkum ettirmeye çalışıyor.
Oysa bu toplantılar herkese açık ve sanırım haftada bir yapılan toplantılardır. Siz yoldan geçerken dönüp içeri girseniz “giremezsiniz, siz kimsiniz” denilmeyen ve gündeme ilişkin fikir alışverişlerinin yapıldığı toplantılar… Türkiye’de yapılan birçok toplantı gibi. Ve halka açık olan bu toplantılarda çekilen resimler “gizli” havası verilerek servis yapılıyor.
Pabucumun gazetecileri sizi…
İkinci bir resim servisi de başka bir sitede. Bu zat da bir televizyondan yayın yönetmeni iken muhalif yayınları nedeni ile baskı ile kovulmuştu. Sonra anasının altın dağıttığı “altın alanlar dua etsin, makarna-bulgur paketi de verebilirdi” bir yeni yandaş medyada kendine köşe buldu. Anlaşılan kovulduktan sonra kendileri “biat” etmişler. Uyumlu kılmak için sünnet edildikleri takılan "ALTIN"dan da belli(!)...
Bu sitede yayınlanan resimler ise internetajans’ın 2007 yılı hariç her yıl verilen geleneksel Kuva-i Milliye ödül töreninde çekilen resimler. Bu sefer resimlerde Emin Gürses, Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz,Turan Çömez işaretlenmiş. Her yerde beraberler diyor(!)… Pabucumun gazetecileri diyeceğim amaaa, bunlardan değil pabuç, pençe bile olmaz. Valla olmadık birinin kucağına sizi kaydırıverirler.
Yahu, bu ödül töreni “herkes davetlidir” diye yapıldı. Kemal Kerinçsiz,Turan Çömez, Veli Küçük ‘de bu törende ödül alan iki kişiden biri. Bir arada olmayıp da ne yapacaklardı? Basın bu törene davet edilmişti. Hatta Cihan Haber Ajansı gelmiş, resimler çekmiş, sonra haberi çarpıtmıştı. Buna karşılık Vedat Bey “ödül küçük, rahatsızlık büyük” diye bir yazı yazmıştı. İşte o gün çektikleri resimleri bugün rezilce servis ediyorlar. O ödül töreninde Sarıgül vardı. Banu Avar’da ödül almıştı. Hatta Irak Türkmen Cephesi lideri de… Herkese açık bir tören gizli toplantı oldu öyle mi? Yuh sizin haberciliğinize, yazıklar olsun insanlığınıza!
Savcı Bey, İddianameyi Hangi Gazeteciler İle Yazdınız?
2 Hafta önce Cevizkabuğu programını seyrediyorum. TESEV’ci sözde bir gazeteci Savcı’nın iddianamesindeki çarpıklıkları eleştiren Sayın Cevizoğlu’na aynen şöyle söylüyor: “Merak etmeyin, kişiler hakkında her şey satır satır yazıldı?”… Bundan siz ne anlarsınız? “Savcı ile kafa kafaya verip satır satır yazmışlar demek ki” demez misiniz?
Yasemin Çongar ve besleme diğer BASKIN basın iddianameleri çarşaf çarşaf yayınladı. Sanıkların avukatlarının bile öğrenemediği iddianameleri… Ve sadece iddianame değil, yeni dalga tutuklanacakları da…
Sayın Savcı, bu iddialar ile ilgili bir şikayette bulundu mu? Bulunmadı ise iddianameyi bu TARAF, SÖZDE BASIN mensupları ile beraber mi yazıyor?
[B][SIZE="3"]Sayın Savcı, emin olun bir gün bu hukuk size bile lazım olabilir. Bu yayınlara karşılık tek söz bile etmediğiniz sürece siz “T.C.’nin “ bir savcısı olma niteliğine haiz olamazsınız!..
Tolon Paşa mektubunda “ Türk Yargısı’na güveniyorum(!)” demiş.
Ben de güveniyorum ama, “TÜRK” yargısına…
Bekleyip, göreceğiz.
kaynak
Duygularımı dile getirmiş ...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
