"Allah'ı gördüm, onunla konuştum"
Haber: Necla Bayraktar/ Chronicle Dergisi
İskender Evronosoğlu'nu kamuoyu kendisini mehdi ilan etmesi ve bunun devamında gelişen tartışmalar çerçevesinde tanıyor. Hatırlatma olarak Evranosoğlu'nun mehdi olduğuna dair kanıt olarak gösterdiği fotoğraflardan da bahsetmek gerek. Bu fotoğraflarda İskender Bey'in başının üzerinde bir ışık çemberi bulunuyor. Evranosoğlu söz konusu fotoğraflara herhangi bir müdahale yapılmadığını, başının üzerinde görünen ışığımsı görüntünün, gerçeği yansıttığını ve bunun Allah tarafından bahşedilen bir 'nur' halkası olduğunu iddia ediyor. Yazının ilerleyen bölümlerinde Evranosoğlu'nun bu konudaki açıklamalarını da okuyacaksınız.
TİP'den mehdiliğe
Askerlik görevini 1958 yılında Kore'de tamamlayan Evranosoğlu Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Vakıflar Bankası, DTP (Devlet Planlama Teşkilatı) gibi bir çok kamu kuruluşunda çeşitli mevkilerde görev yaptı. Kamuoyunın Evranosoğlu ile tanışması DTP'de görev yaptığı döneme rastlıyor. Gençlik yıllarında TİP'de (Türkiye İşçi Partisi) için çalışan Evranosoğlu, ne olduysa hayata ilişkin yolunu değiştirir ve kendisini dine verir. Evranosoğlu'ndaki bu soldan sağa geçiş çok keskin olur. Kendiiçinde yaşamaz İslam'ı. Yani hayat yolunu değiştirmek yetmez, bununla kalmaz. İslam dinini kendince yorumlayıp, bunu çevresindekilerle paylaşıp, düşüncelerini fiiliyata dökmeye başlayınca irticai faaliyetlerde bulunduğu gerekçesi ile tutuklanır. Serbest kaldıktan sonra, çalışmalarını daha rahat yürütebilmek için 1989 yılında 'Medeniyet, İrfan, Hayır, Ref Vakfı' (MİHR)nı kurdu. Vakfın adını ise vakfın tam adının baş harflerinden oluşan 'MİHR' koydu. Mihr grubu, vakfın kuruluş nedenini ve faaliyetlerini şöyle özetliyor: "...İslam, modern teknoloji, nükleer fizik, kimya, enerji, ekonomi, finans, iş etüdleri alanında çalışmalar yapmak, yurt içinde ve dışında bu ilimlerin gelişmesi istikametinde konferans ve seminerler düzenlemek..."
Evranosoğlu Mihr'e neden gerek olduğunu şöyle açıklıyor: "Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Biz çok elli, çok sesli bir dizaynın sahibiyiz. Mihr Vakfı, Türkiye'nin ve İslam'ın geleceğe açılan bir kapısıdır. Gelecek; dünya üzerinde yeni olayların vücuda geleceği ve dinlerin tek bir din olarak biraraya getirileceği, bütün dinlerin aynı çatının alıtanda birleştirileceği bir vasıf taşımaktadır..."
Kitabı bana Tanrı yazdırdı
Asıl patırtı İskender Evranosoğlu'nun tanrının ona yazdırdığını iddia ettiği 'Risalet Nurları' adlı kitabını yayınladığı döneme rastlıyor. Kendisi için Resul diyen Evranosoğlu bu kitabı Tanrı'nın ona vahiy yoluyla yazdırdığını iddia edince hem dikkatleri, hem de yoğun eleştirileri üzerine çekti. DPT'da çalışırken tutuklanmasına ve DGM'de yargılanmasına bu kitap neden oldu. 90'lı yıllarda adı bir de peygambere çıkınca artık Diyanet İşleri Başkanlığı da devreye girdi ve Evranosoğlu'nun ciddiye alınmaması gerektiği ve yayınlanan kitabının hiçbir şekilde bilimsel bir yanı olmadığı konulu bir açıklama yaptı. Bu olay ile birlikte İskender Evranosoğlu bir karar verdi ve Türkiye'den ayrılarak ABD'de yaşamaya başladı.
Solculuktan dönen, kendini dine veren Evranosoğlu neden bu kadar dikkat ya da tepki çekti? Evranosoğlu'nun kendi kaleminden durumun izahı şöyle: "...Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve insafla düşünelim. Eğer Allah'ın insanları dünya ve cennet saadetine götürecek olan bütün bu temel farzları ondört asırda yok edildiyse, din öğretenlerin artık bu farzlardan haberleri yoksa, insanlara bu farzları öğretmiyorlarsa bütün İslam alemi cehenneme ve mutsuzluğa mahkum edilmişse Allah u Teala ne yapacaktı? Yapacağı bir tek şey vardı. İnsanların artık bu farzları tamamen unuttuğu kesin olduğuna göre hiç kimse bu farzlardan artık haberdar olmadığına göre İslam alemini kurtarmak isteyen bütün dünyaya İslam'ın yeniden yayılmasını isteyen Allah u Teala ne yapabilirdi? Bir vazifeli kılabilirdi. Bu unutulan farzları yeniden ihya edecek olan, bütün insanlığa yeniden öğretecek olan bir kişiyi vazifelendirmesi gerekiyordu. Allah u Teala işte bunu yaptı. Biz o vazifeliyiz..."
Evranosoğlu kendisini İslam alemini kurtarmakla vazifelendirilmiş sayıyor. Ama onun gibi düşünmeyenler çok. Peygamberlik ve vahiy yoluyla yazdığını söylediği kitaba ilişkin açıklaması ise şöyle: "...Biz peygamber değiliz. Hiç bir zaman peygamberlik iddiasında bulunmadık. Allah u Teala'nın bize yazdırdığı Risalet Nurları isimli kitabın beşinci sayfasında Allah bizim nebi olmadığımızı yani peygamber olmadığımızı söylüyor. 37. sayfasında ise dünya üzerinde peygamberlerin dışında birisine ilk defa Cebrail A.S.'ın göründüğünü söylüyor. Peygamberlerin dışında birisi. İşte bu biziz..."
Ne Arapça bilen, ne de Kur'an'ı tecvidle okuyabilen İskender Evranosoğlu'nun bu konuya ilişkin bir de açıklaması var: "Biz Kur'an'ı Allah'tan öğrendik. Hiç kimse şu dünya üzerinde bize Kur'an öğretmedi. Biz Kur'an'ı Allah'tan öğrendik, zaten bunun ispatı kesin olarak ortadadır. Eğer bugün bizim söylediğimiz hakikatleri yani insanları cennet ve dünya saadetine ulaştıracak olan bütün farzların ortadan kaybolduğunu hiç kimse bilmiyorsa, kitaplar yazmıyorsa ve bunları sadece biz söylüyorsak ve Kur'an-ı Kerim' şu anda dünya üzerinde en iyi bilen kişiysek o zaman biz Kur'an-ı Kerim'i Allah'tan öğrendik. Lütfen dikkat buyurun. Biz herhangi bir tarikat değiliz. Biz MİHR Vakfı'nın genel başkanıyız. MİHR Vakfı, 1989 yılında mahkeme kararıyla kurulan ve görevi İslam'ı, Kur'an'ı, tasavvufu insanlara anlatmak olan bir vakıftır. Bu vakfın genel başkanı olarak biz hayatımız boyunca hep insanlara Kur'an-ı Kerim'i, hep insanlara Allah'ın dininin bütün güzelliklerini anlatmakla vazifeliyiz. dialı...
"Her an Allah'la görüşebilirim"
İnananları kızdıran; 'Allah'ı gördüm, onunla konuşuyorum' iddiasını ve fotoğraflarda başının üzerinde görünen, kendi tabiriyle 'nur'u şu şekilde açıklıyor: "Evet Allah'ı gördüm. Yüzlerce defa, binlerce defa gördüm. Her an Allah u Teala'yı görebilirim." "Allah u Teala baş gözüyle görülmez. Hz. Musa, Allah u Teala'yı baş gözüyle görmeye çalıştı ve onu istedi Allah u Teala'dan. Allah u Teala'da, buna bir insan vücudunun dayanmasının mümkün olmadığını, karşıdakı dağa tecelli ederek gösterdi. Hz. ve Musa, Allah'ın dağa tecelli etmesiyle bayıldı. Tabiatıyla, baş gözleriyle Allah u Teala'yı görmek mümkün değildir; madde 1. Madde 2: Kimse rüyada Allah'ı göremez. Çünkü nefs, yani rüyayı yaşadığımız vücudumuz hiçbir zaman zemin kattan yukarıya çıkamaz. Allah u Teala'nın görülebilmesi için, Allah u Teala'nın evliyasının, evvela daim zikrin sahibi olması lazım ki, böylece evvela zemin katı görsün.
"du.!"
Kutluk Ailesi İle İçli Dışlı
Uzun yıllardır ABD'de yaşayan İskender Evranosoğlu'nun Türkiye'deki en yakın adamı Günvar Çulhaoğlu'dur. Çulhaoğlu, 1992 yılında Hafize Zümrüt Kutluk ile evlenmiştir. Bu evlilik Hafize Kutluk'un ikinci evliliğidir. Kutluk, 1990'lı yıllardan beri İskender Evrenosoğlu'nun mürididir. Evranoğlu'nun yönlendirmesi ile kurulan MİHR Havacılık Kulübü Derneği'ne üyedir. Düzenli olarak bu grubun sohbet toplantılarına katılmaktadır.
Bu yönleri ile öne çıkan ailenin en ilginç ferdi Tüma. Ali Deniz Kutluk'tur. Kutluk, Hafize Zümrüt Çulhaoğlu'nun ağabeyi, Tarık Gürel'in ise dayısıdır. Deniz Kutluk Paşa'nın diğer yeğenleri Ahmet Fatih Kutluk ve Kemal Ufuk Kutluk da halaları Zümrüt Çulhaoğlu'nun çabalarıyla 2006 yılı içerisinde İskender Evrenesoğlu'na mürit olmuşlardı. Hatta Kutluk kardeşler mürit olmakla kalmayıp başka kişilerle de ilgilenmek için sohbet toplantıları organize etmektedirler.
İskender Evrenosoğlu ve grubu, 1998 yılında, İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı yayınlarına konu olmuştu. Komutanlığın yayınlamış olduğu "Türkiye'de İrtica Hareketleri Ve Terörizmin İlişkileri" adlı kitapta Evrenoğlu ve grubu yeralmıştı. Kitap o tarihte Harp Akademileri Komutanı olan Em. Org. Necati Özgen'in önsözü ile yayınlanmıştı.
http://www.sonsayfa.com/Haberler-All...tum-78150.html
bunu burada paylaşmamın amacı ben bu vakfı çok bilmiyorum ama buna inanlar varsa bu vakıfla herhangi bir işi olan varsa yada bilmiyorsa öğrensin.Bunlara inanan birçok kimse var.Vahiy gelmiş, nurmuş ,ışıkmış, bir çok saçma şey.


LinkBack URL
About LinkBacks
""
Alıntı Yaparak Cevapla







